Sosyal Ağlarda Biz
English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle

1 Haziran 2015 Pazartesi

ÜMMETİN ÖMRÜ

ÜMMETİN ÖMRÜ

Peygamberimiz (sav)'den rivayet edilen dünyanın ömrü ile ilgili söz konusu sekiz hadis şöyledir:

İbni Asakir diyor ki: Ebu Said Ahmed b. Muhammed Bağdadi (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (ra)'dan O dedi ki, Resulullah (sav) buyurdu: Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için, gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişçesine  ŞU DÜNYANIN YEDİ BİN YILLIK ÖMRÜ MÜDDETİNCE SEVAP YAZAR.
İbni Abiyy diyor ki: Ebu İshak, İbrahim b. Abdullah Nebti, (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (ra)'dan O dedi ki, Resullullah (sav) buyurdu: DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDEN YEDİ GÜNDÜR. ALLAH TEALA BUYURDU Kİ: "SENİN RABBİNİN YANINDAKİ BİRGÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR." 
İbni Ebi Dünya, Zemmil Emel'inde diyor ki: Ali b. Said, Hamza b. Hişan'dan, O da Said b. Cubeyr'den rivayet ettiler ki, DÜNYA, AHİRET HAFTALARINDAN BİR HAFTADIR.
İbni Ebi Hatem, Tefsir'inde İbni Abbas'dan rivayet etti ki: DÜNYA, AHİRET HAFTALARINDAN BİR HAFTA OLUP, YEDİ BİN SENEDİR VE BUNUN ALTI BİNİ GEÇMİŞTİR.
İbni Abbas'dan sahih olarak nakledilen şöyle bir rivayet vardır. O DEDİ Kİ: DÜNYA YEDİ GÜNDÜR. HER BİR GÜN BİN YIL GİBİDİR. VE RESULULLAH (SAV) DE ONUN SONUNDA GÖNDERİLDİ.
Ashabı Kiramın gördüğü bir rüya Tabarani Kebir'inde diyor ki, Ahmed b. Nadr el-Askeri ve Cafer b. Muhammed-ül Feryabi nakletmişler ki; (Ravi silsilesi ile) Dakkak b. Zeyd-i Cüheni'den rivayet ettiler. O dedi ki: Ben gördüğüm bir rüya'yı Resullullah (sav)'e anlattım. Bu rüyada Peygamber (sav) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi. O BUYURDU Kİ: YEDİ BASAMAKLI GÖRDÜĞÜN MİNBER ŞU DÜNYANIN ÖMRÜ OLAN YEDİ BİN SENEDİR, BEN DE ONUN SON BİNİNDE OLACAĞIM.
İbni Abd-il Hamid, Tefsir'inde diyor ki; Muhammed b. Fadl, Hammad b. Zeyd'den, O da Yahya b. Atik'den, O da Muhammed b. Sirin'den, O da Müslüman olmuş kitap ehli birisinden rivayet ettiler ki:ALLAH, GÖKLERİ VE YERLERİ ALTI GÜNDE YARATMIŞTIR. RABBİMİN YANINDA BİR GÜN, SİZİN DÜNYA HAYATINDA SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR. VE DÜNYANIN ECELİ ALTI GÜNDÜR, YEDİNCİ GÜNDE KIYAMET KOPACAKTIR. ALTI GÜN GİTMİŞTİR VE SİZ YEDİNCİ GÜNDESİNİZ.
..........................
* İslâm bilginlerinin seçkinlerinden olan İmam Celâleddin Suyûtî, kıyâmet alâmetlerinden söz eden "El-Keşfü Fi Mücâzeveti Hazin…" adlı kitabında Peygamber (sav) Efendimizin şöyle dediğini haber vermiştir: “Bu ümmetin ömrü bin seneyi geçecek, fakat bin beş yüz seneyi aşmayacaktır.”

* İmam-ı Rabbânî (K.S) Hazretleri bir tespitte bulunur. Bu tespit şudur: 
Resûlullah (S.A.V)'in vefatı ile birlikte bu ümmetin evveli başlar, yani ilk beş yüz yıllık dilim. Bu dilim hicri 0–500 (miladi: 623–1123) yılları arasıdır.

Ortası yani ikinci beş yüz yıllık dilim hicri 500–1000 (miladi: 1123–1623) yılları arasıdır.
Âhiri, yani son dilim ise hicri 1000–1500 (miladi: 1623–2123) yılları arasıdır. 

 * Muhammed Erzincan-i Hazretleri (K.S) sohbetlerinde (11.02.2008 akşamı yaptığı sohbetinden) bu konuya değinerek;  Zatından nakil : “ Büyüklerden (Üstad’ımın verdiği isim hatırlanamadı) buyurdular ki :


Evvel saniye döner, 1400 de her şey tamam olur. Burada "sani" ikinci bin manasında, "evvel saniye döner" 

HADİSLERİN İŞARET ETTİĞİ ALAMETLER

HADİSLERİN İŞARET ETTİĞİ ALAMETLER




    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), kıyametten önce gerçekleşecek olan alametleri bundan 1400 yıl öncesinde hadis-i şeriflerinde detaylı olarak tarif etmiştir. 

     Buna göre; savaşlar, anarşi, fakirlik, cinsel dejenerasyon artacak; doğal afetler sıklaşacak; insanlar güzel ahlaktan uzaklaşacak; sahte peygamberler ortaya çıkacaktır. Tüm bunların ardından, Allah Hz. Mehdi’yi vesile kılarak İslam ahlakını bütün dünyaya hakim edecektir.

     Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde yer alan bu bilgilerin gerçekliğini bize gösteren en önemli delil, bu olayların vakti geldiğinde tam tarif edildiği şekilde ve birbiri ardına gerçekleşmiş olmasıdır. Hadislerde bildirilen çok sayıda alamet, 1979’dan 2006’ya kadar yaşanan -dünya tarihine oranla- kısa bir zaman dilimi içinde "birbiri ardınca" gerçekleşmiştir.

Afganistan’ın Rusya tarafından işgali (1979)

     “Talikan"a (Afganistan"a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala"nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah"ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi"sinin yardımcılarıdır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

     Hadiste Afganistan"ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan"ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir. Ayrıca bu rivayette Afganistan"ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan"da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

Dördüncü Sulh (Arap-İsrail Barışı) (1979)

     “Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder..."
(Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8)
Hadiste Hz. İsa ile birlikte yeryüzünde bulunacak olan Hz. Mehdi"nin alametlerinden biri haber verilmiştir. Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. İslam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979"da ABD-İsrail ve Mısır arasında Amerika"da Camp David"de yapılan anlaşma olduğudur. (En doğrusunu Allah bilir.)

Kabe’de Kan Akıtılması (1979)

     “Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif"i tavaf edecekler, sonra Mina"ya indiklerinde birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.” (Kıyamet Alametleri, s. 168-169)
     “İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina"ya indiklerinde büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)
     Hadislerde "onun çıkacağı yıl" cümlesi kullanılarak, Mehdi"nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, Hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır. Çok ilginçtir ki bu kanlı Kabe baskını da ahir zamanın başlangıcının ve Mehdi"nin çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir.
Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suudi askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

İran-Irak Savaşı (1980)

     Şevval ayında ayaklanma Zilkade"de harb konuşmaları, Zilhicce"de ise harb vaki olacak.” (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166)
     Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı"na karşı olan ilk ayaklanma, bilindiği gibi, hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)"de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.

Depremlerin Çoğalması

     “Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… depremler çoğalacak…” (Ramuz-El Ehadis, 476/11)
“Kıyametten önce iki büyük hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.” (Ramuz-El Ehadis, 187/2)

     Son birkaç yıl içinde meydana gelen büyük ve sürekli depremler, dünya kamuoyunun gündeminde devamlı olarak ilk sıralarda yer almaktadır. Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine bakılırsa 1999 yılında, yeryüzünde 20.832 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde yaklaşık olarak 22.000 insan hayatını kaybetmiştir.
(Afganistan ve Endonezya depremlerinde ölen yaklaşık 500 bin kişi bu istatistiklere dahil edilmemiştir)

     Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi tarafından yapılan ölçümlere göre;
1556 yılı ile 1975 yılı arasındaki 400 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı: 110 iken (5.0"dan büyük) 1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı 1685 olmuştur. (6.5"dan büyük) Bir başka deyişle, 400 yılda kayıtlara geçen deprem sayısı 110 iken, Hz. Mehdi"nin çıkış alametlerine işaret eden 23 yıllık dönemde 1685 deprem yaşanmıştır.

Mısır Meliğinin Öldürülmesi (1981)

     “Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...” (El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

     Mısır"ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi, bir "meliğin" öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır"ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat.
Enver Sedat 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir.

Ramazan Ayında Güneş ve Ay Tutulmaları (1981-1982)

     “Mehdi için 2 alamet vardır ki... Bunun birincisi, Ramazan"ın birinci gecesi Ay"ın; ikincisi de, Ramazan"ın ortasında Güneş"in tutulmasıdır.”
(El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

     “... Güneş"in oruç ayının ortasında, Ay"ın ise sonunda tutulması...”
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)
     “Ramazan"da iki defa tutulma olacaktır...”
(El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53)

     Hadislerde dikkati çeken en önemli nokta Ramazan Ayı"nın ortasında hem Güneş tutulmasının, hem de bir ay içinde "Ay"ın ve "Güneş"in iki kere tutulmasının gerçekte çok düşük bir ihtimal olduğudur. Bu, belli döneme denk gelmesi olasılığı açısından normal şartlarda gerçekleşmeyecek bir durumdur.
     Eğer bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse, rivayetler arasında çeşitli farklılıklar olduğu göze çarpar. Böyle bir durumda yapılacak en doğru şey, aynı olaya bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri tespit etmek olacaktır. Buna göre, hadis rivayetlerinin toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:

1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktır.
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.

     Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401"de) Ramazan Ayı"nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur.
     Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri-1402"de) Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.
     Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazan"ın tam ortasında DOLUNAY halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de son derece anlamlıdır.

     Bu olayların Hz. Mehdi"nin diğer çıkış alametleriyle aynı dönemde meydana gelmesi ve Hicri 14. yüzyıl başlarında, üst üste iki yıl (1401-1402) mucizevi bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu olaylar olabileceğini kuvvetlendirmektedir.

Şam Meliğinin Öldürülmesi (1982)

     “Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...”
(El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)
Şam kelimesi, yalnızca Suriye"deki Şam şehri için kullanılmaz. Şam Arapçada kelime anlamı olarak "sol" anlamına gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine şehirlerinin bulunduğu bölge) sol tarafında kalan ülkeleri ifade eder. Şam bölgesi yöneticilerinden de suikaste uğrayan çok sayıda kişi olmuştur.

Kuyruklu Yıldızın Doğması (1986)

     “Mehdi"nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (Kıyamet Alametleri, s. 200)

     “O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.” (El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)

     “O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.”
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

     Hadislerde belirtildiği gibi:
1986 yılında (Hicri 1406"da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır.
Hareket yönü doğudan batıya doğrudur.
1981 ve 1982 (1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır.
     Bu yıldızın doğuşunun da diğer alametler ile aynı zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğunu doğrular niteliktedir.

Tozlu Dumanlı Bir Fitne (2001)

     “Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek,
bunu diğerleri takip edecek...” (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)
Bu hadiste ise, Hz. Mehdi"nin çıkışından önce, tozlu ve dumanlı, karanlık bir fitnenin görüleceğinden söz edilmektedir. Fitne, "insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, savaş, azdırma, karışıklık, ihtilaf, kavga" gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Hadiste bu fitnenin ardında toz ve duman bırakacağı belirtilir. Ayrıca bu fitnenin "karanlık" olarak nitelendirilmesi, nereden geldiği belli olmayan, umulmadık bir olay olduğuna işaret kabul edilebilir. Bu açılardan bakıldığında söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri"nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen saldırıya işaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde de şahit olunduğu gibi, bu iki büyük terör olayının ardından büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarıp kuşatmıştır. Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun oluşmasına neden olmuş, hatta çevredeki insanların üzerleri tamamen bu tozla kaplanmıştır. Bu olay, hadiste haber verilen ve Hz. Mehdi"nin çıkışının bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanlı, karanlık fitne" olabilir.


Peygamberimiz ( S.A.V.)’nin Kıyamet alametleri ve Ahir zaman ile ilgili hadislerinde bildirilenlerden bazıları:

• Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.
• Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazılarına hücum ettiğinde..
• Allah apaçık inkar edilmedikçe Kıyamet kopmaz.
• Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur.
• Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.
• Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde.. kıyamet yaklaşmış olacaktır.
• Kıyamet yaklaşınca.. kadınla yolun ortasında cinsel münasebette bulunacak kadar haya ortadan kalkar.
• Cinayetler artmadıkça.. kıyamet kopmaz.
• Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır.
• Fırat nehri’nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın.
• Dünyanın harap olmuş yerlerinin imarı, imar edilmiş yerlerin tahribi kıyametin şart ve alametlerindendir.
• Mehdi için 2 alamet vardır.. Bunların birincisi, Ramazan’ın birinci gecesi Ay’ın ikincisi de ortasında Güneş’in tutulmasıdır.
• Mehdi’nin çıkmasından önce Ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır.
• Ramazan’da iki defa Ay tutulması olacaktır.
• O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görülecektir.
• O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.
• Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi ( geçiş yönü ) meşrıktan mağribedir( doğudan batıya doğrudur ) .
• İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina’ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar ka gölü içinde kalır.
• O ( Mehdi ) , Güneş’ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir.
• Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek..
• O’ndan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir.
• Şam ehli, Mısırlı kabileleri esir alacaklardır.
• Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır.. depremler çoğalacak..
• Kıyametten önce iki büyük hadise vardır.. ve sonra da zelzeleli yıllar.
• Yüksek yüksek binalar inşa edilmedikçe.. kıyamet kopmaz.
• Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır..Yüksek binalar yapmada insanlar birbiri ile yarışacak.
• Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır.. Zaman kısalacak ve vasıtalarla mesafeler kısalacak.
• Zaman kısalıp sene ay, ay hafta, hafta gün, gün saat, saat de ateş tutuşturacak kadar az bir zaman olmadıkça kıyamet kopmaz.
• Kişiye kamçısının ucu konuşmadıkça … kıyamet kopmaz.
• Kişiye kendi sesi konuşmadıkça… kıyamet kopmaz.
• O günün alameti: Semadan ( gökyüzünden ) bir el uzanacak ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir.
• O günün alameti semada ( gökyüzünde ) uzatılmış ve insanların kendisine bakıp durduğu bir eldir.
• İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz ölçek bulacaklar.. İnsan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir… Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek.
• Onun zamanında… ömürler uzayacaktır.

MUHYİDDİN-İ ARABİ

MUHYİDDİN-İ ARABİ


MUHYİDDİN-İ ARABİ

ŞECERETÜ’N-NU‘MÂNİYYE FÎ DEVLETİ’L-‘OSMÂNİYYE

Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî Hazretleri’nin, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Yetmiş Sene Önce Kaleme Aldığı; “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-‘Osmâniyye” Kitabı’nda, Osmanlı’nın Zuhuruna Dair Esrarengiz İşaretler


Hazret-i Ali -radiyallâhu anh-in Şeyhü’l-Ekber Hazretleri’ne Verdiği İşâretler:

Şeyhü’l-Ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-Osmâniyye” kitabında, henüz kurulmamış olan “Devletü’l-‘Osmâniyye” hakkındaki bu bilgileri nasıl elde ettiğini ve hangi amaçla bu eseri te’lif ettiğini açıkça ortaya koyarak; “Allah’ın, bana; ‘Elif. Lâm. Mîm. Rumlar mağlûb oldular. Arzın size en yakın yerinde. Amma onlar bu yenilgilerinden sonra mutlaka gâlip geleceklerdir. Birkaç yıl içinde. Önünde de, sonunda da emir Allah’ındır. O gün mü’minler sevineceklerdir. Allah’ın yardımı ile. O, dilediğine yardım eder. O Azîz’dir, Rahîm’dir.’(7) buyruğu hakkında tevdî edeceği gizli sırlara vâkıf olmayı murâd edince, murâkabe hâlinde (onu) Ali -kerremallâhu teâlâ vechehû-ya sordum. Onu bana apaçık bir izâhla cevaplandırıp; ‘Onun adı ‘Şeceretü’n-Nu‘mâniyye’ (soy şeceresi) ile konur!’ buyurdu. Ben de (onun) ‘Devletü’l-‘Osmâniyye’ zamanında vâki olacağını öğrenince, sana onlardan hilâfeti kâ’im kılacak olan kimseye ve her birinin zamanına, hilâfetine ve askerlerine dâir, bu hususta söylenebileceklerin tümünü deşip ortaya çıkarmayı arzuladım.”(8)

Soy Silsilesinden Olan ve “Halîfelik Tılsımı”nı Elinde Bulunduran “Sîn” Kimdir?

Şeyhü’l-ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye”sinde ilk olarak “Tılsım sâhibi ilk ‘Sîn’”in varlığından söz ederek,(10) bugün herkesin çok iyi tanıdığı “ilk Selîm”den, yani târihe “Birinci Selîm” olarak geçen Yavuz Sultan Selîm’den bahseder ve “onun cülûsu”nun “Mim’den sonra” olacağını söyleyerek;(11) onun tahta geçişinin kendisinden önceki en büyük hükümdâr olan Fâtih Sultan “Mehmed”den daha sonra olduğuna işaret eder. Bu şifreye göre “Mim”den, yâni “Mehmed”den sonra tahta geçecek olan “Sin” yâni “Selim”; bir “tılsım”ın da sahibidir. Peki ona verilen bu “tılsım” nedir? Hazret cümlenin devamında işte bu sırra işaret edip, sözünü ettiği “Sin”in, bugün târih sayfalarına geçen en büyük ve en açık fiilinden haber vererek, “onun için en büyük tılsım”ın “hilâfet işi” olduğunu söylemektedir.(12)

İşte bu apaçık keşfiyle Şeyhü’l-ekber -kuddise sırruh- Hazretleri, zuhûrundan yaklaşık üç asır önce, hilâfetin Osmanlılar’a bu “Sin”; yâni “Selîm” sayesinde geçeceğini îlân etmiştir.

Şimdi de Hazret’in, içinde bulunduğumuz bu karanlık devirden, Hazret-i Mehdî’nin gönderilişine kadar zuhur edecek olan hâdiseler hakkındaki son sözlerine kulak verelim.

O’nun ifâdesine göre, Osmanlı Devleti yıkılıp da insanlar bu duruma düştükten sonra; “Rum, doğuyu ve batıyı birleştirerek mülkü ele geçirir. Böyle olunca da, Zemzem’le Safâ arasından büyük ‘Mim’ zuhûr eder ve lâtif olan ‘Ğayın’da kâim olup, kendisine biat edilir. Sonra kullara vaadedilen gelir ve zulüm ve kötülükle dolduktan sonra yeryüzüne tekrar adâlet yerleşir. ‘Son’un zuhûruyla ilk ‘Mim’in hükmü yeniden doğar ve onunla yeryüzü yeniden canlanır.”(39)

MUHYİDDİNİ, ARABİ, 800 (SEKİZ YÜZ) SENE ÖNCESİNDEN ŞUNLARI HABER VERİYORDU:

Büyük İslam alimi ve Tasavvuf Piri Şeyhül Ekber Muhyiddini Arabi Hazretleri (1164-1240), yazdığı "Dürri Meknun" kitabında, tam 250 (iki yüz elli) sene öncesinden Kostantin şehrinin Müslümanların eline geçip İstanbul'a dönüşeceğini, hem de 800 sene sonra zuhur edecek Hz. Mehdi'nin doğum tarihini vererek büyük bir keramet ve beşaret göstermiştir.

