Sosyal Ağlarda Biz
English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle

30 Haziran 2015 Salı

11 Eylül Gerçekleri ve İlluminati Kartları

11 Eylül Gerçekleri ve İlluminati Kartları


11 Eylül Gerçekleri ve ardındaki gizemler. 11 Eylül saldırısının gerçek yüzü ve Amerikanın kendi kendisini vurduğunun kanıtları. 












İştar(İSİS) ve PENTAGON


İştar(İSİS) ve PENTAGON

İştar'ın simgesi bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldızdır. 

İştar'ın simgesi bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldızdır. Dikili tahta kazık, Meşe ağacı (bol yapraklı ağaçlar) ve Kırmızı gül İştar'ın diğer simgeleridir. İştar yıldızı ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle pentagram, (satanizm) simgesidir.

İştar'ın batı dillerindeki kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Eski dönemlerde batıda, haftanın her bir günü, birine ayrılarak Güneş, Ay ve beş yıldıza (bazıları aslında gezegen) tapınılıyordu. 'Saturday' olarak kullanımdaki İngilizce sözcük, Satürn gezegenine adanmıştı.


İŞTAR VE MADONNA

İŞTAR VE MADONNA



İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, MADONNA , Kutsal Bakire Anne.




İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. 



İlk başta Baal'in annesi olan İştar, daha sonra ölen Baal'in reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmesiyle bu kez Baal'ın eşi olur. Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur.


İŞTAR VE HOLLYWOOD

İŞTAR VE HOLLYWOOD

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, Madonna, Kutsal Bakire Anne.

123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.

SAFFAT


ZİHİN KONTROLÜ VE HÜKÜMDAR KELEBEK PROJESİ...

ZİHİN KONTROLÜ VE HÜKÜMDAR KELEBEK PROJESİ...



****************************************




Zihin kontrolü tarihin akışı içinde okult oluşumların kullandığı bir yöntem olagelmiştir.Gizli bilgiler anlamına gelen ''okult''zimin gizli bilgileri malum büyü ve büyü ortamını ve zeminini hazırlamak için kullanılan iksirler,dökümanlar,büyülü sözler ve kurbanlara yapılan akla hayale gelmeyecek insanlık dışı metodlardır.Okultizm ve satanizm iç içe geçmiş ve birbirini besleyen akımlardır.Belki Şeytan bu konuda zihne vesveseler vermek yolu ile zihin kontrolünün en azından fikren temelini atan bir figür olarak değerlendirilebilir.Çok tanrıcı dinler olarak adlandırılan ama özünde cinlere tapan satanist yönetimlerin kontrolündeki Babil'in Antik Mısır'ın Yunanistan'ın Hindistanın gizli büyü ilimleri bügünkü okültizme zemin hazırlamıştır.Antik Mısır daki ölüler kitabı bu konudaki ulaşılabilen en eski döküman olarak kabul edilir.





***********************************************************Geçmişten günümüze kadar çeşitli ezoterik gruplar halinde gelen satanizm ve okultizm,Rothschild Meclisi tarafından Adam Weishaupt adındaki şahsa Almanya-Bavyera da İLLUMİNATİ (aydınlanmış olanlar) örgütünü 1776 da kurdurtarak,okult ilimleri tek çatı altında toplamayı ve Dünya hakimiyetini sağlamayı amaçlamıştır




.Bu Dünya hakimiyetinin sloganı New World Order(NWO)-Yeni Dünya düzenidir.NWO ın işleyen bir çok çarkı vardır.Bunlardan sadece bir tanesi zihin proglamadır.19 yy da büyük Britanya ve Almanya İlluminatinin çöreklendiği coğrafyalar olmuştur.



Bu dönemde Nazi Almanyası ve Büyük Britanya insan davranışları ve kırılma noktalarını araştırmak maksadıyla bir çok araştırma yapılmış ve Nazi Almanyasın da bu konuyla alakalı Tvistock enstitüsü kurulmuştur.





***********************************************************Nazi partisinin üst düzey ss leri ve Büyük Britanya aristokratlarının yer aldığı okult oluşum Altın Şafak Hermetik Cemiyeti üyesi ve Hitlerin üst düzey koruması Heinrich Himmler -Lebersborn- adındaki genetik projeyi yürütmekle sorumluydu.Lebersborn projesi kapsamında genetik ve davranış bilimi çalışmalarının ilk tecrübeleri Auschwitz nazi toplama kampında Dr.Mengele tarafından yapılmıştır.Tamda burda bir zihin kontrol yöntemi olan MONARCH PROGRAMLAMA doğmuştur.Dr.Mengele bu anlamda Monarch programlamanın babası sayılıyor.Monarch hükümdar anlamına gelsede hükümdar kelebek kastedilmiştir.Neden kelebek dendiğiyle ilgili bir çok söylem mevcuttur.Kelebek etkisi nedir? Dr.Mengele tarafından kurbanlara elektroşok uygulamasında oluşan sersemlik hissinin açıklaması belkide kelebek etkisi.Yada kurbanın dönüşümünü,tırtılın metamorfozundan çıkan kelebekle benzeştirilmiş.Her ne için denilmiş olsada ilk travma temelli zihin kontrol metodunun babası,ölüm meleği olarak anılan Dr.Mengele kabul ediliyor.***********************************************************






