Sosyal Ağlarda Biz
English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle

31 Mayıs 2015 Pazar

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.


 Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.
İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.
Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.
İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.


İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.
Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir. 

Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL


Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL

123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Saffat suresi






Haç; T şeklindeki haç sembolü Baal'ın diğer adı olan Tammuz'un baş harfidir. Haç'ın çeşitli şekilleri bulunur. Gamalı Haç (Svastika) uzak doğu dinlerinde kullanılan şeklidir.

Eski Mısır'da bulunan Tammuz sembollerinden biri olan crux ansata ( halkalı haç ) Tammuz'la İştar'ın cinsel birleşmesini simgeler. Bunun şekli, büyük T harfinin üzerine kondurulmuş oval bir çemberdir. Haç çeşitli şekilleriyle Tammuz'un adının baş harfinden oluşarak bu tanrıyı simgeler. Haç sembolü Hıristiyanlığa gerçekte Hıristiyan olmayan, fakat siyasi amaçlarla Hıristiyanlığı devlet dini haline getiren Roma İmparatoru Konstantin ile Hıristiyanlığın kutsal bir simgesi haline getirilip kullanılmaya başlanmıştır. Roma imparatoru Konstantin imparatorluk sınırlarındaki putperest ulusları dışlamamak adına, bunlara ait inanç ve gelenekleri Hıristiyanlıkla birleştirmiştir. Bu şekilde İsa'nın çivilendiği T şeklinde olmayan düz direğin, T şeklindeki bir haç olduğu inancı Hıristiyanlığın temel bir sembolü olmuştur. 

Tomorrowland-Güneş Tanrısı


Tomorrowland-Güneş Tanrısı




Tammuz (Marduk: Tammuz - Baal): "T", Haç, Boğa boynuzları, Güneş, Güneş çemberi ya da güneş diski, Sarı renk

24 - "Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için hidayete giremiyorlar."
25 - "Göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah'a secde etmezler."
26 - "(Halbuki) O büyük Arş'ın sahibi olan Allah'tan başka tapılacak yoktur."
NEML: ·

Baal-Astarti (İştar) tapınması

Baal-Astarti (İştar) tapınması





Yaz geldiğinde ortadoğu bölgesinde yağmurlar kesildiğinden Baal'in öldüğü (öldürüldüğü) kabul edilirdi. (Tammuz yazın bir yaban domuzu tarafından öldürülür.) Ancak putperest inançlarda gerçek bir ölüm olmadığından, Baal'in bu dönemde bir yeraltı dünyasına gittiği inancı vardı. Tarımla geçinen insanlar için tarlalarından ürün almak, Baal'in İştar'la çiftleşmesine bağlıydı. Bu inanca göre ilkbaharda yeraltı dünyasından yeniden doğan Baal, İştar'la cinsel ilişkiye girerdi. Bunun tapıcıları için anlamı Baal'ın yağmur yağdırarak İştar'ı (bitkileri) sulaması ve bitkilerin böylece ürün vermesini sağlamasıydı. Bu olay her yıl gece ve gündüzün eşitlendiği Mart ayında kutlanırdı. 

Bu kutlamalarda yemek yenip şarap içilir, sonra da Baal ve İştar tapınaklarındaki kutsal kadın ve erkek fahişelerle seks yapılırdı. Bundan amaç Baal ve İştar'ı cinsel birleşmeye teşvik etmekti. · 


Güneş çemberi

Güneş çemberi 

Güneş çemberi içinde beş köşeli yıldızı simgeleyen tapınma





Beş köşeli yıldız güneş tanrısı Tammuz'la kullanıldığında genellikle Tammuz'un bir simgesi olan güneş çemberinin içinde yer alır. Marduk'a ait olan güneş, ay ve yıldız simgeleri çeşitli şekillerde bir arada kullanılarak, tapınmalarda bunlara ait simgelerden oluşturulmuş dinsel törenler ve tapınma uygulamaları oluşturulmuştur. Bu türden bir tapınmada 24 saatlik bir gün, bir saatin kadranına yerleştirilerek bir güneş çemberinin simgesi haline getirilmiştir. 24 saatlik bir gün 60'arlık dakikalardan oluşur ve bu 6'yla ilgili sayılar Marduk, Tammuz ve Baal'a ait sayılardan oluşmuştur. Bu şekilde oluşturulmuş bir güneş çemberinin içinde ise İştar'ın (Astarti) beş köşeli yıldızının yer alması gerekir. Bu ikili simgenin tapınmadaki uygulamasında, 24 saatten oluşan bir gün beş parçaya bölünerek, her bir parçasına beş köşeli İştar yıldızının birer ucu yerleştirilir. Tıpkı bir saatin yelkovanının belli saatleri gösterdiği gibi, bu tapınma uygulamasında bir günden oluşan gün çemberinin içinde İştar yıldızının beş kolu, beş ayrı vakti gösteren birer yelkovan gibi yer almış olur. Bu şekilde Tammuz ve Astarti tapınması zaman kavramıyla birlikte uygulanır.

İştar: Meşe ağacı;Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival


Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival

İştar: Meşe ağacı,

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, Madonna, Kutsal Bakire Anne.

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı, Meşe yaprağı, Gül, 5 sayısı, Beşgen (İştar -> Savaş Tanrıçası -> Pentagon), Kalp sembolü (Aşk Tanrıçası) 



İştar

İştar




İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır. Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.

İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.

Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.

İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.

İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.

Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir. · 

Kutsal Mısır Böceği

Kutsal Mısır Böceği



Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival

Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle) ·


Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)

Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)


Skarabe, Eski Mısır'daki en yaygın sembollerden biridir. Mısır tradisyonunda farklı bağlamlarda, üç değişik anlamda kullanılmış olan sembolün simgelediği anlamlar şöyle açıklanır:







Ra'nın “khepre” şeklini temsil eden kullanımlarında kozmik evrenin meydana getirilişini simgeler. Bu böceğin üreme biçimi, kendi kendini doğuran, daha doğrusu kendi kendinin nedeni olan yaratıcı güç “Phtha”nın evrendeki kozmik nesneleri şekillendirerek oluşturmasını temsil eder. Burada söz konusu olan güç, yoktan var eden değil, “var edilen”i biçimlendiren bir güçtür. Mısır'ın hiyeroglif yazısında “olmak”, daha doğrusu “verilen biçimi alarak varlık haline dönüşmek” anlamına gelen “hpr” ya da “kheper” fiili ayakları açık bir skarabe ile yazılır. İlah Khepra'nın adı da bu fiilden türemiştir.
Güneş ile birlikte kullanımlarında, Güneş sistemi'nin kendisine yaşam veren, kendisini yöneten Sirius Sistemi ile ilişkisini simgeler. Böceğin yumurtalarını koyduğu ve itme gücüyle yuvarladığı küre, kozmozda bir güçle yuvarlanıp giden bir ateş küresi olan ve tohumlarını Sirius'tan alan Güneş'i simgeler. Sembolün bu anlamdaki kullanımında, sembole genellikle Güneş'i simgeleyen bir diskin eşlik ettiği görülür.