"(Hz. Mehdi Batıdan zuhur eder.. "Rahim"in "mim"i tarihinde doğmuş olur. Lakin, Kamer Tulu' ettiği (doğduğu) zamanda talii (Yıldızı) Saadet burcunda iken...... "Beni Asferi" helak edip İstanbul'a girecek....."

Cümel-i Ekbere göre: Ra:502, Ha:606, Ye:575, Mim:333 değerine sahiptir. Bu değerleri toplarsanız 2016 değerini verir.

"Beni Asfar",Yahudiler değildir. Rum suresinin tefsirine bakarsanız "Ben-i asfar"ın rumlar yani romalılar olduğunu görürsünüz. Yine Bizans üzerine yapılan Tebük seferini incelerseniz bir kısım münafıkların neden sefere katılmadıklarını izah için "Kadınlara zaafiyetim var. Ben-i Asfarın kadınlarını görüp fitneye düşerim" şeklinde bahaneler ileriye sürdüğünü görürsünüz.

"Tulu etmek" fiili "birden bire zuhur etmek, doğmak" anlamındadır. "Doğmak" fiilinin bildiğimiz "doğum" fiili ile ilgisi yoktur. Zuhur etme anlamındadır.

Şeyhül Ekber Muhyiddin-i İbn-i Arabi -kuddise sırruh-’nin Fütuhat’ül Mekkiye’sinin 66. babında Mehdi şöyle anlatılmaktadır:

“Allah’ın bir halifesi daha vardır ki, yeryüzü zulüm ve haksızlıklarla dolu olduğu zaman zuhur edecektir. Yeryüzünü adalet ve sükûnetle dolduracaktır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yolundan gidecektir. O hiç yanılmayacaktır. Çünkü onun, görmediği yerde doğrultan meleği vardır. Hakkı ayakta tutanlara yardım edecek, dediğini yapacak, bildiğini söyleyecek,

Allah ona o kadar güç verecek ki, bir gece içinde zulmü ve ehlini ortadan kaldıracak, dini ikâme edecek, İslâm’ı ihya edecek, önemsenmez bir hale geldikten sonra ona tekrar kıymet kazandıracak, onu ihya edecek.

Asrında cahil, bahil ve korkak olan bir adam, hemen âlim, cömert ve cesûr olacak. Kendisine karşı geleni ve kafa tutanı perişan edecek. Dini, Resulullah’ın -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.

Mehdi İstanbul şehrini Süfyan’ın elinden alacak. Düşmanları, ehli içtihad alimlerinin mukallidleri olacak. Çünkü onlar, Mehdi’nin kendi imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler. Onun kılıncı kardaşlarıdır. Kılıncından korktukları için ister istemez hâkimiyetine boyun eğecekler.

Onun açık düşmanları fukaha olacak. Elinde kılıncı yani kardaşları olmasa idi katliyle fetva verirlerdi. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek, onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler.”

Muhyiddin İbnül Arabi ks hz. mehdi zuhur ettiğinde ilk işinin yanaklarında sakal olmayan Arabistana hakim olan bir taifenin kökünü kazımakla işe başlayacağını haber vermiştir. Bu taife şu anda Vehhabilerdir. Yanaklarında sakal yoktur. Kılıçtan geçirme işlemine Mekkeden başlayacak.

ABDULLAH GÜRBÜZ BABA HAZRETLERİ

ABDULLAH GÜRBÜZ BABA HAZRETLERİ



Abdullah Baba hazretleri sohbetlerinde, ki kendisi 2004'te vefat etmiştir, ortadoğunun (Mısırın, Libyanın, Suriyenin vs.) karışacağını, bu karışıklıktan sonra Mehdi Resul'ün çıkacağını defaatle anlatmışlardır. Günümüze bakınca bu "karışıklığın" bugün gerçekleştiği görülmektedir.


O size ansızın gelecektir (Kıyametin aniden meydana geleceği gibi Mehdi As. da aniden zuhur edecektir.)



* "Şu anda Mehdi Ali Resul, henüz kendisinin Mehdi As. olduğunu ve maneviyattaki derecesini bilmiyor." (Demek ki Abdullah babaya göre Mehdi As. dünyada... Abdullah Baba Hz.lerinin ahirete irtihal -vefat- tarihleri 2004'tür...)

Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şeriflerinde, “Beni Asfar zuhur etmeyince Mehdi çıkmaz” buyurmuştur. Şu anda Mehdi Âli Resul henüz kendisinin Mehdi Ali Resul olduğunu ve maneviyattaki derecesini bilmiyor.

Mehdi Ali Resul hâlâ tahsiline devam etmektedir. Üstadımız bir defasında: Evladım insanlara Mehdi şu desem, kimse inanmaz. Hatta “Âlim” diye bilinen pek çok insan ona karşı gelecek muhalefet edecek, buyurmuşlardır.


* "İnsanlara Mehdi As şu şahıs desem, kimse inanmaz. Hatta 'Alim' diye bilinen pek çok insan ona karşı gelecek muhalefet edecek.. 'Allah’ın Kitabını kendilerine göre yorumlayarak, O’na delil olarak gösterecekler. O’na karşı Kur'an üzerinde savaşacaklar'..."
Rasulullah (sav) Mehdi Âli Resul için “Halifetullahtır” (Allah’ın Halifesidir) buyurmuştur (Ramuz el-Ehadis s.48/1). Ancak Mehdi Ali Resul zuhur ettiğinde âlimlerin oybirliği ile halifeliğe seçilecektir. Bundan sonra da biatleri kabul edecektir.

* "Biatler Mehdi Ali Resul kendisi istemediği halde yapılacaktır. Bu da bize gösteriyor ki Mehdi Ali Resul kendisini hiçbir zaman mehdi olarak ilan etmeyecektir. İnsanların gelip 'alametler sende bulunuyor' demelerine rağmen o yine de bu görevi kabul etmeyecektir. Çünkü bu görev pek ağır sorumluluk istemektedir..."

İmam-ı Cafer-i Sadık Hz.leri de bu konu ile ilgili şöyle buyurmuştur; “Doğrusu Kaim’imiz kıyam ettiğinde, Rasulullah’ın cahiliyet dönemindeki halktan gördüğü muamelelerden daha şiddetlisi ile karşılaşacaktır.

— Bu nasıl olacak diye sorulduğunda, şöyle buyurmuştur. 

— Rasulullah geldiğinde halk taşlara, kaya parçalarına ve tahta parçalarına tapıyordu. Ama Kaim’imiz kıyam ettiğinde halk Allah’ın Kitabını kendilerine göre yorumlayarak, O’na delil olarak gösterecekler. O’na karşı Kuran üzerinde savaşacaklar.

* "Hz. Mehdi uzun bir dönemden sonra Mekke’de Kabe’nin kenarında zuhur edecektir. Peygamber Efendimizin (sav) bayrağı, kılıcı, sancağı ve gömleği ondadır. Melekler vasıtasıyla O’na yardım edilecek, İslam düşmanlarını öldürecek ve zalimlerden intikam alacaktır. Mehdi Ali Resul ilk biatleri Hacer-ül Esved ile Kabe arasında kabul edecektir. O’na ilk biat edenler O’nun ashabı olacaktır. Sayıları 313'tür. Bedir Ehli’nin sayısı kadar... 50'si kadındır. Ashabının isimleri ve sayıları belirlenerek kendisine emanet edilmiştir. Allah onları bir Cuma gecesi Mekke’ye toplayacak. O cumanın sabahı hepsi Mescid-ül Haram’da bir araya gelecekler. ...  Onlar necip kişilerden, hakimlerden, yönetici ve din bilginlerinden oluşur."

* "İlk biatleşmenin ardından Mehdi Ali Resul Şam’a (Dımaşk'a) gelecektir. İsa As.ın zuhuru da Şam’da olacak.  "İsa As.'ın İslam’ın dünyaya hakimiyetinde çok büyük katkıları olacak. Pek çok mucize gösterecek.

* "Önce Mehdi Ali Resul’ün en büyük mücadelesi Deccal ile olacak. Deccal de şu anda hayattadır ve İsrail vatandaşıdır. O da kendine göre çeşitli istihraçlar (sihir) gösterecek, pek çok insan ona tabi olacak. (Yahudiler ve en çok da kadınlar ona inanacak) Ona yardım edecekler. 

Ülkemizde deprem olacak, birçok il hasar görecek, İzmir yerle bir olacak.

İsrail Suriye’yi almadıkça Mehdi çıkmayacak. Daha sonra İsrail Hatay’dan vuracak. Orada bulunan Amik Ovası kan gölüne dönecek. Medine İsrail tarafından vurulacak. Filistin ve Lübnan da çok zayiat verilecek,

"Türkler önce Yahudi’den tarafa olacaklar sonra Yahudiler tarafından Müslümanlar tarafına geçecekler. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden insanlar; 'Biz de Yahudi’yi ülkemizden çıkaralım' deyip orada toplanacaklar. Tam bu esnada Yunan Türkiye’yi vuracak. Hatta Boğaz köprülerini ve Marmara'daki büyük sanayi tesislerini hep vuracaklar. Amik Ovasında savaşmaya gelen Türklerden bazıları; Aman İstanbul’u vurmuşlar. İstanbul elden gidiyor. Eyvah! Malımız mülkümüz elden gidiyor deyip savaşı terk edecek. Bir kısım ise kalıp Yahudileri yok etmek için savaşacaklar. Afganistan’dan siyah bayraklılar gelip Mehdi As'a yardım edecekler."