2.Dünya savaşı esnasında Dr.Mengele ile paralel araştırmalar yapan Amerikalı Psikolog George Estabrooks idi.İlluminatinin çıkarları doğrultusunda ve bazı özel nedenlerden dolayı 2.Dünya savaşı sonrasında güç devrini Britanya ve Nazi Almanya'sından Amerika'ya devriyle birlikte zihin kontrol yöntemi Monarch ta tıpkı ufo teknolojisinin olduğu gibi Amerika ya geçti.Artık süper güç ve İlluminatinin kukla hükümetlerinden en kaydeğer olanı ABD'i olmuştur.2.Dünya savaşı sonrasında ABD savunma bakanlığı Nazi ve faşist italyan bilim adamlarını ve casuslarını Paperclip(ataç) projesi adı altında Amerikaya getirdi.Böylece zihin programlama monarch CIA'e devredildi.MK-Ultra adıyla gizlenmeye çalışılan Monarch Programlama halen daha inkar edilen bir proje olmuştur.MK-Ultra (Mınd Kontrol-Zihin kontrol) projesine gelene kadar Chather(geveze) projesi,Bluebırd(Mavi kuş) projesi,Artıchoke(Engınar) projesi adı altında bir çok zihin kontrol projesi işleme kondu fakat hepsinin amacı Monarch (Hükümdar kelebek) projesini gizlemekti.ABD de bilgi edinme yasası sayesinde ve bazı hükümet yetkililerinin sayesinde MK-Ultra projesine ait bazı belgeler ve görseller ele geçti.Gizliliği kaldırılmış belgelerde ve görsellerde bazı talihsiz Amerika ve Kanada vatandaşlarına proje kapsamında uygulanan işkencelerin,halisülojen maddelerin kullanımından ve küçük çocuklara uygulanan elektroşok kullanımını açıkça gözler önüne seriyor.*



**********************************************************Monarch programlama düzeyleri EEG (Elektroensefalografi) elektiriksel beyin dalgaları düzeyleri ile adlandırılır.Çeşitsi satanistik ritüeller zihin programlamada inancın kırılması eşiğinde CİNLERİN zihne müdahalesi ile söz konusu olabildiğne inanılıyor..Elektro şok,fiziki işkenceler,travma yaşatıcak kadar kadar aşırı dozda manevi işkenceler,uyuşturucular bu konuda vazgeçilmez yöntemlerdir.
BETA;Cinsel programlamadır.Kedi alter egosu bu düzeyde ortaya çıkar.Bazı ünlüler,moda çalışanları ve şebeke içinde kullanılan kurbanlar bu düzeydedir.Daha çok Kedi resmi,dövmesi,giysisi ile boy gösterirler.Bu işaret diğer işleyicilere kölenin düzeyini gösterir.Aynı zamanda tetikleyici işlev görürler.
ALPHA;Hafıza kaydı arttırılmış,görme ve fiziksel kuvveti en üst düzeyde köleler için kullanılır.Kişilik sağ ve sol beyin olarak parsellenmiştir.
DELTA;Katil programlama olarak bilinir.Gizli istihbarat örgütlerince(Mosad,CIA vs..) canlı bombalar ve korkusuz savaşçılar ortaya çıkarmadır.
THETA;Pisişik programlamadır.Modern teknoloji ile beraber uygulanır.
Sonuç;İlluminati NWO-Yeni Dünya Düzeni amacına uygun zemini oluşturmak ve kitleleri kontrol altına almak için zihin kontrol kölelerini kullanır.Köleler illuminati şebekesinde aşşağılık fantaziler için kullanılmasının yanı sıra kitlelere rol modeller olmak içinde kullanılır.Özendirme ve hiç var olmayan bir hayatın reklamını yapan köleler,kitleleri kolaylıkla inandırabilir.Çünkü kendileride buna inandırılmıştır.Hedef kitle daha çok çocuk ve ergen yaştakilerdir.Tabi bu demek değildirki yetişkinler bundan etkilenmezler.En kolay programlama için uygun yaş ergenlik ve çocukluk dönemleridir.Kullanılar subliminallerde bu düşünce değişimleri için yardımcı araçlardır.Kendi fikirlerini ve batıl inançlarını kitlelere aktarırken rol modeller vazgeçilmez araçlardır.Kudüs merkezli NWO Deccalin gelişi için hazırlanırken kitleler yani dünya haklarıda bu hazırlıktan payına düşeni almaktadır...






Zihin Kontrolü ile ilgili çarpıcı itirafların olduğu(sonlara doğru) VİDEO;http://www.youtube.com/watch?v=hH4fglBbdJ8
Bazı Monarch Köle olarak bilinen ünlüler,görseller vs. ;https://www.facebook.com/media/set/…
KAYNAKLAR;1. David L. Carrico, The Egyptian Masonic Satanic Connection, 1992 
2. Walter H. Bowart, Operation Mind Control, Flatland Editions, 1994, p. 216
3. Martin Cannon, Mind Control and the American Government, Prevailing Winds Research, 1994, p. 19 
4. Linda Hunt, Secret Agenda, St. Martin's Press, 1991 
5. Final Report of the Select Committee to Study Governmental Operations, US Senate, April 1976, p. 337 
6. Ibid, p. 390 
7. John Marks, The Search For The Manchurian Candidate, Times Books, 1979, pp 60-61 
8. Final Report of the Select Committee to Study Governmental Operations, US Senate, April 1976, p. 391 
9. Mark Phillips and Cathy O'Brien , Project Monarch, 1993 
10. Barbara G. Walker, The Woman's Dictionary of Symbols and Sacred Objects, Harper Collins, 1988 
11. Marshall Cavendish, Man, Myth and Magic, 1995 
12. Dr. Corydon Hammond, The Greenbaum Speech, 1992; Mark Phillips and Cathy O'Brien, Project Monarch Programming Definitions, 1993 
13. Gerald L. Posner, Mengele: The Complete Story, McGraw-Hill, 1986 
14. Lucette Matalon Lagnado, Dr. Josef Mengele and the Untold Story of the Twins of Auschwitz, Morrow, 1991 
15. Gordon Thomas, Journey into Madness: The True Story of Secret CIA Mind Control and Medical Abuse, Bantam Books, 1989 
16. Cathy O'Brien and Mark Phillips, Trance Formation of America, 1995 
17. John DeCamp, The Franklin Cover-Up, Child Abuse, Satanism and Murder in Nebraska, AWT Inc, 1992 
18. Anton Chaitkin, “Franklin Witnesses Implicate FBI and US Elites in Torture and Murder of Children”, The New Federalist, 1993 
19. Jon Rappoport , “CIA Experiments with Mind Control on Children”, Perceptions Mag', September/October 1995, p. 56 
20. David E. Rosenbaum, Esq., First Draft Overview of Investigation of the Group, 1983-1993