Ölüm ve ölüm-ötesi konularıyla ilgili olarak kullanımında ise reenkarnasyonu simgelemek üzere kullanılırdı. Bununla birlikte Skarabe'nin eski Mısır'da aynı zamanda bir tür muska olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Kadim Mısır'ın Tılsımsal Böceği

Kadim Mısır'ın Tılsımsal Böceği
Kadim Mısır'ın bu kutsal böceği, günümüz dünyasının bile en geçerli tılsımlarından biridir. Kadim Mısırlılar, onun yaratılış, erkekliğin tartışılmaz gücü, üreme, bilgelik, reenkarnasyon, ölümsüzlük ve yenilenmeyle özdeşleştirmişlerdir. Bokböceği tılsımı, hemen hemen dört bin yıllık bir faal yaşam süresi gösteren ve dünyadaki tılsımların içinde en uzun bir geçmişe sahip olanıdır. Bugün bokböceği simgeli yüzük, küpe ve broşlar uğur olarak hala kullanılmaktadır.[1]

Amulet of Scarab, Skarab

Skrape ve Amuletler

Amulet, kötülükleri uzaklaştırdığına, uğur getirdiğine, hastalıkları iyileştirdiğine ve özel güçlere sahip olduğuna inanılan , doğal ya da insan eliyle yapılmış nesne; bir tür nazarlık ya da muskaya verilen addır. Üstte taşınabildiği gibi çeşitli yerlerde de saklanabilir. Değerli taşlar, metaller, hayvan dişleri ve pençeleri gibi pek çok nesne amulet olarak kullanılmıştır. Amuletin kökeni Eski Mısır'a dayanır. Mısırlılar kendilerini kötü günlerden, düşmanlardan ve tehlikelerden korumak için SKARABE, engerek başı, sembolik gözler ve KARTUŞ gibi amuletler kullanmıştır. Pek çok uygarlıkta da hematit, yeşim, ametis, lapis, lazuli ve kantaşı gibi taşların kendilerine özgü koruyucu güçleri olduğuna inanılmıştır.Bir inanışa göre mercan, şeytanın evlerdeki kötü etkisini uzaklaştırma gücüne sahiptir. Hıristiyanlıkta encolpia denen amulet , haçlar, aziz kemikleri vb. Dinle ilgili RÖLİK'lerdir. Boyna asılarak taşınanlar periapta, ikiye katlanabilenler pyctacium adını alır.[2]

Scarab

Scarab Beetle [kheper] (English Language)

Dung beetles are beetles that feed partly or exclusively on feces. All of these species belong to the superfamily Scarabaeoidea; most of them to the subfamilies Scarabaeinae and Aphodiinae of the family Scarabaeidae. This beetle can also be referred to as the scarab beetle. As most species of Scarabaeinae feed exclusively on feces, that subfamily is often dubbed true dung beetles. There are dung-feeding beetles which belong to other families, such as the Geotrupidae (the earth-boring dung beetle). The Scarabaeinae alone comprises more than 5,000 species.[1]

Many dung beetles, known as rollers, are noted for rolling dung into spherical balls, which are used as a food source or brooding chambers. Other dung beetles, known as tunnelers, bury the dung wherever they find it. A third group, the dwellers, neither roll nor burrow: they simply live in manure. They are usually attracted by the dung burrowing owls collect.[3]

Appearance: The particular species of beetle represented in the numerous ancient Egyptian amulets and works of art was commonly the large sacred scarab (Scarabaeus sacer). This beetle was famous for his habit of rolling balls of dung along the ground and depositing them in its burrows. The female would lay her eggs in the ball of dung. When they hatched, the larvae would use the ball for food. When the dung was consumed the young beetles would emerge from the hole.

Millions of amulets and stamp seals of stone or faience were fashioned in Egypt depicted the scarab beetle.

Meaning: It seemed to the ancient Egyptians that the young scarab beetles emerged spontaneously from the burrow were they were born. Therefore they were worshipped as "Khepera", which means "he was came forth." This creative aspect of the scarab was associated with the creator god Atum.


The ray-like antenna on the beetle's head and its practice of dung-rolling caused the beetle to also carry solar symbolism. The scarab-beetle god Khepera was believed to push the setting sun along the sky in the same manner as the bettle with his ball of dung. In many artifacts, the scarab is depicted pushing the sun along its course in the sky.

During and following the New Kingdom, scarab amulets were often placed over the heart of the mummified deceased. These "heart scarabs" (such as the one pictured above) were meant to be weighed against the feather of truth during the final judgement. The amulets were often inscribed with a spell from the Book of the Dead which entreated the heart to, "do not stand as a witness against me." [42]

Temple of Horus, Edfu
Scarab in Ancient Egypt

Several species of the dung beetle, most notably the species Scarabaeus sacer (often referred to as the sacred scarab), enjoyed a sacred status among the ancient Egyptians.

The hieroglyphic image of the beetle represents a trilateral phonetic that Egyptologists transliterate as xpr or pr and translate as "to come into being", "to become" or "to transform". The derivative term xprw or ḫpr(w) is variously translated as "form", "transformation", "happening", "mode of being" or "what has come into being", depending on the context. It may have existential, fictional, or ontologic significance.

The scarab was linked to Khepri ("he who has come into being"), the god of the rising sun. The ancients believed that the dung beetle was only male in gender, and reproduced by depositing semen into a dung ball. The supposed self-creation of the beetle resembles that of Khepri, who creates himself out of nothing. Moreover, the dung ball rolled by a dung beetle resembles the sun. Plutarch wrote:

“ The race of beetles has no female, but all the males eject their sperm into a round pellet of material which they roll up by pushing it from the opposite side, just as the sun seems to turn the heavens in the direction opposite to its own course, which is from west to east."”