Savaşta Türkler, yenilecekler onları Asyalılar kurtaracak. Türkiye ve Rusya üç gün işgal edilecek.

* "Türki devletlerden de Mehdi’ye asker gelecek. İstanbul Mehdi Ali Resul tarafından yeniden fethedilecek. Mehdi Ali Resul döneminde İslam’ın başkenti Konya olacak. Bütün mezhep ve tarikatları bir çatı altında toplayacak..."


* "Mehdi As.'ın komutanları başka yerlerden olacak. Yalnız Konya’dan değil, ancak Mehdi Ali Resule yardım etmek için tüm komutanları Konya’da toplanacaklar..."

Konya İslam’ın başkenti olacakmış, deyince. Abdullah Baba Hz.leri cevaben şöyle buyururlar: 

— Evladım komutanlar başka yerlerden olacak. Yalnız Konya’dan değil, ancak Mehdi Âli Resule yardım etmek için tüm komutanlar Konya’da toplanacaklar.

Mehdi Ali Resul’ün en büyük mücadelesi küfrün başı olan fitnenin en büyüğü, Deccal ile olacak. Deccal de şu anda hayattadır ve İsrail vatandaşıdır. O da, kendine göre çeşitli istidraçlar (sihir) gösterecek, pek çok insan ona tabi olacak. 

Mehdi Resule de Merih yıldızındaki cinliler yardım edecek. Merih yıldızında suret halinde gözüken cinler var, insan suretinde inip yardım edecekler. Hatta Mehdi Resul gelmeden önce Amerika Merih yıldızına uzay aracı ile gidecek. Orada bulunan cin taifesinin UFO olarak bilinen kendilerine göre araçları var. Merih yıldızındakiler cin taifesidir. Amerika onların binitlerini vuracak, ama içindekiler latif oldukları için kaybolacaklar. Orada işleri çok zor olacak.

Mescidi aksanın altı boşaltılıyor orayı da patlatacaklar. Ancak orayı cin ve ifrit taifesi yaptı. Onlar orayı koruyacaklar patlayan bombalar, ancak kendilerine zarar verecek.

Savaş anında bir füze düşeceği zaman Allah’ın izni ile dur diyecekler, tekrar geri yerine gönderecekler. “Barut su olacak”tan kasıt o dönemdeki en ileri teknik savaş aletleri hiçbir varlık göstermeyecek anlamında kullanılmıştır. 

* "Deccal’ın kellesini Topkapı sarayında bulunan Davud As.'ın kılıcı ile Mehdi Ali Resul kesecek. Zira o kılıcı Davud (as) kendisi elleri ile yapmıştır. Ve kılıcın üzerinde İbranice “bu kılıç ile Davud, Callut’tun kellesini kesmiş Mehdi de Deccal’ın kellesini kesecek” yazılıdır. Deccal yeryüzünden kalktıktan sonra, İslam bütün dünyaya hâkim olacak. Asr-ı Saadet dönemi gibi bir yaşantı başlayacak .


Mehdi Ali Resul zamanında ilim çok ilerleyecek, yıldızlar arası seyahat olacak, araba ve taşıtlar havada uçacak aynı Süleyman (as)’ın koltuğu ile havada gittiği gibi.Yecüc ve Mecüc denilen kavim Çinlilerdir, çok büyük bela olacaklar.

Yecüc ve Mecüc denilen kavim Çinlilerdir, çok büyük bela olacaklar.

Dünyada az bir kafir kalacak ve tüm dünyaya Müslümanlar hakim olacak. ABD, Müslüman olacak birçok Avrupa ülkesi Müslüman olacak. Avrupa  İslam’a hamile, Türkiye ise Avrupa’ya. İslam’ın gür sedası Avrupa’dan gelecek. Özellikle Almanya ve Hollanda Allah’tan bir mani olmaz ise kesin Müslüman olacak. Avrupa da ki kiliseler zamanı geldiğinde hep cami olacak.  

Bir rivayette yedi yıl sürecek olan bu devirin son zamanlarında yine bozulmalar ve yanlışlar başlayacak... 

KANLI AY TUTULMASI KEHANETLERİ

KANLI AY TUTULMASI KEHANETLERİ

14 Nisan 2014 Tarihiyle Başlayan Olağanüstü Hareketler Müslümanlar İçin Ölüm Kalım Savaşının Başlangıcıdır...

Eğer Müslümanlar Uykuya Devam Ederse Uzun Bir Fetret Dönemi ve Büyük Kırımlara Ve katliamlara Hazır Olmalılar! Lüzumsuz Kadercilik Allah'ın Emirlerinin Önüne Geçmesin! İnançlı ve Tedbirli Olunmalı, Düşmanın Silahlarıyla Kuşanmalı... Emir Böyle Değilmi?

Siz Allah'ın İpine Sarılmalısınız!
..

Eğer Müslümanlar Uykuya Devam Ederse Uzun Bir Fetret Dönemi ve Büyük Kırımlara Ve katliamlara Hazır Olmalılar! Lüzumsuz Kadercilik Allah'ın Emirlerinin Önüne Geçmesin! İnançlı ve Tedbirli Olunmalı, Düşmanın Silahlarıyla Kuşanmalı... Emir Böyle Değilmi?

4 KANLI AY TUTULMASI'NIN ARDINDAN ARMAGEDDON SAVAŞI MI BAŞLIYOR, TÜRKIYE SURIYE'YE SAVAŞ MI ILAN EDIYOR! 

4 Ay Tutulması’nda neler olabileceğini anlatmadan önce,
4’lü Ay Tutulması’nın ne olduğunu açıklayalım.

Yahudiler daha önce yapmış oldukları planlarını art arda gelen 4’lü Ay Tutulmaları’nın olduğu dönemlerde gerçekleştiriyor.
Tarih tekerrürden ibarettir başka mevzuu lakin yaşanan olaylar silsilesine baktığımızda olanların basit birer komplo teorisinden de öte ve dahi tesadüflere sığınılamayacak kadar hakiki gerçeklerle bezelidir ki bizim inancımızda "Tesadüf" yoktur. Çünkü her şey bir hesap üzerindir.

Biz bu Ay Tutulmaları’na "KANLI AY TUTULMASI" diyoruz ve sebeplerini biliyoruz. Ayrıca Ay’ın tutulma anında "KIRMIZI" renkte olması neticesinde kendilerinden olmayan birçok insanı öldürerek uydurdukları kehanetleri şeytani ritüel niteliğinde gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye de devam edecek olmalarıdır. 

9 Nisan'ı 10 Nisan'a bağlayan gece itibariyle Mars, Güneş ve Dünya aynı hizaya gelecek ve bu hizalanma 14 Nisan'a kadar devam etti.

Biz daha önceki yazılarımızda ayın ondördünden itibaren dünyanın bazı şeylere gebe olduğunu ve insanları ve özellikle devleti yönetenleri bilgilendirmiştik. Ve demiştik ki:
"Bu dönemde sinirler gerilebilir, kavgalar, çatışmalar ve savaşlar çıkabilir. O tarihten bu güne dek dünyada insanlar cinnet geçiriyor, ölümler ve suikastlar hem karada, hem yeraltında, hem havada, hem de denizlerde devam ediyor. Dünyada görevlilerin görev yerlerine geçtiklerini ve emir beklediklerini de söylemiştik. Bunları yeniden tekrarlıyoruz. Insanları iman dairesinde toplanmaya, Abdestli gezmeye ve imani ve İbadi görevlerine sıkıca sarılmalarını, samimi olmalarını, Allah'ın men ettiklerinden uzak durmalarını, emirlerine harfiyen uymalarını vazifemiz icabı hatırlatıyoruz." 

Şimdi, 778 günde bir yaşanan Astrolojik olayda Mars ile Dünya'nın Güneş'e olan hizaları arasında yaklaşık 87 milyon kilometre olacak.

Gökyüzündeki şölende Ay 'kan kırmızısı'na dönüşücek, Güneş ise kararacak. Mars, gece gökyüzünde sıradan bir gecede görebileceğiniz en parlak yıldızdan tam 10 kat parlak gözükecek. 

NASA'nın, Tetrad denilen 4 Ay Tutulması'nın da yaşanacağı 28 Eylül 2015'e kadar olan süreçte Ay'ın kan kırmızı görüleceğini açıklaması, Hristiyan dünyasında paniğe neden oldu.

Çünkü 4 Kan Kırmızı Ay, Hristiyanlar'a göre kıyametin habercisi. Muharref Kral James İncil'inde Hz İsa'nın kıyamet kopmadan önce dünyaya ikinci kez geldiği zamanın 'Gökyüzünde 4 Kan Kırmızısı Ay' görülecek' şeklinde ifade edilmesi, kıyamet senaristlerini harekete geçirdi.  

NASA'nın, bu yılki gibi Tetrad'ın 500 yılda 3 kez yaşandığına dikkat çekmesi bile paniği yatıştırmaya yetmedi. Biz ise an doğrusunu Allah c.c. bilir diyoruz. Ve inandığımız amel üzere temkinli ve tedbirli olmamız gerektiği hususunu bildirmek istiyoruz...

HER BİRİNDE DİN SAVAŞLARI ÇIKTI ve
DÜNYADA ÇOK INSAN ÖLDÜ, HARİTALAR DEĞİŞTİ....
 


Son iki bin yılda yaşanan 4 Kırmızı Dolunaylı tutulmaları değerlendiren ABD'nin Teksas eyaletinin San Antonio Kilisesi Papazı, yazar John Hagee, "her birinde Dünya'da felaketler meydana geldi" diyor.