(Kırmızılı Kadın) figürü...FİLMLERDE


(Kırmızılı Kadın) figürü...FİLMLERDE








Herşey 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında filmler ve özellikle de çizgi filmlerden zihinlere üflenen yalnızlık fikriyle başladı.
Bize çok masumca gelen birçok film yada çizgi filmde ya çocukların her istediği alınırdı ya da çocuklar ebeveynleri tarafından istedikleri alınmaz ve istedikleri alınmayan çocuklar da aileleri tarafından sevilmedikleri fikrine kapılıp evlerinden kaçarlardı. Bu bir kodlamadır. Eğer aile çocuğa istediğini almazsa hemen beyin bunu yalnızlık olarak kodlar. Ben hatırlıyorum hatta ilkokula giderken durumuzun iyi olmasına rağmen bana istediğim bisikleti almamışlardı sonrasında ben de bizim mahallenin tüm çocuklarına uyarak evden kaçmıştım.


İnsanlara yalnızlık fikri aşılandıktan sonra güvensizlik fikri de aşılanmıştı. İsmini yanlış hatırlamıyorsam Namuslu Namussuz diye bir film vardı ve baş rolünde usta oyuncu Şener Şen oynuyordu. Filmde namusuyla şerefiyle parasını kazanan ve kimsenin parasında gözü olmayan bir memuru oynuyordu. Şerefli memurumuz kimseden itibar görmüyor sonrasında ise başına gelen hırsızlık olayı sonrasında "namussuzluğun" ne kadar itibar gördüğünü farkedince kendisi de "düzene" ayak uyduruyordu.



Son olarak "Sihirli Annem" adlı bir dizi vardı. Bu dizi tamamen kabala diye adlandırılan lanet öğretiyi çocuklara sevdirmeye dayalı bir diziydi. Herşeyin sihir ve büyü ile ne kadar "kolay" olduğu zihinlere aşılayaraki tertemiz beyinleri "sisteme" hazırlıyordu. Bir de bu peri diye adlandırılan varlıkların aynaları vardı ve bu aynalar vasıtasıyla herkesin özel yaşamına göz atıyorlardı.


Şimdi parçaları birleştirelim; Önce yalnızlık fikri zihinlere yüklenmişti sonrasında kimseye güvenilmeyerek yalnızlık iyice perçinlendi ve son olarak herkesin özel hayatı üzerine merak oluşturuldu.


Ne hikmetse hemen sonrasında beyinleri bu kodlarla dolu gençlerin karşısına "Sosyal Medya" adında bir oluşum çıktı.


 Şimdi Facebook'a bakalım; Hem yalnızlık gideriliyor ve sahte hesaplarla güvensizliğin ne kadar fazla olduğu gözler önüne serilip, herkesin fotoğraf albümleri didik didik inceleniyor ve Mark Zuckerberg adında bir çocuk milyarlarca doları cebe indiriyor. Sizce "Tesadüf" mü bunca şeyin üst üste geliyor olması.


Sosyal medya günümüzün en büyük istihbarat aracıdır. Hem kendi özel bilgilerimizi dışarıya gururla servis ediyoruz hem de kendimizi bu sanal aleme hapsediyoruz ·



The Lady in Red (Kırmızılı Kadın) figürü...

The Lady in Red (Kırmızılı Kadın) figürü...



Birçok yerde karşımıza çıkan kırmızılı kadın figürü kan,şiddet,zihin kontrolü,şeytan ve sex gibi çok çeşitli ve gizli anlamlar içermektedir.Bu büyüleyici figür istediği her şeyi yapabilen ve elde edebilen şeytani bir güce sahiptir ve tıpkı beyaz tavşan gibi sizi zevk ve sonsuz mutluluğun vaat edildiği sahte bir dünyaya davet etmektedir. Deccalin kullandığı en önemli araçlardan biri olan kırmızılı kadın şeytanın gizli silahıdır ve sizi kandırarak dünyevi zevkleri ilahi zevklere tercih etmenizi sağlar