The ancient Egyptians believed that Khepri renewed the sun every day before rolling it above the horizon, then carried it through the other world after sunset, only to renew it, again, the next day. Some New Kingdom royal tombs exhibit a threefold image of the sun god, with the beetle as symbol of the morning sun. The astronomical ceiling in the tomb of Ramses VI portrays the nightly "death" and "rebirth" of the sun as being swallowed by Nut, goddess of the sky, and re-emerging from her womb as Khepri.

The image of the scarab, conveying ideas of transformation, renewal, and resurrection, is ubiquitous in ancient Egyptian religious and funerary art.

Excavations of ancient Egyptian sites have yielded images of the scarab in bone, ivory, stone, Egyptian faience, and precious metals, dating from the Sixth Dynasty and up to the period of Roman rule. They are generally small, bored to allow stringing on a necklace, and the base bears a brief inscription or cartouche. Some have been used as seals. Pharaohs sometimes commissioned the manufacture of larger images with lengthy inscriptions, such as the commemorative scarab of Queen Tiye. Massive sculptures of scarabs can be seen at Luxor Temple, at the Serapeum in Alexandria (see Serapis) and elsewhere in Egypt.

The scarab was of prime significance in the funerary cult of ancient Egypt. Scarabs, generally, though not always, were cut from green stone, and placed on the chest of the deceased. Perhaps the most famous example of such "heart scarabs" is the yellow-green pectoral scarab found among the entombed provisions of Tutankhamen. It was carved from a large piece of Libyan desert glass. The purpose of the "heart scarab" was to ensure that the heart would not bear witness against the deceased at judgement in the Afterlife. Other possibilities are suggested by the "transformation spells" of the Coffin Texts, which affirm that the soul of the deceased may transform (xpr) into a human being, a god, or a bird and reappear in the world of the living.

One scholar comments on other traits of the scarab connected with the theme of death and rebirth:

“ It may not have gone unnoticed that the pupa, whose wings and legs are encased at this stage of development, is very mummy-like. It has even been pointed out that the egg-bearing ball of dung is created in an underground chamber which is reached by a vertical shaft and horizontal passage curiously reminiscent of Old Kingdom mastaba tombs." ”

In contrast to funerary contexts, some of ancient Egypt's neighbors adopted the scarab motif for seals. The best-known of these being Judean LMLK seals (8 of 21 designs contained scarab beetles), which were used exclusively to stamp impressions on storage jars during the reign of Hezekiah.

The scarab remains an item of popular interest thanks to modern fascination with the art and beliefs of ancient Egypt. Scarab beads in semiprecious stones or glazed ceramics can be purchased at most bead shops, while at Luxor Temple a massive ancient scarab has been roped off to discourage visitors from rubbing the base of the statue "for luck".

Kaynaklar / Sources

[1] tr.wikipedia.org/wiki/Bok_böceği
[2] www.muze.gazi.edu.tr/trsozluk.htm
[3] en.wikipedia.org/wiki/Dung_beetles
[4] www.egyptianmyths.net/scarab.htm



Ankh (Nil'in Anahtarı Crux Ansata)

Ankh (Nil'in Anahtarı Crux Ansata)









Ank (i). Eski Mısır'da hayat sembolü olan tepesi halka şeklindeki kulplu haç.[1]
Ankh “T” harfinin üzerine oturtulmuş küçük bir daireden ibaret [2] olup çoğunlukla haç'a benzetilen; fakat Hıristiyanlıkla pek alakası olmayan en yaygın bir eski Mısır sembolüdür.[3] Kadın ve erkeğin birlikteliğini simgeler ve "evrensel yaşamın çekiciliği" olarak ele alır.[2] "Hayat anahtarı" ya da [4] "Nil'in anahtarı" olarak da bilinir.[2]
Ank Eski Mısır'da en güçlü kültürel ve dinsel sembollerden biriydi. Yaşamın sembolüydüfiravun ve tanrıları Ankh ile gösteren bir çok sanat eseri mevcuttur.[5]

İsis misterleri inisiyasyonunda kullanılan bu sembole birçok Mısır tanrısının elinde rastlanmakla birlikte en çok İsis'in elinde rastlanır. Bu sembole “kulplu haç” (crux ansata) da denilir.[2]
Ankh'ın şekil olarak neyi temsil ettiği egyptologlar tarafından sürekli tartışılmıştır.

Kimileri şeklinin insan vücudu olduğunu söyler. En yaygın kanılardan biri de budur çünkü Ankh ölümün ardından yaşamın sembolü onun anahtarıdır. Şekil itibariyle çift cinsiyetli olduğu söylenir ki bu da kadın veya erkek ayırt etmeksizin köle ırk hariç bütün insanları temsil eder.

Kimileri ise seklinin Nil nehri olduğunu savunur. Doğduğu yer ince ucu döküldüğü İskenderiye deltası yuvarlak başısağa ve sola açılan kollar ise Nil'in doğu ve batı yakasıdır.








Bir başka teoriye göre ise ölüm ile bir tutulan çarmıh'ın üst bölümü yuvarlanmış şeklidir. Bilinmektedir ki çarmıha germe yalnızca Romalılar tarafından değil o dönemde gerek Yunanlılar gerekse Mısırlılar tarafından sürekli uygulanan bir cezalandırma yöntemiydi. Bu haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir elips/halka şekli oluşturmasının sebebi ise sonsuz bir döngüyü işaret etmesi böylece ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir.