Tutulmaların olduğu dönemlerde İsrail ile ilgili meydana gelen tarihi olaylar.

***** İspanya Engizisyonu - Yahudi Göçü *****
İspanya'da yok edilmek istenen binlerce Yahudi, II. Bayezid'in gönderdiği gemilerle Osmanlı topraklarına sığındı... ( The Spanish Inquisition - 1492)
 


4 Tutulmanın Tarihi ise:

* Passover, April 2, 1493
* Sukkoth, Sept. 25, 1493
* Passover, March 22, 1494
* Sukkoth, Sept. 15, 1494

***** Arap - İsrail Savaşı *****
1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla bütün Arap Ligi ülkelerine sıçrayan Arap başkaldırısıyla ortaya çıktı. (The War of Independence - 1948)
 


4 Tutulma Tarihi
* Passover, April 13, 1949
* Sukkoth, Oct. 7, 1949
* Passover, April 2, 1950
* Sukkoth, Sept. 26, 1950

***** 6 Gün Savaşı *****
5 Haziran 1967'de İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan ve 6 gün süren savaş. (The Six Day War - 1967)
 


4 Tutulma Tarihi
* First Day of Passover, April 24, 1967
* First Day of Sukkoth, Oct. 18, 1967
* First Day of Passover. April 13, 1968
* First Day of Sukkoth, Oct. 6, 1968

***** Şimdiki 4’lü Tutulma Tarihleri ***** 

* First Day of Passover, April 15, 2014
* First Day of Sukkoth, Oct. 8, 2014
* First Day of Passover, April 4, 2015
* First Day of Sukkoth, Sept. 28, 2015

1. Tutulma, 15 Nisan 2014
2. Tutulma, 8 Ekim 2014
3. Tutulma, 4 Nisan 2015
4. Tutulma, 28 Eylül 2015


********** ARMAGEDDON SAVAŞI ********** 

Özellikle 2014 ve 2015 Yılları İsrail'in Hesabına Göre Çok Önemli... 
...
İsrail 14 Mayıs 1948'de kuruldu ve 2014, İsrail’in 66. kuruluş yıldönümüdür.
...
İkiz Kuleler’in olduğu yere Hz Davud’un mührü olarak bilinen Sion yıldızını simgeleyen Özgürlük Kulesi inşa ettiler, inşaat 2014’te bitti. 
..
Yahudiler’in İzryehosa ismindeki büyük planına göre kral Yehova, 2014’te gelecek ve Büyük İsrail İmparatorluğu kurulacak.
..
4 Kanlı Ay'da Süleyman Mabedi'ni inşa edip Büyük İsrail İmparatorluğu'nu kurmak istiyorlar.  
..
Bunun için de Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra'yı yıkmayı planlıyorlar.
..
1 Dolar'ın üzerindeki Piramit'i hatırlayın. Piramit'teki boşluk, yarım kalmış bir Dünya Düzeni'ni simgeliyor. Piramit'in tamamlanması için gerekli gördükleri: 
* Süleyman Mabedi.
* Kral Yehova. 
* Vaad Edilen Topraklar. Vaad Edilen Topraklar'ı, iki nehir arasında sanmayın, Yahudiler, tüm Dünya'nın kendilerine vaad edildiğine inanıyor.

**********

15 NİSAN - 8 EKİM 2014'TEKİ KIRMIZI AY TUTULMALARI 

* Din savaşı (ARMAGEDDON SAVAŞI)
* Dünya'nın büyük şehirlerinde ayaklanmalar. (İç Savaş)
* Ateş ve yangın. (Maden, Deprem ve Ateşli Chemtrail)
 


4 NİSAN - 28 EYLÜL 2015'TEKİ KIRMIZI AY TUTULMALARI 

* Devletlerin bölünmesi. (Griffin Tarpley: Yeni Osmanlı Yalanı)
* Göçler (Deprem-Tornado-Kuraklık-Kıtlık-Susuzluk-Yeraltı Çökmeleri) 
* Salgın hastalıklar. (Kanser-Veba-Gripler-Zombi Projesi)

**********

Dünyada Devletlerin Eli Tetikte: "İlk Kurşunu Kim Atacak Acaba! 

- Türkiye'yi Suriye Ile Olası Bir Savaşa Tutuşturup Dünyanın Fitilini Ateşlemek mi İstiyorlar,
- Yoksa Ukrayna-Rusya mı,  
- Acaba Direkt Olarak İran-İsrail Savaşımı Planlanıyor!
- Yoksa Kuzey-Güney Kore Savaşı,  
- Çin-Japonya...

Anlaşılacağı gibi herkesin eli tetikte bekliyor! 

İlk aklımıza gelen, Gelecek Ay Tutulmalarının birinde Türkiye ile Suriye’yi savaştırıp Armageddon Savaşı’nı başlatabilirler mi?

Armageddon, Hadis-i Şerifler’e göre Hatay’dır, bir başka rivayete göre Kudüs ve Yafa bölgeleridir.  

Türkiye, Suriye ile savaşıp Suriye’yi işgal edince, “Türkiye, emperyalist emelleri için Suriye’yi işgal etti” diyerek bir kamuoyu oluşturacak, içerden ve dışardan Türkiye’ye saldıracaklardır mı?


Türkiye’de bilindiği gibi 126 NATO Üssü ve Patriot’lar vardır.  

Patriot’lar Hatay’ın çevresindedir ve menzili 80 kilometredir, 3 bin kilometre uzaklıktaki İran ile ilgileri yoktur. Olası savaşta Türkiye’nin içindeki ve dışındaki 500 bin El Kaide ve 50 bin PKK militanını da kullanıcaklardır. Geçtiğimiz Ocak ayında, Irak Tv’ye 500 Bin militanı olduğunu açıklayan El Kaide, Türkiye’yi ve İstanbul’u alacağız dedi.

Türkiye, Suriye ile savaşırken, Mescid-i Aksa’yı ve Kubbet-üs Sahra’yı yıkacaklardır ve Süleyman Mabedi’ni inşa etmeye başlayacakladır.  

Türkiye'de liderlere suikastlar, gezi vari olaylar, depremler, yeraltı madencilik operasyonları, yıllardır beslenen PKK ve bazı örgütlercede iç savaş bu zamana kadar ucu gösterilip tam uygulamaya konulmayan büyük oyunlardır. Başka oyunlarda var. Sürekli A, B, C planları masada tutuluyor. Nasıl ki Ukraynayı AB'ye almalardan Rusyayı köşeye kıstırdılarsa, Türkiyeninde yıllardır oyalanmasının büyük sebepleri olduğunu biliyoruz.

Hiç üretmeyen Yunanistan, Bulgaristan v.s AB çatısı altında, korunup kollanmıyor mu? 

Türkiye'nin o çatı altında olmamasının sebeplerini de biliyoruz ki İsrail'in Süleyman Mabedi’ni en geç 2015’te bitirme gibi bir planları olduğu anlaşılıyor. İsrail bunun Fragmanını bile yayınladı.. Demek ki Süleyman Mabedi yapılmadan Türkeyi AB çatısı altına alıp eritilmeyecek!

HAARP ve Chemtrail Sprey teknolojileriyle kuraklık, kıtlık, susuzluk, depremler, yeraltı maden operasyonları, tornado, tsunami ve depremler oluşturmak, bu sayede insanları göçe zorlayıp savaşmadan topraklara sahip olma düşünceleri var.  

Hep aynı yerlerde deprem yapmalarının sebebi, diğer fay hatları üzerinde baskı kurmaktır. On beş yıl önce bunların bir kısmını "YAŞAM ENERJISI KITABI"nda yazdık.. Oysa!!!! Okuyanlar bilirler, okumayanlar sadece "Kuru Tepki"ler vermeye ve her olaya hakaret etmeye devam edeceklerdir!!!! Çünkü, aklı olmayanın elinde sadece küfür vardır... O kadar!

Hiç bir şey sürpriz, hiç bir şey hesapsız, hiç bir şey tesadüf değildir! Her şey bir hesap üzerindedir. Şimdi 4 Ay Tutulması’nın ortasında bir de Güneş Tutulması var. Ateşli ve siyah dumanlı Chemtrail Sprey çıkarttılar ve söylenenlere göre bu yeni sprey, DNA değiştiriyor. Güneş Tutulması’ndan sonra bu spreyleri kullanıp insanları zombilere dönüştürebilirler, bu bahaneyle de milyonlarca insanı ortadan kaldırabilirler.  

CNN’in sahibi Ted Turner tarafından yaptırılan Georgia’daki Rehber Taşları üzerindeki ilk emir, “insan nüfusunu, doğayla orantılı olarak 500 milyonun altında tut.”  

Çin Ulusal Savunması resmi gazetesinin haberine göre ABD ve İsrail, Yahudi olmayan herkesi yok edebilecek genetik biosilah üretiyor.

Afrika’da 35 milyon kişi, AIDS hastalığından öldü.  

Benzer bir durum diğer ülkeler için de geçerli olabilir, çünkü kuraklık, susuzluk ve kıtlığa neden olan yeni iklim şartları yakında buraları da Afrika gibi yaşanılmaz bir yer haline getirebilir, bize getirecekleri tohumlar ve ürünlerle, buralarda öldürücü bir hastalık yayabilirler.