Israil’in belası baal-İştar Akad mitolojisindeki bir tanrıça

Israil’in belası baal-İştar Akad mitolojisindeki bir tanrıça


123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Saffat suresi

Israil’in belası baal



Eski Ahit döneminde Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki Samilerin başlıca tanrılarından biridir. Bu ad daha sonra “efendi” ya da “sahip” ile eşanlam taşır oldu. Baal, doğayı yöneten ve onu dirilten bir Gökyüzü Tanrısı sayılırdı. Gökgürültüsü sesi, şimşekler oklarıydı ve yeryüzüne yağmur gönderirdi. Güneşin olumlu etkilerinden başlı başına sorumluydu. Öte yandan Verimsizlik ve Ölüm Tanrısı Mot ile tam bir uyumsuzluk içindeydi. Bazen bu savaşlarda Baal öldürülürse de, her zaman yeniden canlanırdı. Ölüp dirilen, bundan ötürü de doğa ve mevsimin verimliliğiyle sıkı bağlantısı bulunan birkaç Doğa Tanrısı’ndan biriydi. Genellikle silahlı, elinde mızrak tutan ve güneşin simgesi olan başında ışınlarda oluşma taç bulunan bir heykel biçiminde tanımlanırdı. Ona yüksek yerlerde ya dam üstlerinde ya da Midyanilerce Horeb Dağı’nda, Amalekitlerce Sina Dağı’nda ve Fenikelilerce Karmel Dağı’nda olduğu gibi dağ tepelerinde tapınılırdı. Boğa kutsal hayvanıydı. Baal inancı Fenikeliler aracılığıyla Kartaca’da yayıldı. Ancak, orada özellikleri çok daha sert Güneş Tanrısı Moloch’un ve ötekilerin nitelikleri içinde eriyip birbiriyle kaynaştı. 18. Sülale döneminde Mısır’da da Baal’a tapınıldı. Kendi tek tanrılı dinleri tam olarak gelişmezden önce Baal’a tapınmak, İbraniler arasında da zaman zaman güçlü bir yaygınlık kazandı.

Bildiğimiz kadarıyla İsrail halkı tarım ile uğraşan bir toplumdu. Tarım işleri onların yaşam kaynağıydı. Yani bugünün koşullarıyla değerlendirecek olursak maaşları, emeklilikleri ve sağlık sigortaları toprağın verimliliğine endeksliydi. Toprağın verimi düştüğünde veya kurak dönemler geldiğinde Tanrı’ya dualarla yakarırlardı. Fakat sabırlı bir şekilde dualarının yanıtını beklemektense, belki de fazla uyanık olduklarından dolayı, şanslarını bir de Baal tanrısı, yani fırtına tanrısı ile denerlerdi. Böylece halk uzun vadede hem Tanrı’dan uzaklaşır hem de toprağın düştüğü lanete esir düşerdi. Peki ya biz? Hayatımız dertlerle dolduğunda, Tanrı’nın yardımını gecikse de O’nu beklemek yerine hangi gizli putlara dönüyoruz acaba? Borca güvenmek mi, açgözlülük mü, şehvet mi, madde bağımlılığı mı, bizi Tanrı’dan uzaklaştıran ilişkiler mi?

İştar nedir
Akad mitolojisindeki bir tanrıça.

Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.

İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.

Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.

İştar'ın batı dillerindeki kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Eski dönemlerde batıda, haftanın her bir günü, birine ayrılarak Güneş, Ay ve beş yıldıza (bazıları aslında gezegen) tapınılıyordu. 'Saturday' olarak kullanımdaki İngilizce sözcük, Satürn gezegenine adanmıştı.

İştar'ın simgesi bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldızdır. Dikili tahta kazık, Meşe ağacı (bol yapraklı ağaçlar) ve Kırmızı gül İştar'ın diğer simgeleridir. İştar yıldızı ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle pentagram, (satanizm) simgesidir. 

İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İlk başta Baal'in annesi olan İştar, daha sonra ölen Baal'in reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmesiyle bu kez Baal'ın eşi olur. Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur.

Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi edebiyatta yeralan bazı efsanevi aşk konuları, batıda da başka adlar alarak, gerçekte Baal ve İştar'ın aşkını simgelerler. Kırmızı Gül'ün kırmızı ile bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması, insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir.

İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.


 Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.
İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.
Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.
İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.


İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.
Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir. 

Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL


Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL

123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Saffat suresi






Haç; T şeklindeki haç sembolü Baal'ın diğer adı olan Tammuz'un baş harfidir. Haç'ın çeşitli şekilleri bulunur. Gamalı Haç (Svastika) uzak doğu dinlerinde kullanılan şeklidir.

Eski Mısır'da bulunan Tammuz sembollerinden biri olan crux ansata ( halkalı haç ) Tammuz'la İştar'ın cinsel birleşmesini simgeler. Bunun şekli, büyük T harfinin üzerine kondurulmuş oval bir çemberdir. Haç çeşitli şekilleriyle Tammuz'un adının baş harfinden oluşarak bu tanrıyı simgeler. Haç sembolü Hıristiyanlığa gerçekte Hıristiyan olmayan, fakat siyasi amaçlarla Hıristiyanlığı devlet dini haline getiren Roma İmparatoru Konstantin ile Hıristiyanlığın kutsal bir simgesi haline getirilip kullanılmaya başlanmıştır. Roma imparatoru Konstantin imparatorluk sınırlarındaki putperest ulusları dışlamamak adına, bunlara ait inanç ve gelenekleri Hıristiyanlıkla birleştirmiştir. Bu şekilde İsa'nın çivilendiği T şeklinde olmayan düz direğin, T şeklindeki bir haç olduğu inancı Hıristiyanlığın temel bir sembolü olmuştur. 


/*-----3 sütun değil 4 sütun istiyorum diyenlere-----*/

11 Eylül Gerçekleri ve İlluminati Kartları

11 Eylül Gerçekleri ve İlluminati Kartları


11 Eylül Gerçekleri ve ardındaki gizemler. 11 Eylül saldırısının gerçek yüzü ve Amerikanın kendi kendisini vurduğunun kanıtları. 












İştar(İSİS) ve PENTAGON


İştar(İSİS) ve PENTAGON

İştar'ın simgesi bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldızdır. 

İştar'ın simgesi bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldızdır. Dikili tahta kazık, Meşe ağacı (bol yapraklı ağaçlar) ve Kırmızı gül İştar'ın diğer simgeleridir. İştar yıldızı ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle pentagram, (satanizm) simgesidir.

İştar'ın batı dillerindeki kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Eski dönemlerde batıda, haftanın her bir günü, birine ayrılarak Güneş, Ay ve beş yıldıza (bazıları aslında gezegen) tapınılıyordu. 'Saturday' olarak kullanımdaki İngilizce sözcük, Satürn gezegenine adanmıştı.