Tabii ki bunların hepsi de sadece teoriden ibarettir.[6]
Ankh ölümün ardından yaşamın sembolü onun anahtarıdır bu sebepten şeklin insan vücudu olduğu söylenir şekil çift cinsiyetlidir. Anahtar güç ve sahiplenmenin simgesidir. Herkes kendi anahtarına kendisi sahiptir. Bu anahtar ile kendi kapısının kendi gizemlerinin kilidini açacak ve kendi eserini verecektir. Bu sembolik anahtar her cevabın bizde olduğunu simgeler. Kendi kendini tanımayı becerebilmek gerekliliği vurgular. Haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir halka şekli oluşturmasının sebebi ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir. Tanrıça Ma'at başında bir devekuşu tüyü ve her iki kolunda birer "Ankh' yaşamın sembolü olan yaşam anahtarı ile sembolize edilir.[7]
James Churchward'a göre daire Mu'da ilâhî bir semboldü; "T" sembolü (Tau) ise "Ta-Ha" diye okunurdu ki anlamı "yıldızlardan gelen sular"dır. Ezoterik bilgilere göre de su sembolü tesirleri ifade eden bir semboldür.
Daire Raul Emmanuel gibi kimi teozofi yazarlarına göre görünmez hiyerarşiyi simgelemektedir. T'nin yatay çizgisi ise görünmez hiyerarşi ile insanların birbirinden ayrıldığı bölgeyi gösterir. Bu durumda alt kısım hür iradesiyle insana ayrılan yaşamı temsil eder. Sembolde aktif ve pasif erkek ve dişi yer ve gök ikileminin ifade edildiğini düşünenler de vardır. Ejiptologlar ise sembolün dairesinin İsa'yı temsil ettiği kanısındadırlar ki ezoterik bilgilere göre Ra'nın yıldızı fizikî Güneş değil "süptil Güneş" ya da "Güneş'in ardındaki Güneş" olarak ifade edilen "Sirius"tur . Bu durumda sembol Sirius ile ilgili bir anlam taşımaktadır. Nitekim Ankh'ın biraz değişik bir biçimi olan "İsis düğümü" Sirius'u temsil eden İsis'in (isis ve Osiris) adıyla anılır. İsis düğümü Dünya'daki tüm yaşam tezahürünün besin kaynağı olan 'yaşamsal akışkan'in sonsuz özünü temsil ederdi ki bu İsis'le özdeş kabul edilirdi. Ankh sembolü diğer semboller gibi kullanıldığı yere göre farklı anlamları olan bir semboldü. Örneğin alnın ortasında tutulduğu zaman 'misterler'e inisiye olmuş bulunmayı ve sırrı gizli tutmayı ifade ederdi. Yani bu inisiye olmayanlara (arkanlar'a) kapatan anahtardı. Psişik yetenekleri açığa çıkararak görünmez hiyerarşi ile vizyon veya sezgi yoluyla temasa geçen kimse yani öte âlemin tülünü aralamış kimse misteri kaybetmeksizin kimseye açıklayamazdı.

Mumyaların üzerine konulan Ankh sembolü ise mumyalananın tanrılara (görünmez hiyerarşiye) benzer duruma gelene kadar doğum-ölüm süreçlerinden (reenkarnasyon) defalarca geçeceğini ifade ediyordu.[3]
Sembolün dairenin altında kalan Tau adıyla bilinen “T” kısmı Maya İnka Hindu Çin ve Kalde yazıtlarında rastlanan birçok alfabede kullanılan bir harftir.[2]
Anlamı

Sözcük anlamı “yaşam” olan Ankh işaretinin simgelediği 12 anlamdan 4'ü şöyle açıklanır:
Ankh sembolü genel anlamıyla ya da semavî ve dünyevî alem arasındaki irtibata ilişkin anlamıyla kullanıldığında daire Semavi Yönetim'i “T”nin yatay çizgisi olan kol yeryüzü ile semavi alemi ayıran sınırı simgeler; sütun sembolizmini içeren aşağı inen kol ise iki alem arasındaki iki yönlü her türlü irtibat ve iletişimi temsil eder.
Sembol inisiyenin alnının ortasında iki gözünün arasında yani üçüncü göz hizasında tutulduğunda misterlere inisiye olmuş bulunmayı ve sırrı gizli tutmayı simgeler. Bu arkan denilen sırlara açılan kapıları inisiye olmayanlara kapatan anahtardır. Yani bu öte-alemin tülünü aralamış durugörü gibi psişik yeteneklere sahip olmuş ve görünmez hiyerarşi ile vizyon veya sezgi yoluyla temasa geçmiş inisiyenin sırları kimseye açıklamaması gerektiği anlamına gelir.
Ankh sembolünün kulpundan tutulan bir anahtar olarak kullanıldığı sembolizmlerde ise bu anahtar onu taşıyan kişinin İsis gizemleri (misterleri) inisiyasyonundan geçmiş biri olduğunu simgeler. O kimsenin göğün kapısının anahtarına sahip oluşu İsis ve Osiris'le temsil edilen semavi vazife organizasyonunda artık şuurlu olarak hizmet edebilecek bir duruma gelmiş olmasını ifade eder.
Mumyaların üzerine konulan ankh sembolü mumyalananın ilahlara benzer duruma gelene kadar doğum-ölüm süreçlerinden (reenkarnasyon) defalarca geçeceğini simgeler.
Sembol haç kısmından tutulması İsis'in elinde olması gibi farklı bağlamlarda daha farklı anlamlarda kullanılmaktadır.[2]
Popüler Kültürde Ankh

Ankh sembolü Hippiler ve Gotik akım öncüleri Logan's Runlost(dizi) The Hunger gibi filmler ve Sandman Doctor Fate gibi çizgi romanlar Kiss Elvis Presley The 69 Eyes gibi müzik grupları Yu-Gi-Oh! gibi televizyon şovları ve Tomb Raider Ultima World of Warcraft Guild Wars Ankh gibi bilgisayar oyunlarıyla popüler kültürde oldukça sık kullanılan sembollerden biri olmuştur.

Yeniden biçimlendirilmiş ankh sembolü profesyonel güreşçi Christopher Daniels ve Edge yeni kuşak hip-hop sarkıcısı Erykah Badu pop müzik sanatçısı Anastacia ve NBA yıldızlarından Shaquille O'Neal ve Dennis Rodman'da dövme olarak bulunmaktadır. Ayrıca sembolün çeşitli ürünlerinden biri de kaykaycı Mark Rogowski'nın "Ankh Model" kaykayıdır.

HAYAT ANAHTARI


Ankh:Ölümün ardından yaşamın sembolü, onun anahtarıdır. Bu sebeple şeklin insan vücudu olduğu söylenir. Şekil çift cinsiyetlidir. Anahtar güç ve sahiplenmenin simgesidir. Herkes kendi anahtarına kendisi sahiptir. Bu anahtar ile kendi kapısının, kendi gizemlerinin kilidini açacak ve kendi eserini verecektir. Bu sembolik anahtar her cevabın bizde olduğunu simgeler. Kendi kendini tanımayı becerebilmek gerekliliğini vurgular.Haç şeklinin tepesinin yuvarlak bir halka şekli oluşturmasının sebebi ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir.