Bir zamanların en çok izlenen dizilerinden biri olan Heroes dizisine göre Heroes'taki DNA'sı değiştirilmiş özel güçlere sahip insanlar, Güneş Tutulması esnasında güçlerini kaybediyor, tutulma bittikten sonra güçlerini yeniden kazanıyor. Bir de bu dizide yaptıkları resimler gerçek olan kişilerden birinin Dünya'nın sonu ile ilgili bir resmi var. Resme göre dünyanın iç kısmından çıkan lavlar, büyük bir S harfi oluşturuyor. Gölcük Depremi'nden çok daha büyük olan, 2 dakika süren ve 1100 atom bombası gücüne ulaşmış Şili'deki son büyük deprem, Dünya'nın çekirdeğini bile sarsmış. Dünya'nın sonunun bir an önce gelmesi için uğraşıyorlar, çünkü Dünya'nın sonunun gelmesine yakın, Deccal'in geleceğini biliyorlar, süreci hızlandırıp Deccal'i bir an önce görmek istiyorlar. Dizideki DNA'sı değiştirilmiş insanlar, Yahudiler'in yani Yecüc'lerin oluşturduğu Mecüc'leri simgeliyor. 

http://www.youtube.com/watch?v=bstv5Mko47Y

http://www.youtube.com/watch?v=XNTXYxvzSB4

http://www.youtube.com/watch?v=mZFmsCFTcLs

20 Mart 2015’te gerçekleşecek Güneş Tutulması’nın olduğu tarihe 1 Nisan diye not düşmüşler. 1 Nisan, Hristiyanlar’ın Müslümanları kandırıp şehit ettikleri gündür. Bu tarihte, Müslümanlar’a karşı savaşa Hristiyanlar’ı da katabilirler. Bunu gerçekleştirmek için gökyüzünde oluşturacakları İsa hologramlarını bile kullanabilirler, çünkü bu 4 Ay Tutulması’nın olduğu tarihlerden birinde Hristiyanlar, Hz İsa’nın gelmesini bekliyor.


FEMA Projesi için 19-20 Nisan tarihi üzerinde duruluyor, bu tarih üzerinde durulmasının nedeni, 4’lü Ay Tutulması’ndan ilkinin görüleceği 15 Nisan’ın 4 gün sonrasına denk gelmesidir. Yahudiler, 4 sayısına çok önem gösteriyor. Halley Kuyruklu Yıldızı, 1910’da görüldükten 4 sene sonra 1. Dünya Savaşı çıktı, 1986’da görüldükten 4 sene sonra ise ABD Meclisi’nde ilk kez Yeni Dünya Düzeni’nden bahsedildi. 

İstanbul ve Hatay’ın karışacak olması, akıllara Hz Mehdi’yi getiriyor, çünkü Hz Mehdi’nin İstanbul ve Hatay’a geleceğine dair sahih Hadis-i Şerifler var. Bunu bildiklerinden Patriot’ları Hatay’ın çevresine getirdiler. Bu 4 Kanlı Ay Tutulması’ndan birinde yada Güneş Tutulması’ndan sonra Kabe’yi de yıkmak isteyebilirler. Hz Mehdi, Kabe’de büyük olaylar çıktığında ilan edilecek.

İsrail, en geç 2019’da dünyaya tamamen hakim olmayı planlıyor. 

Tarihlerde yanılıyor olabiliriz, ancak bunların çoğunun gerçekleşmesi olası, ciddiye alsanız iyi olur, çünkü bu konuda konferanslar bile düzenleniyor.

Biz Müslümanlar olarak bu kadar fitne ve karışıklığın olduğu ve olacağı zamanlarda bol bol ibadet etmeli ve Hak’ı savunmalıyız. Dinimizde Hakikat’i savunmayanın, hiçbir ibadeti, hayır ve hasenatı, Allah katında kabul olmaz. Provakasyonlara gelmeyin. Hak’ı savunmak için bazen taraf olmak zorunda değilsiniz ve bugün dostunuz yarın düşmanınız, yine bugün düşmanınız yarın dostunuz olabilir, bunu da düşünün ve ortak düşmanlarınıza karşı birlik oluşturun. Allah, hepinizin yardımcısı olsun. 

Müslümanları sevmek, kâfirleri sevmemek, İmanın en önemli şartıdır.

İmanın şartlarından ilki, Allah’a imandır. İman etmek için, sadece Allah var demek yetmez, Allah’ı sevmek de şarttır. Bu sevginin şartı da, Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek yani düşmanlık beslemektir. Bu yüzden İmanın altı şartında Allah’ı sevmek, onun sevdiklerini sevip, düşmanlarını sevmemek de var. Bir âyet-i kerime meali:

’’Allah’a ve kıyamet gününe iman edenler; babaları, kardeşleri ve akrabası olsa dahi, Allah’ın ve Resulünün düşmanlarını sevmez." Mücadele 22 

Allah, Hz Musa ve Hz İsa’yı da bu konuda uyarmıştır:

’’Namaz, oruç, hac, zekat ve zikir aynı zamanda senin iyiliğin için. Peki sadece benim için ne yaptın? Yer ve göklerdeki bütün mahlûkatın ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevip, düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, faydası olmaz.’’ 

"Ey İman Edenler ! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. İçinizden kim onları dost edinirse şüphesiz onlardan olur. Şüphe yok ki Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez." Maide 51 

"Şeytan, sizi ancak dostlarıyla korkutur. Onlardan korkmayın. Mü'min iseniz benden korkun."
Al-i İmran 175
 


Hak(su) ile batıl(köpük) bir araya gelirse, batıl(köpük) erir. İmanınıza sahip çıkın. Ehl-i Sünnet’e tabi olun. 

Cihad, Allah düşmanları olan kafirlere karşı çeşitli yollar aracılığıyla yapılan mücadele topluluğudur. Kafirlere karşı yapılan beden ve dili içeren maddi cihad ve şeytana, nefse yapılan manevi cihad olmak üzere iki grupta incelenebilir. Fitne ise Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektir (Abdülgani Nablusi hazretleri). 

Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. (Bakara,190) 

Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. (Maide,32) 

Cihad, Müslüman bir devlete ya da bir bölgeye yapılan saldırılara karşı savaşmaktır. Bu yolda öldürülenlerin şehit mertebesine yükseldikleri ayet ve hadislerle sabittir. Yukarıdaki ayette belirtildiği gibi herhangi bir batı ülkesine haksız saldırılar yapmak ya da metrodaki masum insanları bomba patlatarak öldürmek cihad değildir. Bu büyük bir vebaldir.

Adil ve zalim, her emirin emri altında cihad ediniz. (Siyer-i Kebir) 

Peygamber efendimiz: "Bir zaman gelecek, benim gösterdiğim yola uymayan, sünnetime riayet etmeyen emirler bulunacaktır. Bunlar görünüşte insan ise de, kalbleri şeytan kalbi gibidir) buyurunca, "Ya Resulallah bu zamana yetişirsem ne yapayım?" diye sual ettim. Buyurdu ki: "Emirin sözlerini dinle ve itaat et! Sırtına vurup malını alsalar bile, emirin sözünü dinle ve ona itaat et!" (Buhari) 

Müslüman, hoşuna gitse de, gitmese de, emirin sözünü dinler ve ona itaat eder. Emir, günah olan bir şeyi emrederse, o emri dinlemek gerekmez. (Buhari) 

Diğer önemli husus şudur ki cihad, bir devlet ya da bir emir altında yapılır. Bunun dışında yapılanlar fitnedir buyruluyor.

Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda cihada çıkın." denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az bir şeydir. (Tevbe,38) 


La İlahe İllallah Muhammedür Resulullah.
İnneddine İndallahil İslam.
Allah katında tek hak din İslam’dır. Al-i İmran 19
Kaynak: http://gidateroru.com/tr-TR/haberler/386/14-nisan-2014-tarihiyle-baslayan-olaganustu-hareketler-muslumanlar-icin-olum-kalim-savasinin-baslangicidir

ÜSTAD KABBALİSTLER


ÜSTAD KABBALİSTLER

Türkiye esas BÜYÜK SARSINTIYI geçirmeye 10 Nisan 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu tarihi çok önceden belirlemiş olanlar ÜSTAD KABBALİSTLER’dir
Kabbalistlere göre 10 Nisan 2014’den itibaren öncellikle Türkiye sonra da Türkiye’den yayılarak bölge çok SIRADIŞI, ŞEYTANİ OLAYLARA tanık olacaktır









TÜRKİYE BÜYÜK BİR SARSINTI DÖNEMİNE GİRECEK

Türkiye, Aytunç Altındal’a göre 10 nisan 2014 tarihinden itibaren büyük bir sarsıntı dönemine girecek.

18 Kasım 2013'te vefat eden gazeteci, yazar ve araştırmacı Aytunç Altındal dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır. Blogumuzda yazarın “Türk İmparatorluğunun yıkılışına dair kehanetler” isimli kitabında geçen kehanetlere dair söyleşiyi yayınlamıştık.

Facebook’ta Aytunç Altındal resmi sayfasında yayınlanan mesajında kehanette belirtilen Türkiye’nin geçireceği sarsıntının Gezi olmadığı, asıl sarsıntının 10 Nisan 2014 tarihinden itibaren başlayacağını bildirmiştir.

Yazımızda söz konusu mesajı alıntılıyoruz:

“Değerli Okurlar,

Gezi Olayları’nın başlangıcından itibaren Sn Altındal’a en çok sorulan sorulardan birisi “Adında 11 harf olan 11, Cumhurbaşkanı döneminde yaşanacak olan Büyük Sarsıntı, bu Gezi Olayları mı?” idi. 

Sayın Altındal bu konuda aşağıdaki metni iletti. Bilgilerinize.

Sayın Altındal’ın Yanıtı:

Bu olaya 3 başlık altında cevap vereceğim.

a) Kehanetler Kitabı 2005’de yayınlandı. Benim söz konusu kehaneti radyo, TV ve basında dile getirişim ise 2004 sonundan itibarendir. Yani, “Adında 11 harf olan kişi Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olacak ve onun döneminde Türkiye çok BÜYÜK BİR SARSINTI geçirecek” şeklindeki kehaneti açıklayışım adında 11 harf olan Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasından çok öncedir. O sırada adı bile yoktu.

b) Kehanette sözü edilen BÜYÜK SARSINTI, Gezi Olayları DEĞİLDİR.

c) Türkiye esas BÜYÜK SARSINTIYI geçirmeye 10 Nisan 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu tarihi çok önceden belirlemiş olanlar ÜSTAD KABBALİSTLER’dir, BEN DEĞİLİM!