İŞTAR VE MADONNA

İŞTAR VE MADONNA



İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, MADONNA , Kutsal Bakire Anne.




İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. 



İlk başta Baal'in annesi olan İştar, daha sonra ölen Baal'in reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmesiyle bu kez Baal'ın eşi olur. Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur.


İŞTAR VE HOLLYWOOD

İŞTAR VE HOLLYWOOD

İştar: Beş köşeli yıldız, Meşe ağacı (Bol yapraklı ağaçlar), Odun kazık (Kutsal odun -> Holywood - Hollywood sözcüğünün saklı anlamıyla), Kırmızı renk, Kırmızı gül, Gök kraliçesi, Madonna, Kutsal Bakire Anne.

123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.

SAFFAT


ZİHİN KONTROLÜ VE HÜKÜMDAR KELEBEK PROJESİ...

ZİHİN KONTROLÜ VE HÜKÜMDAR KELEBEK PROJESİ...



****************************************




Zihin kontrolü tarihin akışı içinde okult oluşumların kullandığı bir yöntem olagelmiştir.Gizli bilgiler anlamına gelen ''okult''zimin gizli bilgileri malum büyü ve büyü ortamını ve zeminini hazırlamak için kullanılan iksirler,dökümanlar,büyülü sözler ve kurbanlara yapılan akla hayale gelmeyecek insanlık dışı metodlardır.Okultizm ve satanizm iç içe geçmiş ve birbirini besleyen akımlardır.Belki Şeytan bu konuda zihne vesveseler vermek yolu ile zihin kontrolünün en azından fikren temelini atan bir figür olarak değerlendirilebilir.Çok tanrıcı dinler olarak adlandırılan ama özünde cinlere tapan satanist yönetimlerin kontrolündeki Babil'in Antik Mısır'ın Yunanistan'ın Hindistanın gizli büyü ilimleri bügünkü okültizme zemin hazırlamıştır.Antik Mısır daki ölüler kitabı bu konudaki ulaşılabilen en eski döküman olarak kabul edilir.





***********************************************************Geçmişten günümüze kadar çeşitli ezoterik gruplar halinde gelen satanizm ve okultizm,Rothschild Meclisi tarafından Adam Weishaupt adındaki şahsa Almanya-Bavyera da İLLUMİNATİ (aydınlanmış olanlar) örgütünü 1776 da kurdurtarak,okult ilimleri tek çatı altında toplamayı ve Dünya hakimiyetini sağlamayı amaçlamıştır




.Bu Dünya hakimiyetinin sloganı New World Order(NWO)-Yeni Dünya düzenidir.NWO ın işleyen bir çok çarkı vardır.Bunlardan sadece bir tanesi zihin proglamadır.19 yy da büyük Britanya ve Almanya İlluminatinin çöreklendiği coğrafyalar olmuştur.



Bu dönemde Nazi Almanyası ve Büyük Britanya insan davranışları ve kırılma noktalarını araştırmak maksadıyla bir çok araştırma yapılmış ve Nazi Almanyasın da bu konuyla alakalı Tvistock enstitüsü kurulmuştur.





***********************************************************Nazi partisinin üst düzey ss leri ve Büyük Britanya aristokratlarının yer aldığı okult oluşum Altın Şafak Hermetik Cemiyeti üyesi ve Hitlerin üst düzey koruması Heinrich Himmler -Lebersborn- adındaki genetik projeyi yürütmekle sorumluydu.Lebersborn projesi kapsamında genetik ve davranış bilimi çalışmalarının ilk tecrübeleri Auschwitz nazi toplama kampında Dr.Mengele tarafından yapılmıştır.Tamda burda bir zihin kontrol yöntemi olan MONARCH PROGRAMLAMA doğmuştur.Dr.Mengele bu anlamda Monarch programlamanın babası sayılıyor.Monarch hükümdar anlamına gelsede hükümdar kelebek kastedilmiştir.Neden kelebek dendiğiyle ilgili bir çok söylem mevcuttur.Kelebek etkisi nedir? Dr.Mengele tarafından kurbanlara elektroşok uygulamasında oluşan sersemlik hissinin açıklaması belkide kelebek etkisi.Yada kurbanın dönüşümünü,tırtılın metamorfozundan çıkan kelebekle benzeştirilmiş.Her ne için denilmiş olsada ilk travma temelli zihin kontrol metodunun babası,ölüm meleği olarak anılan Dr.Mengele kabul ediliyor.***********************************************************






2.Dünya savaşı esnasında Dr.Mengele ile paralel araştırmalar yapan Amerikalı Psikolog George Estabrooks idi.İlluminatinin çıkarları doğrultusunda ve bazı özel nedenlerden dolayı 2.Dünya savaşı sonrasında güç devrini Britanya ve Nazi Almanya'sından Amerika'ya devriyle birlikte zihin kontrol yöntemi Monarch ta tıpkı ufo teknolojisinin olduğu gibi Amerika ya geçti.Artık süper güç ve İlluminatinin kukla hükümetlerinden en kaydeğer olanı ABD'i olmuştur.2.Dünya savaşı sonrasında ABD savunma bakanlığı Nazi ve faşist italyan bilim adamlarını ve casuslarını Paperclip(ataç) projesi adı altında Amerikaya getirdi.Böylece zihin programlama monarch CIA'e devredildi.MK-Ultra adıyla gizlenmeye çalışılan Monarch Programlama halen daha inkar edilen bir proje olmuştur.MK-Ultra (Mınd Kontrol-Zihin kontrol) projesine gelene kadar Chather(geveze) projesi,Bluebırd(Mavi kuş) projesi,Artıchoke(Engınar) projesi adı altında bir çok zihin kontrol projesi işleme kondu fakat hepsinin amacı Monarch (Hükümdar kelebek) projesini gizlemekti.ABD de bilgi edinme yasası sayesinde ve bazı hükümet yetkililerinin sayesinde MK-Ultra projesine ait bazı belgeler ve görseller ele geçti.Gizliliği kaldırılmış belgelerde ve görsellerde bazı talihsiz Amerika ve Kanada vatandaşlarına proje kapsamında uygulanan işkencelerin,halisülojen maddelerin kullanımından ve küçük çocuklara uygulanan elektroşok kullanımını açıkça gözler önüne seriyor.*