· 



/*-----3 sütun değil 4 sütun istiyorum diyenlere-----*/

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.


 Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.
İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.
Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.
İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.


İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.
Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir. 

Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL


Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL

123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Saffat suresi






Haç; T şeklindeki haç sembolü Baal'ın diğer adı olan Tammuz'un baş harfidir. Haç'ın çeşitli şekilleri bulunur. Gamalı Haç (Svastika) uzak doğu dinlerinde kullanılan şeklidir.

Eski Mısır'da bulunan Tammuz sembollerinden biri olan crux ansata ( halkalı haç ) Tammuz'la İştar'ın cinsel birleşmesini simgeler. Bunun şekli, büyük T harfinin üzerine kondurulmuş oval bir çemberdir. Haç çeşitli şekilleriyle Tammuz'un adının baş harfinden oluşarak bu tanrıyı simgeler. Haç sembolü Hıristiyanlığa gerçekte Hıristiyan olmayan, fakat siyasi amaçlarla Hıristiyanlığı devlet dini haline getiren Roma İmparatoru Konstantin ile Hıristiyanlığın kutsal bir simgesi haline getirilip kullanılmaya başlanmıştır. Roma imparatoru Konstantin imparatorluk sınırlarındaki putperest ulusları dışlamamak adına, bunlara ait inanç ve gelenekleri Hıristiyanlıkla birleştirmiştir. Bu şekilde İsa'nın çivilendiği T şeklinde olmayan düz direğin, T şeklindeki bir haç olduğu inancı Hıristiyanlığın temel bir sembolü olmuştur. 

Tomorrowland-Güneş Tanrısı


Tomorrowland-Güneş Tanrısı




Tammuz (Marduk: Tammuz - Baal): "T", Haç, Boğa boynuzları, Güneş, Güneş çemberi ya da güneş diski, Sarı renk

24 - "Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için hidayete giremiyorlar."
25 - "Göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah'a secde etmezler."
26 - "(Halbuki) O büyük Arş'ın sahibi olan Allah'tan başka tapılacak yoktur."
NEML: ·

Baal-Astarti (İştar) tapınması

Baal-Astarti (İştar) tapınması





Yaz geldiğinde ortadoğu bölgesinde yağmurlar kesildiğinden Baal'in öldüğü (öldürüldüğü) kabul edilirdi. (Tammuz yazın bir yaban domuzu tarafından öldürülür.) Ancak putperest inançlarda gerçek bir ölüm olmadığından, Baal'in bu dönemde bir yeraltı dünyasına gittiği inancı vardı. Tarımla geçinen insanlar için tarlalarından ürün almak, Baal'in İştar'la çiftleşmesine bağlıydı. Bu inanca göre ilkbaharda yeraltı dünyasından yeniden doğan Baal, İştar'la cinsel ilişkiye girerdi. Bunun tapıcıları için anlamı Baal'ın yağmur yağdırarak İştar'ı (bitkileri) sulaması ve bitkilerin böylece ürün vermesini sağlamasıydı. Bu olay her yıl gece ve gündüzün eşitlendiği Mart ayında kutlanırdı. 

Bu kutlamalarda yemek yenip şarap içilir, sonra da Baal ve İştar tapınaklarındaki kutsal kadın ve erkek fahişelerle seks yapılırdı. Bundan amaç Baal ve İştar'ı cinsel birleşmeye teşvik etmekti. · 


Güneş çemberi

Güneş çemberi 

Güneş çemberi içinde beş köşeli yıldızı simgeleyen tapınma





Beş köşeli yıldız güneş tanrısı Tammuz'la kullanıldığında genellikle Tammuz'un bir simgesi olan güneş çemberinin içinde yer alır. Marduk'a ait olan güneş, ay ve yıldız simgeleri çeşitli şekillerde bir arada kullanılarak, tapınmalarda bunlara ait simgelerden oluşturulmuş dinsel törenler ve tapınma uygulamaları oluşturulmuştur. Bu türden bir tapınmada 24 saatlik bir gün, bir saatin kadranına yerleştirilerek bir güneş çemberinin simgesi haline getirilmiştir. 24 saatlik bir gün 60'arlık dakikalardan oluşur ve bu 6'yla ilgili sayılar Marduk, Tammuz ve Baal'a ait sayılardan oluşmuştur. Bu şekilde oluşturulmuş bir güneş çemberinin içinde ise İştar'ın (Astarti) beş köşeli yıldızının yer alması gerekir. Bu ikili simgenin tapınmadaki uygulamasında, 24 saatten oluşan bir gün beş parçaya bölünerek, her bir parçasına beş köşeli İştar yıldızının birer ucu yerleştirilir. Tıpkı bir saatin yelkovanının belli saatleri gösterdiği gibi, bu tapınma uygulamasında bir günden oluşan gün çemberinin içinde İştar yıldızının beş kolu, beş ayrı vakti gösteren birer yelkovan gibi yer almış olur. Bu şekilde Tammuz ve Astarti tapınması zaman kavramıyla birlikte uygulanır.

İştar: Meşe ağacı;Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival


Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival

İştar: Meşe ağacı,

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, Madonna, Kutsal Bakire Anne.

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı, Meşe yaprağı, Gül, 5 sayısı, Beşgen (İştar -> Savaş Tanrıçası -> Pentagon), Kalp sembolü (Aşk Tanrıçası) 



İştar

İştar




İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır. Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.

İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.

Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.

İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.

İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.

Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir. · 

Kutsal Mısır Böceği

Kutsal Mısır Böceği



Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival

Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle) ·


Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)

Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)


Skarabe, Eski Mısır'daki en yaygın sembollerden biridir. Mısır tradisyonunda farklı bağlamlarda, üç değişik anlamda kullanılmış olan sembolün simgelediği anlamlar şöyle açıklanır:







Ra'nın “khepre” şeklini temsil eden kullanımlarında kozmik evrenin meydana getirilişini simgeler. Bu böceğin üreme biçimi, kendi kendini doğuran, daha doğrusu kendi kendinin nedeni olan yaratıcı güç “Phtha”nın evrendeki kozmik nesneleri şekillendirerek oluşturmasını temsil eder. Burada söz konusu olan güç, yoktan var eden değil, “var edilen”i biçimlendiren bir güçtür. Mısır'ın hiyeroglif yazısında “olmak”, daha doğrusu “verilen biçimi alarak varlık haline dönüşmek” anlamına gelen “hpr” ya da “kheper” fiili ayakları açık bir skarabe ile yazılır. İlah Khepra'nın adı da bu fiilden türemiştir.
Güneş ile birlikte kullanımlarında, Güneş sistemi'nin kendisine yaşam veren, kendisini yöneten Sirius Sistemi ile ilişkisini simgeler. Böceğin yumurtalarını koyduğu ve itme gücüyle yuvarladığı küre, kozmozda bir güçle yuvarlanıp giden bir ateş küresi olan ve tohumlarını Sirius'tan alan Güneş'i simgeler. Sembolün bu anlamdaki kullanımında, sembole genellikle Güneş'i simgeleyen bir diskin eşlik ettiği görülür.