Ben sadece önceden uyarabilmek amacıyla bu bilgiyi aktarıyorum. Kabbalistlere göre 10 Nisan 2014’den itibaren öncellikle Türkiye sonra da Türkiye’den yayılarak bölge çok SIRADIŞI, ŞEYTANİ OLAYLARA tanık olacaktır. Bu Kehanetin sorumlusu BEN değilim, Ona göre!

Aytunç Altındal”



1 DOLAR VE SIRLARI

1 DOLAR VE SIRLARI











/*-----3 sütun değil 4 sütun istiyorum diyenlere-----*/

ÜMMETİN ÖMRÜ

ÜMMETİN ÖMRÜ

Peygamberimiz (sav)'den rivayet edilen dünyanın ömrü ile ilgili söz konusu sekiz hadis şöyledir:

İbni Asakir diyor ki: Ebu Said Ahmed b. Muhammed Bağdadi (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (ra)'dan O dedi ki, Resulullah (sav) buyurdu: Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için, gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişçesine  ŞU DÜNYANIN YEDİ BİN YILLIK ÖMRÜ MÜDDETİNCE SEVAP YAZAR.
İbni Abiyy diyor ki: Ebu İshak, İbrahim b. Abdullah Nebti, (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (ra)'dan O dedi ki, Resullullah (sav) buyurdu: DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDEN YEDİ GÜNDÜR. ALLAH TEALA BUYURDU Kİ: "SENİN RABBİNİN YANINDAKİ BİRGÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR." 
İbni Ebi Dünya, Zemmil Emel'inde diyor ki: Ali b. Said, Hamza b. Hişan'dan, O da Said b. Cubeyr'den rivayet ettiler ki, DÜNYA, AHİRET HAFTALARINDAN BİR HAFTADIR.
İbni Ebi Hatem, Tefsir'inde İbni Abbas'dan rivayet etti ki: DÜNYA, AHİRET HAFTALARINDAN BİR HAFTA OLUP, YEDİ BİN SENEDİR VE BUNUN ALTI BİNİ GEÇMİŞTİR.
İbni Abbas'dan sahih olarak nakledilen şöyle bir rivayet vardır. O DEDİ Kİ: DÜNYA YEDİ GÜNDÜR. HER BİR GÜN BİN YIL GİBİDİR. VE RESULULLAH (SAV) DE ONUN SONUNDA GÖNDERİLDİ.
Ashabı Kiramın gördüğü bir rüya Tabarani Kebir'inde diyor ki, Ahmed b. Nadr el-Askeri ve Cafer b. Muhammed-ül Feryabi nakletmişler ki; (Ravi silsilesi ile) Dakkak b. Zeyd-i Cüheni'den rivayet ettiler. O dedi ki: Ben gördüğüm bir rüya'yı Resullullah (sav)'e anlattım. Bu rüyada Peygamber (sav) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi. O BUYURDU Kİ: YEDİ BASAMAKLI GÖRDÜĞÜN MİNBER ŞU DÜNYANIN ÖMRÜ OLAN YEDİ BİN SENEDİR, BEN DE ONUN SON BİNİNDE OLACAĞIM.
İbni Abd-il Hamid, Tefsir'inde diyor ki; Muhammed b. Fadl, Hammad b. Zeyd'den, O da Yahya b. Atik'den, O da Muhammed b. Sirin'den, O da Müslüman olmuş kitap ehli birisinden rivayet ettiler ki:ALLAH, GÖKLERİ VE YERLERİ ALTI GÜNDE YARATMIŞTIR. RABBİMİN YANINDA BİR GÜN, SİZİN DÜNYA HAYATINDA SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR. VE DÜNYANIN ECELİ ALTI GÜNDÜR, YEDİNCİ GÜNDE KIYAMET KOPACAKTIR. ALTI GÜN GİTMİŞTİR VE SİZ YEDİNCİ GÜNDESİNİZ.
..........................
* İslâm bilginlerinin seçkinlerinden olan İmam Celâleddin Suyûtî, kıyâmet alâmetlerinden söz eden "El-Keşfü Fi Mücâzeveti Hazin…" adlı kitabında Peygamber (sav) Efendimizin şöyle dediğini haber vermiştir: “Bu ümmetin ömrü bin seneyi geçecek, fakat bin beş yüz seneyi aşmayacaktır.”

* İmam-ı Rabbânî (K.S) Hazretleri bir tespitte bulunur. Bu tespit şudur: 
Resûlullah (S.A.V)'in vefatı ile birlikte bu ümmetin evveli başlar, yani ilk beş yüz yıllık dilim. Bu dilim hicri 0–500 (miladi: 623–1123) yılları arasıdır.

Ortası yani ikinci beş yüz yıllık dilim hicri 500–1000 (miladi: 1123–1623) yılları arasıdır.
Âhiri, yani son dilim ise hicri 1000–1500 (miladi: 1623–2123) yılları arasıdır. 

 * Muhammed Erzincan-i Hazretleri (K.S) sohbetlerinde (11.02.2008 akşamı yaptığı sohbetinden) bu konuya değinerek;  Zatından nakil : “ Büyüklerden (Üstad’ımın verdiği isim hatırlanamadı) buyurdular ki :


Evvel saniye döner, 1400 de her şey tamam olur. Burada "sani" ikinci bin manasında, "evvel saniye döner" 

HADİSLERİN İŞARET ETTİĞİ ALAMETLER

HADİSLERİN İŞARET ETTİĞİ ALAMETLER




    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), kıyametten önce gerçekleşecek olan alametleri bundan 1400 yıl öncesinde hadis-i şeriflerinde detaylı olarak tarif etmiştir. 

     Buna göre; savaşlar, anarşi, fakirlik, cinsel dejenerasyon artacak; doğal afetler sıklaşacak; insanlar güzel ahlaktan uzaklaşacak; sahte peygamberler ortaya çıkacaktır. Tüm bunların ardından, Allah Hz. Mehdi’yi vesile kılarak İslam ahlakını bütün dünyaya hakim edecektir.

     Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde yer alan bu bilgilerin gerçekliğini bize gösteren en önemli delil, bu olayların vakti geldiğinde tam tarif edildiği şekilde ve birbiri ardına gerçekleşmiş olmasıdır. Hadislerde bildirilen çok sayıda alamet, 1979’dan 2006’ya kadar yaşanan -dünya tarihine oranla- kısa bir zaman dilimi içinde "birbiri ardınca" gerçekleşmiştir.

Afganistan’ın Rusya tarafından işgali (1979)

     “Talikan"a (Afganistan"a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala"nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah"ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi"sinin yardımcılarıdır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

     Hadiste Afganistan"ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan"ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir. Ayrıca bu rivayette Afganistan"ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan"da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

Dördüncü Sulh (Arap-İsrail Barışı) (1979)

     “Sizinle insanlar (bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder..."
(Kıyamet Alametleri, Osman Çataklı, 299/8)
Hadiste Hz. İsa ile birlikte yeryüzünde bulunacak olan Hz. Mehdi"nin alametlerinden biri haber verilmiştir. Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. İslam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979"da ABD-İsrail ve Mısır arasında Amerika"da Camp David"de yapılan anlaşma olduğudur. (En doğrusunu Allah bilir.)

Kabe’de Kan Akıtılması (1979)

     “Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif"i tavaf edecekler, sonra Mina"ya indiklerinde birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.” (Kıyamet Alametleri, s. 168-169)
     “İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina"ya indiklerinde büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)
     Hadislerde "onun çıkacağı yıl" cümlesi kullanılarak, Mehdi"nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, Hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır. Çok ilginçtir ki bu kanlı Kabe baskını da ahir zamanın başlangıcının ve Mehdi"nin çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir.
Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suudi askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

İran-Irak Savaşı (1980)

     Şevval ayında ayaklanma Zilkade"de harb konuşmaları, Zilhicce"de ise harb vaki olacak.” (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166)
     Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı"na karşı olan ilk ayaklanma, bilindiği gibi, hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)"de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.

Depremlerin Çoğalması

     “Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… depremler çoğalacak…” (Ramuz-El Ehadis, 476/11)
“Kıyametten önce iki büyük hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.” (Ramuz-El Ehadis, 187/2)

     Son birkaç yıl içinde meydana gelen büyük ve sürekli depremler, dünya kamuoyunun gündeminde devamlı olarak ilk sıralarda yer almaktadır. Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi verilerine bakılırsa 1999 yılında, yeryüzünde 20.832 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde yaklaşık olarak 22.000 insan hayatını kaybetmiştir.
(Afganistan ve Endonezya depremlerinde ölen yaklaşık 500 bin kişi bu istatistiklere dahil edilmemiştir)

     Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi tarafından yapılan ölçümlere göre;
1556 yılı ile 1975 yılı arasındaki 400 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı: 110 iken (5.0"dan büyük) 1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı 1685 olmuştur. (6.5"dan büyük) Bir başka deyişle, 400 yılda kayıtlara geçen deprem sayısı 110 iken, Hz. Mehdi"nin çıkış alametlerine işaret eden 23 yıllık dönemde 1685 deprem yaşanmıştır.

Mısır Meliğinin Öldürülmesi (1981)

     “Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...” (El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

     Mısır"ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi, bir "meliğin" öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır"ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat.
Enver Sedat 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir.