**********************************************************Monarch programlama düzeyleri EEG (Elektroensefalografi) elektiriksel beyin dalgaları düzeyleri ile adlandırılır.Çeşitsi satanistik ritüeller zihin programlamada inancın kırılması eşiğinde CİNLERİN zihne müdahalesi ile söz konusu olabildiğne inanılıyor..Elektro şok,fiziki işkenceler,travma yaşatıcak kadar kadar aşırı dozda manevi işkenceler,uyuşturucular bu konuda vazgeçilmez yöntemlerdir.
BETA;Cinsel programlamadır.Kedi alter egosu bu düzeyde ortaya çıkar.Bazı ünlüler,moda çalışanları ve şebeke içinde kullanılan kurbanlar bu düzeydedir.Daha çok Kedi resmi,dövmesi,giysisi ile boy gösterirler.Bu işaret diğer işleyicilere kölenin düzeyini gösterir.Aynı zamanda tetikleyici işlev görürler.
ALPHA;Hafıza kaydı arttırılmış,görme ve fiziksel kuvveti en üst düzeyde köleler için kullanılır.Kişilik sağ ve sol beyin olarak parsellenmiştir.
DELTA;Katil programlama olarak bilinir.Gizli istihbarat örgütlerince(Mosad,CIA vs..) canlı bombalar ve korkusuz savaşçılar ortaya çıkarmadır.
THETA;Pisişik programlamadır.Modern teknoloji ile beraber uygulanır.
Sonuç;İlluminati NWO-Yeni Dünya Düzeni amacına uygun zemini oluşturmak ve kitleleri kontrol altına almak için zihin kontrol kölelerini kullanır.Köleler illuminati şebekesinde aşşağılık fantaziler için kullanılmasının yanı sıra kitlelere rol modeller olmak içinde kullanılır.Özendirme ve hiç var olmayan bir hayatın reklamını yapan köleler,kitleleri kolaylıkla inandırabilir.Çünkü kendileride buna inandırılmıştır.Hedef kitle daha çok çocuk ve ergen yaştakilerdir.Tabi bu demek değildirki yetişkinler bundan etkilenmezler.En kolay programlama için uygun yaş ergenlik ve çocukluk dönemleridir.Kullanılar subliminallerde bu düşünce değişimleri için yardımcı araçlardır.Kendi fikirlerini ve batıl inançlarını kitlelere aktarırken rol modeller vazgeçilmez araçlardır.Kudüs merkezli NWO Deccalin gelişi için hazırlanırken kitleler yani dünya haklarıda bu hazırlıktan payına düşeni almaktadır...






Zihin Kontrolü ile ilgili çarpıcı itirafların olduğu(sonlara doğru) VİDEO;http://www.youtube.com/watch?v=hH4fglBbdJ8
Bazı Monarch Köle olarak bilinen ünlüler,görseller vs. ;https://www.facebook.com/media/set/…
KAYNAKLAR;1. David L. Carrico, The Egyptian Masonic Satanic Connection, 1992 
2. Walter H. Bowart, Operation Mind Control, Flatland Editions, 1994, p. 216
3. Martin Cannon, Mind Control and the American Government, Prevailing Winds Research, 1994, p. 19 
4. Linda Hunt, Secret Agenda, St. Martin's Press, 1991 
5. Final Report of the Select Committee to Study Governmental Operations, US Senate, April 1976, p. 337 
6. Ibid, p. 390 
7. John Marks, The Search For The Manchurian Candidate, Times Books, 1979, pp 60-61 
8. Final Report of the Select Committee to Study Governmental Operations, US Senate, April 1976, p. 391 
9. Mark Phillips and Cathy O'Brien , Project Monarch, 1993 
10. Barbara G. Walker, The Woman's Dictionary of Symbols and Sacred Objects, Harper Collins, 1988 
11. Marshall Cavendish, Man, Myth and Magic, 1995 
12. Dr. Corydon Hammond, The Greenbaum Speech, 1992; Mark Phillips and Cathy O'Brien, Project Monarch Programming Definitions, 1993 
13. Gerald L. Posner, Mengele: The Complete Story, McGraw-Hill, 1986 
14. Lucette Matalon Lagnado, Dr. Josef Mengele and the Untold Story of the Twins of Auschwitz, Morrow, 1991 
15. Gordon Thomas, Journey into Madness: The True Story of Secret CIA Mind Control and Medical Abuse, Bantam Books, 1989 
16. Cathy O'Brien and Mark Phillips, Trance Formation of America, 1995 
17. John DeCamp, The Franklin Cover-Up, Child Abuse, Satanism and Murder in Nebraska, AWT Inc, 1992 
18. Anton Chaitkin, “Franklin Witnesses Implicate FBI and US Elites in Torture and Murder of Children”, The New Federalist, 1993 
19. Jon Rappoport , “CIA Experiments with Mind Control on Children”, Perceptions Mag', September/October 1995, p. 56 
20. David E. Rosenbaum, Esq., First Draft Overview of Investigation of the Group, 1983-1993

(Kırmızılı Kadın) figürü...FİLMLERDE


(Kırmızılı Kadın) figürü...FİLMLERDE








Herşey 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında filmler ve özellikle de çizgi filmlerden zihinlere üflenen yalnızlık fikriyle başladı.
Bize çok masumca gelen birçok film yada çizgi filmde ya çocukların her istediği alınırdı ya da çocuklar ebeveynleri tarafından istedikleri alınmaz ve istedikleri alınmayan çocuklar da aileleri tarafından sevilmedikleri fikrine kapılıp evlerinden kaçarlardı. Bu bir kodlamadır. Eğer aile çocuğa istediğini almazsa hemen beyin bunu yalnızlık olarak kodlar. Ben hatırlıyorum hatta ilkokula giderken durumuzun iyi olmasına rağmen bana istediğim bisikleti almamışlardı sonrasında ben de bizim mahallenin tüm çocuklarına uyarak evden kaçmıştım.