Ölüm ve ölüm-ötesi konularıyla ilgili olarak kullanımında ise reenkarnasyonu simgelemek üzere kullanılırdı. Bununla birlikte Skarabe'nin eski Mısır'da aynı zamanda bir tür muska olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Kadim Mısır'ın Tılsımsal Böceği

Kadim Mısır'ın Tılsımsal Böceği
Kadim Mısır'ın bu kutsal böceği, günümüz dünyasının bile en geçerli tılsımlarından biridir. Kadim Mısırlılar, onun yaratılış, erkekliğin tartışılmaz gücü, üreme, bilgelik, reenkarnasyon, ölümsüzlük ve yenilenmeyle özdeşleştirmişlerdir. Bokböceği tılsımı, hemen hemen dört bin yıllık bir faal yaşam süresi gösteren ve dünyadaki tılsımların içinde en uzun bir geçmişe sahip olanıdır. Bugün bokböceği simgeli yüzük, küpe ve broşlar uğur olarak hala kullanılmaktadır.[1]

Amulet of Scarab, Skarab

Skrape ve Amuletler

Amulet, kötülükleri uzaklaştırdığına, uğur getirdiğine, hastalıkları iyileştirdiğine ve özel güçlere sahip olduğuna inanılan , doğal ya da insan eliyle yapılmış nesne; bir tür nazarlık ya da muskaya verilen addır. Üstte taşınabildiği gibi çeşitli yerlerde de saklanabilir. Değerli taşlar, metaller, hayvan dişleri ve pençeleri gibi pek çok nesne amulet olarak kullanılmıştır. Amuletin kökeni Eski Mısır'a dayanır. Mısırlılar kendilerini kötü günlerden, düşmanlardan ve tehlikelerden korumak için SKARABE, engerek başı, sembolik gözler ve KARTUŞ gibi amuletler kullanmıştır. Pek çok uygarlıkta da hematit, yeşim, ametis, lapis, lazuli ve kantaşı gibi taşların kendilerine özgü koruyucu güçleri olduğuna inanılmıştır.Bir inanışa göre mercan, şeytanın evlerdeki kötü etkisini uzaklaştırma gücüne sahiptir. Hıristiyanlıkta encolpia denen amulet , haçlar, aziz kemikleri vb. Dinle ilgili RÖLİK'lerdir. Boyna asılarak taşınanlar periapta, ikiye katlanabilenler pyctacium adını alır.[2]

Scarab

Scarab Beetle [kheper] (English Language)

Dung beetles are beetles that feed partly or exclusively on feces. All of these species belong to the superfamily Scarabaeoidea; most of them to the subfamilies Scarabaeinae and Aphodiinae of the family Scarabaeidae. This beetle can also be referred to as the scarab beetle. As most species of Scarabaeinae feed exclusively on feces, that subfamily is often dubbed true dung beetles. There are dung-feeding beetles which belong to other families, such as the Geotrupidae (the earth-boring dung beetle). The Scarabaeinae alone comprises more than 5,000 species.[1]

Many dung beetles, known as rollers, are noted for rolling dung into spherical balls, which are used as a food source or brooding chambers. Other dung beetles, known as tunnelers, bury the dung wherever they find it. A third group, the dwellers, neither roll nor burrow: they simply live in manure. They are usually attracted by the dung burrowing owls collect.[3]

Appearance: The particular species of beetle represented in the numerous ancient Egyptian amulets and works of art was commonly the large sacred scarab (Scarabaeus sacer). This beetle was famous for his habit of rolling balls of dung along the ground and depositing them in its burrows. The female would lay her eggs in the ball of dung. When they hatched, the larvae would use the ball for food. When the dung was consumed the young beetles would emerge from the hole.

Millions of amulets and stamp seals of stone or faience were fashioned in Egypt depicted the scarab beetle.

Meaning: It seemed to the ancient Egyptians that the young scarab beetles emerged spontaneously from the burrow were they were born. Therefore they were worshipped as "Khepera", which means "he was came forth." This creative aspect of the scarab was associated with the creator god Atum.


The ray-like antenna on the beetle's head and its practice of dung-rolling caused the beetle to also carry solar symbolism. The scarab-beetle god Khepera was believed to push the setting sun along the sky in the same manner as the bettle with his ball of dung. In many artifacts, the scarab is depicted pushing the sun along its course in the sky.

During and following the New Kingdom, scarab amulets were often placed over the heart of the mummified deceased. These "heart scarabs" (such as the one pictured above) were meant to be weighed against the feather of truth during the final judgement. The amulets were often inscribed with a spell from the Book of the Dead which entreated the heart to, "do not stand as a witness against me." [42]

Temple of Horus, Edfu
Scarab in Ancient Egypt

Several species of the dung beetle, most notably the species Scarabaeus sacer (often referred to as the sacred scarab), enjoyed a sacred status among the ancient Egyptians.

The hieroglyphic image of the beetle represents a trilateral phonetic that Egyptologists transliterate as xpr or pr and translate as "to come into being", "to become" or "to transform". The derivative term xprw or ḫpr(w) is variously translated as "form", "transformation", "happening", "mode of being" or "what has come into being", depending on the context. It may have existential, fictional, or ontologic significance.

The scarab was linked to Khepri ("he who has come into being"), the god of the rising sun. The ancients believed that the dung beetle was only male in gender, and reproduced by depositing semen into a dung ball. The supposed self-creation of the beetle resembles that of Khepri, who creates himself out of nothing. Moreover, the dung ball rolled by a dung beetle resembles the sun. Plutarch wrote:

“ The race of beetles has no female, but all the males eject their sperm into a round pellet of material which they roll up by pushing it from the opposite side, just as the sun seems to turn the heavens in the direction opposite to its own course, which is from west to east."”