İnsanlara yalnızlık fikri aşılandıktan sonra güvensizlik fikri de aşılanmıştı. İsmini yanlış hatırlamıyorsam Namuslu Namussuz diye bir film vardı ve baş rolünde usta oyuncu Şener Şen oynuyordu. Filmde namusuyla şerefiyle parasını kazanan ve kimsenin parasında gözü olmayan bir memuru oynuyordu. Şerefli memurumuz kimseden itibar görmüyor sonrasında ise başına gelen hırsızlık olayı sonrasında "namussuzluğun" ne kadar itibar gördüğünü farkedince kendisi de "düzene" ayak uyduruyordu.



Son olarak "Sihirli Annem" adlı bir dizi vardı. Bu dizi tamamen kabala diye adlandırılan lanet öğretiyi çocuklara sevdirmeye dayalı bir diziydi. Herşeyin sihir ve büyü ile ne kadar "kolay" olduğu zihinlere aşılayaraki tertemiz beyinleri "sisteme" hazırlıyordu. Bir de bu peri diye adlandırılan varlıkların aynaları vardı ve bu aynalar vasıtasıyla herkesin özel yaşamına göz atıyorlardı.


Şimdi parçaları birleştirelim; Önce yalnızlık fikri zihinlere yüklenmişti sonrasında kimseye güvenilmeyerek yalnızlık iyice perçinlendi ve son olarak herkesin özel hayatı üzerine merak oluşturuldu.


Ne hikmetse hemen sonrasında beyinleri bu kodlarla dolu gençlerin karşısına "Sosyal Medya" adında bir oluşum çıktı.


 Şimdi Facebook'a bakalım; Hem yalnızlık gideriliyor ve sahte hesaplarla güvensizliğin ne kadar fazla olduğu gözler önüne serilip, herkesin fotoğraf albümleri didik didik inceleniyor ve Mark Zuckerberg adında bir çocuk milyarlarca doları cebe indiriyor. Sizce "Tesadüf" mü bunca şeyin üst üste geliyor olması.


Sosyal medya günümüzün en büyük istihbarat aracıdır. Hem kendi özel bilgilerimizi dışarıya gururla servis ediyoruz hem de kendimizi bu sanal aleme hapsediyoruz ·



The Lady in Red (Kırmızılı Kadın) figürü...

The Lady in Red (Kırmızılı Kadın) figürü...



Birçok yerde karşımıza çıkan kırmızılı kadın figürü kan,şiddet,zihin kontrolü,şeytan ve sex gibi çok çeşitli ve gizli anlamlar içermektedir.Bu büyüleyici figür istediği her şeyi yapabilen ve elde edebilen şeytani bir güce sahiptir ve tıpkı beyaz tavşan gibi sizi zevk ve sonsuz mutluluğun vaat edildiği sahte bir dünyaya davet etmektedir. Deccalin kullandığı en önemli araçlardan biri olan kırmızılı kadın şeytanın gizli silahıdır ve sizi kandırarak dünyevi zevkleri ilahi zevklere tercih etmenizi sağlar

Israil’in belası baal-İştar Akad mitolojisindeki bir tanrıça

Israil’in belası baal-İştar Akad mitolojisindeki bir tanrıça


123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Saffat suresi

Israil’in belası baal



Eski Ahit döneminde Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki Samilerin başlıca tanrılarından biridir. Bu ad daha sonra “efendi” ya da “sahip” ile eşanlam taşır oldu. Baal, doğayı yöneten ve onu dirilten bir Gökyüzü Tanrısı sayılırdı. Gökgürültüsü sesi, şimşekler oklarıydı ve yeryüzüne yağmur gönderirdi. Güneşin olumlu etkilerinden başlı başına sorumluydu. Öte yandan Verimsizlik ve Ölüm Tanrısı Mot ile tam bir uyumsuzluk içindeydi. Bazen bu savaşlarda Baal öldürülürse de, her zaman yeniden canlanırdı. Ölüp dirilen, bundan ötürü de doğa ve mevsimin verimliliğiyle sıkı bağlantısı bulunan birkaç Doğa Tanrısı’ndan biriydi. Genellikle silahlı, elinde mızrak tutan ve güneşin simgesi olan başında ışınlarda oluşma taç bulunan bir heykel biçiminde tanımlanırdı. Ona yüksek yerlerde ya dam üstlerinde ya da Midyanilerce Horeb Dağı’nda, Amalekitlerce Sina Dağı’nda ve Fenikelilerce Karmel Dağı’nda olduğu gibi dağ tepelerinde tapınılırdı. Boğa kutsal hayvanıydı. Baal inancı Fenikeliler aracılığıyla Kartaca’da yayıldı. Ancak, orada özellikleri çok daha sert Güneş Tanrısı Moloch’un ve ötekilerin nitelikleri içinde eriyip birbiriyle kaynaştı. 18. Sülale döneminde Mısır’da da Baal’a tapınıldı. Kendi tek tanrılı dinleri tam olarak gelişmezden önce Baal’a tapınmak, İbraniler arasında da zaman zaman güçlü bir yaygınlık kazandı.