The ancient Egyptians believed that Khepri renewed the sun every day before rolling it above the horizon, then carried it through the other world after sunset, only to renew it, again, the next day. Some New Kingdom royal tombs exhibit a threefold image of the sun god, with the beetle as symbol of the morning sun. The astronomical ceiling in the tomb of Ramses VI portrays the nightly "death" and "rebirth" of the sun as being swallowed by Nut, goddess of the sky, and re-emerging from her womb as Khepri.

The image of the scarab, conveying ideas of transformation, renewal, and resurrection, is ubiquitous in ancient Egyptian religious and funerary art.

Excavations of ancient Egyptian sites have yielded images of the scarab in bone, ivory, stone, Egyptian faience, and precious metals, dating from the Sixth Dynasty and up to the period of Roman rule. They are generally small, bored to allow stringing on a necklace, and the base bears a brief inscription or cartouche. Some have been used as seals. Pharaohs sometimes commissioned the manufacture of larger images with lengthy inscriptions, such as the commemorative scarab of Queen Tiye. Massive sculptures of scarabs can be seen at Luxor Temple, at the Serapeum in Alexandria (see Serapis) and elsewhere in Egypt.

The scarab was of prime significance in the funerary cult of ancient Egypt. Scarabs, generally, though not always, were cut from green stone, and placed on the chest of the deceased. Perhaps the most famous example of such "heart scarabs" is the yellow-green pectoral scarab found among the entombed provisions of Tutankhamen. It was carved from a large piece of Libyan desert glass. The purpose of the "heart scarab" was to ensure that the heart would not bear witness against the deceased at judgement in the Afterlife. Other possibilities are suggested by the "transformation spells" of the Coffin Texts, which affirm that the soul of the deceased may transform (xpr) into a human being, a god, or a bird and reappear in the world of the living.

One scholar comments on other traits of the scarab connected with the theme of death and rebirth:

“ It may not have gone unnoticed that the pupa, whose wings and legs are encased at this stage of development, is very mummy-like. It has even been pointed out that the egg-bearing ball of dung is created in an underground chamber which is reached by a vertical shaft and horizontal passage curiously reminiscent of Old Kingdom mastaba tombs." ”

In contrast to funerary contexts, some of ancient Egypt's neighbors adopted the scarab motif for seals. The best-known of these being Judean LMLK seals (8 of 21 designs contained scarab beetles), which were used exclusively to stamp impressions on storage jars during the reign of Hezekiah.

The scarab remains an item of popular interest thanks to modern fascination with the art and beliefs of ancient Egypt. Scarab beads in semiprecious stones or glazed ceramics can be purchased at most bead shops, while at Luxor Temple a massive ancient scarab has been roped off to discourage visitors from rubbing the base of the statue "for luck".

Kaynaklar / Sources

[1] tr.wikipedia.org/wiki/Bok_böceği
[2] www.muze.gazi.edu.tr/trsozluk.htm
[3] en.wikipedia.org/wiki/Dung_beetles
[4] www.egyptianmyths.net/scarab.htm



Ankh (Nil'in Anahtarı Crux Ansata)

Ankh (Nil'in Anahtarı Crux Ansata)









Ank (i). Eski Mısır'da hayat sembolü olan tepesi halka şeklindeki kulplu haç.[1]
Ankh “T” harfinin üzerine oturtulmuş küçük bir daireden ibaret [2] olup çoğunlukla haç'a benzetilen; fakat Hıristiyanlıkla pek alakası olmayan en yaygın bir eski Mısır sembolüdür.[3] Kadın ve erkeğin birlikteliğini simgeler ve "evrensel yaşamın çekiciliği" olarak ele alır.[2] "Hayat anahtarı" ya da [4] "Nil'in anahtarı" olarak da bilinir.[2]
Ank Eski Mısır'da en güçlü kültürel ve dinsel sembollerden biriydi. Yaşamın sembolüydüfiravun ve tanrıları Ankh ile gösteren bir çok sanat eseri mevcuttur.[5]

İsis misterleri inisiyasyonunda kullanılan bu sembole birçok Mısır tanrısının elinde rastlanmakla birlikte en çok İsis'in elinde rastlanır. Bu sembole “kulplu haç” (crux ansata) da denilir.[2]
Ankh'ın şekil olarak neyi temsil ettiği egyptologlar tarafından sürekli tartışılmıştır.

Kimileri şeklinin insan vücudu olduğunu söyler. En yaygın kanılardan biri de budur çünkü Ankh ölümün ardından yaşamın sembolü onun anahtarıdır. Şekil itibariyle çift cinsiyetli olduğu söylenir ki bu da kadın veya erkek ayırt etmeksizin köle ırk hariç bütün insanları temsil eder.

Kimileri ise seklinin Nil nehri olduğunu savunur. Doğduğu yer ince ucu döküldüğü İskenderiye deltası yuvarlak başısağa ve sola açılan kollar ise Nil'in doğu ve batı yakasıdır.








Bir başka teoriye göre ise ölüm ile bir tutulan çarmıh'ın üst bölümü yuvarlanmış şeklidir. Bilinmektedir ki çarmıha germe yalnızca Romalılar tarafından değil o dönemde gerek Yunanlılar gerekse Mısırlılar tarafından sürekli uygulanan bir cezalandırma yöntemiydi. Bu haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir elips/halka şekli oluşturmasının sebebi ise sonsuz bir döngüyü işaret etmesi böylece ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir.

Tabii ki bunların hepsi de sadece teoriden ibarettir.[6]
Ankh ölümün ardından yaşamın sembolü onun anahtarıdır bu sebepten şeklin insan vücudu olduğu söylenir şekil çift cinsiyetlidir. Anahtar güç ve sahiplenmenin simgesidir. Herkes kendi anahtarına kendisi sahiptir. Bu anahtar ile kendi kapısının kendi gizemlerinin kilidini açacak ve kendi eserini verecektir. Bu sembolik anahtar her cevabın bizde olduğunu simgeler. Kendi kendini tanımayı becerebilmek gerekliliği vurgular. Haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir halka şekli oluşturmasının sebebi ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir. Tanrıça Ma'at başında bir devekuşu tüyü ve her iki kolunda birer "Ankh' yaşamın sembolü olan yaşam anahtarı ile sembolize edilir.[7]
James Churchward'a göre daire Mu'da ilâhî bir semboldü; "T" sembolü (Tau) ise "Ta-Ha" diye okunurdu ki anlamı "yıldızlardan gelen sular"dır. Ezoterik bilgilere göre de su sembolü tesirleri ifade eden bir semboldür.
Daire Raul Emmanuel gibi kimi teozofi yazarlarına göre görünmez hiyerarşiyi simgelemektedir. T'nin yatay çizgisi ise görünmez hiyerarşi ile insanların birbirinden ayrıldığı bölgeyi gösterir. Bu durumda alt kısım hür iradesiyle insana ayrılan yaşamı temsil eder. Sembolde aktif ve pasif erkek ve dişi yer ve gök ikileminin ifade edildiğini düşünenler de vardır. Ejiptologlar ise sembolün dairesinin İsa'yı temsil ettiği kanısındadırlar ki ezoterik bilgilere göre Ra'nın yıldızı fizikî Güneş değil "süptil Güneş" ya da "Güneş'in ardındaki Güneş" olarak ifade edilen "Sirius"tur . Bu durumda sembol Sirius ile ilgili bir anlam taşımaktadır. Nitekim Ankh'ın biraz değişik bir biçimi olan "İsis düğümü" Sirius'u temsil eden İsis'in (isis ve Osiris) adıyla anılır. İsis düğümü Dünya'daki tüm yaşam tezahürünün besin kaynağı olan 'yaşamsal akışkan'in sonsuz özünü temsil ederdi ki bu İsis'le özdeş kabul edilirdi. Ankh sembolü diğer semboller gibi kullanıldığı yere göre farklı anlamları olan bir semboldü. Örneğin alnın ortasında tutulduğu zaman 'misterler'e inisiye olmuş bulunmayı ve sırrı gizli tutmayı ifade ederdi. Yani bu inisiye olmayanlara (arkanlar'a) kapatan anahtardı. Psişik yetenekleri açığa çıkararak görünmez hiyerarşi ile vizyon veya sezgi yoluyla temasa geçen kimse yani öte âlemin tülünü aralamış kimse misteri kaybetmeksizin kimseye açıklayamazdı.

Mumyaların üzerine konulan Ankh sembolü ise mumyalananın tanrılara (görünmez hiyerarşiye) benzer duruma gelene kadar doğum-ölüm süreçlerinden (reenkarnasyon) defalarca geçeceğini ifade ediyordu.[3]
Sembolün dairenin altında kalan Tau adıyla bilinen “T” kısmı Maya İnka Hindu Çin ve Kalde yazıtlarında rastlanan birçok alfabede kullanılan bir harftir.[2]
Anlamı

Sözcük anlamı “yaşam” olan Ankh işaretinin simgelediği 12 anlamdan 4'ü şöyle açıklanır:
Ankh sembolü genel anlamıyla ya da semavî ve dünyevî alem arasındaki irtibata ilişkin anlamıyla kullanıldığında daire Semavi Yönetim'i “T”nin yatay çizgisi olan kol yeryüzü ile semavi alemi ayıran sınırı simgeler; sütun sembolizmini içeren aşağı inen kol ise iki alem arasındaki iki yönlü her türlü irtibat ve iletişimi temsil eder.
Sembol inisiyenin alnının ortasında iki gözünün arasında yani üçüncü göz hizasında tutulduğunda misterlere inisiye olmuş bulunmayı ve sırrı gizli tutmayı simgeler. Bu arkan denilen sırlara açılan kapıları inisiye olmayanlara kapatan anahtardır. Yani bu öte-alemin tülünü aralamış durugörü gibi psişik yeteneklere sahip olmuş ve görünmez hiyerarşi ile vizyon veya sezgi yoluyla temasa geçmiş inisiyenin sırları kimseye açıklamaması gerektiği anlamına gelir.
Ankh sembolünün kulpundan tutulan bir anahtar olarak kullanıldığı sembolizmlerde ise bu anahtar onu taşıyan kişinin İsis gizemleri (misterleri) inisiyasyonundan geçmiş biri olduğunu simgeler. O kimsenin göğün kapısının anahtarına sahip oluşu İsis ve Osiris'le temsil edilen semavi vazife organizasyonunda artık şuurlu olarak hizmet edebilecek bir duruma gelmiş olmasını ifade eder.
Mumyaların üzerine konulan ankh sembolü mumyalananın ilahlara benzer duruma gelene kadar doğum-ölüm süreçlerinden (reenkarnasyon) defalarca geçeceğini simgeler.
Sembol haç kısmından tutulması İsis'in elinde olması gibi farklı bağlamlarda daha farklı anlamlarda kullanılmaktadır.[2]
Popüler Kültürde Ankh

Ankh sembolü Hippiler ve Gotik akım öncüleri Logan's Runlost(dizi) The Hunger gibi filmler ve Sandman Doctor Fate gibi çizgi romanlar Kiss Elvis Presley The 69 Eyes gibi müzik grupları Yu-Gi-Oh! gibi televizyon şovları ve Tomb Raider Ultima World of Warcraft Guild Wars Ankh gibi bilgisayar oyunlarıyla popüler kültürde oldukça sık kullanılan sembollerden biri olmuştur.

Yeniden biçimlendirilmiş ankh sembolü profesyonel güreşçi Christopher Daniels ve Edge yeni kuşak hip-hop sarkıcısı Erykah Badu pop müzik sanatçısı Anastacia ve NBA yıldızlarından Shaquille O'Neal ve Dennis Rodman'da dövme olarak bulunmaktadır. Ayrıca sembolün çeşitli ürünlerinden biri de kaykaycı Mark Rogowski'nın "Ankh Model" kaykayıdır.

HAYAT ANAHTARI


Ankh:Ölümün ardından yaşamın sembolü, onun anahtarıdır. Bu sebeple şeklin insan vücudu olduğu söylenir. Şekil çift cinsiyetlidir. Anahtar güç ve sahiplenmenin simgesidir. Herkes kendi anahtarına kendisi sahiptir. Bu anahtar ile kendi kapısının, kendi gizemlerinin kilidini açacak ve kendi eserini verecektir. Bu sembolik anahtar her cevabın bizde olduğunu simgeler. Kendi kendini tanımayı becerebilmek gerekliliğini vurgular.Haç şeklinin tepesinin yuvarlak bir halka şekli oluşturmasının sebebi ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir.




· 

/* -----Bitiş-----*/