Bildiğimiz kadarıyla İsrail halkı tarım ile uğraşan bir toplumdu. Tarım işleri onların yaşam kaynağıydı. Yani bugünün koşullarıyla değerlendirecek olursak maaşları, emeklilikleri ve sağlık sigortaları toprağın verimliliğine endeksliydi. Toprağın verimi düştüğünde veya kurak dönemler geldiğinde Tanrı’ya dualarla yakarırlardı. Fakat sabırlı bir şekilde dualarının yanıtını beklemektense, belki de fazla uyanık olduklarından dolayı, şanslarını bir de Baal tanrısı, yani fırtına tanrısı ile denerlerdi. Böylece halk uzun vadede hem Tanrı’dan uzaklaşır hem de toprağın düştüğü lanete esir düşerdi. Peki ya biz? Hayatımız dertlerle dolduğunda, Tanrı’nın yardımını gecikse de O’nu beklemek yerine hangi gizli putlara dönüyoruz acaba? Borca güvenmek mi, açgözlülük mü, şehvet mi, madde bağımlılığı mı, bizi Tanrı’dan uzaklaştıran ilişkiler mi?

İştar nedir
Akad mitolojisindeki bir tanrıça.

Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.

İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.

Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.

İştar'ın batı dillerindeki kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Eski dönemlerde batıda, haftanın her bir günü, birine ayrılarak Güneş, Ay ve beş yıldıza (bazıları aslında gezegen) tapınılıyordu. 'Saturday' olarak kullanımdaki İngilizce sözcük, Satürn gezegenine adanmıştı.

İştar'ın simgesi bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldızdır. Dikili tahta kazık, Meşe ağacı (bol yapraklı ağaçlar) ve Kırmızı gül İştar'ın diğer simgeleridir. İştar yıldızı ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle pentagram, (satanizm) simgesidir. 

İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İlk başta Baal'in annesi olan İştar, daha sonra ölen Baal'in reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmesiyle bu kez Baal'ın eşi olur. Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur.

Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi edebiyatta yeralan bazı efsanevi aşk konuları, batıda da başka adlar alarak, gerçekte Baal ve İştar'ın aşkını simgelerler. Kırmızı Gül'ün kırmızı ile bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması, insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir.

İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil’in en gözde tanrıçasıdır.


 Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir; İştar'a İnanna'nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. Kökeni kuzeybatı Semitik tanrıça Astarte'ye dayanır. İştar'ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.
İnanna Utu/Shamash'ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin'in kızıdır. Enlil'in dünyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler Sümerce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.
Tanrıça İştar Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır.
İştar'ın batı dillerinde kullanılan karşılığı, 'yıldız' anlamında 'star' (İngilizce), 'Stern' (Almanca)'dır. Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.


İştar'ın simgeleri arasında bugün çok yaygın olarak kullanılan beş köşeli yıldız, gül (özellikle kırmızı gül), kalp sembolü, dikili tahta kazık, meşe ağacı ve meşe yaprağı (bol yapraklı ağaçlar) ve kırmızı rengi, 5 ve 50 sayıları bulunur. İştar yıldızı pentagram ayrıca, güneş çemberinin içinde ters çevrilmiş şekliyle satanizm’in bir simgesidir. İştar'ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Venüs, Kibele gibi çeşitli adlar bulunur. İştar ilk başta Semiramis adıyla Nimrod'un (Marduk-Baal) eşidir. Daha sonra Semiramis dünyaya getirdiği oğlu Tammuz'un reenkarnasyon yoluyla ölen kocasının ruhunu aldığını iddia eder. Bu şekilde oğlu Tammuz'da en azından sembolik olarak kocası olmaktadır.
Kırmızı gül İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi bazı efsanevi aşklar, batıda başka adlar da alarak, gerçekte Baal ve Astarti (İştar) aşkını simgelerler. İştar'ın rengi olan kırmızı ile, bir savaş tanrıçası olan İştar'ın kan dökülmesini sağlaması ve insanları çatışmalarda kurban etmesi simgelenir. İştar kuzey Zazaca'da Astare, güney Zazaca'da ise İştar olarak adlandırılır Türkçe karşılığı ise yıldız demektir. 

Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL


Haç; T şeklindeki bir haç -Tammuz-BAAL

123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Saffat suresi






Haç; T şeklindeki haç sembolü Baal'ın diğer adı olan Tammuz'un baş harfidir. Haç'ın çeşitli şekilleri bulunur. Gamalı Haç (Svastika) uzak doğu dinlerinde kullanılan şeklidir.

Eski Mısır'da bulunan Tammuz sembollerinden biri olan crux ansata ( halkalı haç ) Tammuz'la İştar'ın cinsel birleşmesini simgeler. Bunun şekli, büyük T harfinin üzerine kondurulmuş oval bir çemberdir. Haç çeşitli şekilleriyle Tammuz'un adının baş harfinden oluşarak bu tanrıyı simgeler. Haç sembolü Hıristiyanlığa gerçekte Hıristiyan olmayan, fakat siyasi amaçlarla Hıristiyanlığı devlet dini haline getiren Roma İmparatoru Konstantin ile Hıristiyanlığın kutsal bir simgesi haline getirilip kullanılmaya başlanmıştır. Roma imparatoru Konstantin imparatorluk sınırlarındaki putperest ulusları dışlamamak adına, bunlara ait inanç ve gelenekleri Hıristiyanlıkla birleştirmiştir. Bu şekilde İsa'nın çivilendiği T şeklinde olmayan düz direğin, T şeklindeki bir haç olduğu inancı Hıristiyanlığın temel bir sembolü olmuştur. 
/* -----Bitiş-----*/