Ramazan Ayında Güneş ve Ay Tutulmaları (1981-1982)

     “Mehdi için 2 alamet vardır ki... Bunun birincisi, Ramazan"ın birinci gecesi Ay"ın; ikincisi de, Ramazan"ın ortasında Güneş"in tutulmasıdır.”
(El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

     “... Güneş"in oruç ayının ortasında, Ay"ın ise sonunda tutulması...”
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)
     “Ramazan"da iki defa tutulma olacaktır...”
(El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49-53)

     Hadislerde dikkati çeken en önemli nokta Ramazan Ayı"nın ortasında hem Güneş tutulmasının, hem de bir ay içinde "Ay"ın ve "Güneş"in iki kere tutulmasının gerçekte çok düşük bir ihtimal olduğudur. Bu, belli döneme denk gelmesi olasılığı açısından normal şartlarda gerçekleşmeyecek bir durumdur.
     Eğer bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse, rivayetler arasında çeşitli farklılıklar olduğu göze çarpar. Böyle bir durumda yapılacak en doğru şey, aynı olaya bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri tespit etmek olacaktır. Buna göre, hadis rivayetlerinin toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:

1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktır.
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.

     Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401"de) Ramazan Ayı"nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur.
     Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri-1402"de) Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.
     Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazan"ın tam ortasında DOLUNAY halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de son derece anlamlıdır.

     Bu olayların Hz. Mehdi"nin diğer çıkış alametleriyle aynı dönemde meydana gelmesi ve Hicri 14. yüzyıl başlarında, üst üste iki yıl (1401-1402) mucizevi bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu olaylar olabileceğini kuvvetlendirmektedir.

Şam Meliğinin Öldürülmesi (1982)

     “Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir...”
(El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)
Şam kelimesi, yalnızca Suriye"deki Şam şehri için kullanılmaz. Şam Arapçada kelime anlamı olarak "sol" anlamına gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine şehirlerinin bulunduğu bölge) sol tarafında kalan ülkeleri ifade eder. Şam bölgesi yöneticilerinden de suikaste uğrayan çok sayıda kişi olmuştur.

Kuyruklu Yıldızın Doğması (1986)

     “Mehdi"nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (Kıyamet Alametleri, s. 200)

     “O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.” (El-Kavlu"l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)

     “O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.”
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

     Hadislerde belirtildiği gibi:
1986 yılında (Hicri 1406"da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır.
Hareket yönü doğudan batıya doğrudur.
1981 ve 1982 (1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır.
     Bu yıldızın doğuşunun da diğer alametler ile aynı zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğunu doğrular niteliktedir.

Tozlu Dumanlı Bir Fitne (2001)

     “Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek,
bunu diğerleri takip edecek...” (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)
Bu hadiste ise, Hz. Mehdi"nin çıkışından önce, tozlu ve dumanlı, karanlık bir fitnenin görüleceğinden söz edilmektedir. Fitne, "insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, savaş, azdırma, karışıklık, ihtilaf, kavga" gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Hadiste bu fitnenin ardında toz ve duman bırakacağı belirtilir. Ayrıca bu fitnenin "karanlık" olarak nitelendirilmesi, nereden geldiği belli olmayan, umulmadık bir olay olduğuna işaret kabul edilebilir. Bu açılardan bakıldığında söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri"nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen saldırıya işaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde de şahit olunduğu gibi, bu iki büyük terör olayının ardından büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarıp kuşatmıştır. Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun oluşmasına neden olmuş, hatta çevredeki insanların üzerleri tamamen bu tozla kaplanmıştır. Bu olay, hadiste haber verilen ve Hz. Mehdi"nin çıkışının bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanlı, karanlık fitne" olabilir.


Peygamberimiz ( S.A.V.)’nin Kıyamet alametleri ve Ahir zaman ile ilgili hadislerinde bildirilenlerden bazıları:

• Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.
• Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazılarına hücum ettiğinde..
• Allah apaçık inkar edilmedikçe Kıyamet kopmaz.
• Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur.
• Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.
• Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde.. kıyamet yaklaşmış olacaktır.
• Kıyamet yaklaşınca.. kadınla yolun ortasında cinsel münasebette bulunacak kadar haya ortadan kalkar.
• Cinayetler artmadıkça.. kıyamet kopmaz.
• Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır.
• Fırat nehri’nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın.
• Dünyanın harap olmuş yerlerinin imarı, imar edilmiş yerlerin tahribi kıyametin şart ve alametlerindendir.
• Mehdi için 2 alamet vardır.. Bunların birincisi, Ramazan’ın birinci gecesi Ay’ın ikincisi de ortasında Güneş’in tutulmasıdır.
• Mehdi’nin çıkmasından önce Ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır.
• Ramazan’da iki defa Ay tutulması olacaktır.
• O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görülecektir.
• O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır.
• Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi ( geçiş yönü ) meşrıktan mağribedir( doğudan batıya doğrudur ) .
• İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina’ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar ka gölü içinde kalır.
• O ( Mehdi ) , Güneş’ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir.
• Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek..
• O’ndan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir.
• Şam ehli, Mısırlı kabileleri esir alacaklardır.
• Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır.. depremler çoğalacak..
• Kıyametten önce iki büyük hadise vardır.. ve sonra da zelzeleli yıllar.
• Yüksek yüksek binalar inşa edilmedikçe.. kıyamet kopmaz.
• Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır..Yüksek binalar yapmada insanlar birbiri ile yarışacak.
• Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır.. Zaman kısalacak ve vasıtalarla mesafeler kısalacak.
• Zaman kısalıp sene ay, ay hafta, hafta gün, gün saat, saat de ateş tutuşturacak kadar az bir zaman olmadıkça kıyamet kopmaz.
• Kişiye kamçısının ucu konuşmadıkça … kıyamet kopmaz.
• Kişiye kendi sesi konuşmadıkça… kıyamet kopmaz.
• O günün alameti: Semadan ( gökyüzünden ) bir el uzanacak ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir.
• O günün alameti semada ( gökyüzünde ) uzatılmış ve insanların kendisine bakıp durduğu bir eldir.
• İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz ölçek bulacaklar.. İnsan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir… Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek.
• Onun zamanında… ömürler uzayacaktır.

MUHYİDDİN-İ ARABİ

MUHYİDDİN-İ ARABİ


MUHYİDDİN-İ ARABİ

ŞECERETÜ’N-NU‘MÂNİYYE FÎ DEVLETİ’L-‘OSMÂNİYYE

Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî Hazretleri’nin, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Yetmiş Sene Önce Kaleme Aldığı; “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-‘Osmâniyye” Kitabı’nda, Osmanlı’nın Zuhuruna Dair Esrarengiz İşaretler


Hazret-i Ali -radiyallâhu anh-in Şeyhü’l-Ekber Hazretleri’ne Verdiği İşâretler:

Şeyhü’l-Ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-Osmâniyye” kitabında, henüz kurulmamış olan “Devletü’l-‘Osmâniyye” hakkındaki bu bilgileri nasıl elde ettiğini ve hangi amaçla bu eseri te’lif ettiğini açıkça ortaya koyarak; “Allah’ın, bana; ‘Elif. Lâm. Mîm. Rumlar mağlûb oldular. Arzın size en yakın yerinde. Amma onlar bu yenilgilerinden sonra mutlaka gâlip geleceklerdir. Birkaç yıl içinde. Önünde de, sonunda da emir Allah’ındır. O gün mü’minler sevineceklerdir. Allah’ın yardımı ile. O, dilediğine yardım eder. O Azîz’dir, Rahîm’dir.’(7) buyruğu hakkında tevdî edeceği gizli sırlara vâkıf olmayı murâd edince, murâkabe hâlinde (onu) Ali -kerremallâhu teâlâ vechehû-ya sordum. Onu bana apaçık bir izâhla cevaplandırıp; ‘Onun adı ‘Şeceretü’n-Nu‘mâniyye’ (soy şeceresi) ile konur!’ buyurdu. Ben de (onun) ‘Devletü’l-‘Osmâniyye’ zamanında vâki olacağını öğrenince, sana onlardan hilâfeti kâ’im kılacak olan kimseye ve her birinin zamanına, hilâfetine ve askerlerine dâir, bu hususta söylenebileceklerin tümünü deşip ortaya çıkarmayı arzuladım.”(8)

Soy Silsilesinden Olan ve “Halîfelik Tılsımı”nı Elinde Bulunduran “Sîn” Kimdir?

Şeyhü’l-ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye”sinde ilk olarak “Tılsım sâhibi ilk ‘Sîn’”in varlığından söz ederek,(10) bugün herkesin çok iyi tanıdığı “ilk Selîm”den, yani târihe “Birinci Selîm” olarak geçen Yavuz Sultan Selîm’den bahseder ve “onun cülûsu”nun “Mim’den sonra” olacağını söyleyerek;(11) onun tahta geçişinin kendisinden önceki en büyük hükümdâr olan Fâtih Sultan “Mehmed”den daha sonra olduğuna işaret eder. Bu şifreye göre “Mim”den, yâni “Mehmed”den sonra tahta geçecek olan “Sin” yâni “Selim”; bir “tılsım”ın da sahibidir. Peki ona verilen bu “tılsım” nedir? Hazret cümlenin devamında işte bu sırra işaret edip, sözünü ettiği “Sin”in, bugün târih sayfalarına geçen en büyük ve en açık fiilinden haber vererek, “onun için en büyük tılsım”ın “hilâfet işi” olduğunu söylemektedir.(12)

İşte bu apaçık keşfiyle Şeyhü’l-ekber -kuddise sırruh- Hazretleri, zuhûrundan yaklaşık üç asır önce, hilâfetin Osmanlılar’a bu “Sin”; yâni “Selîm” sayesinde geçeceğini îlân etmiştir.

Şimdi de Hazret’in, içinde bulunduğumuz bu karanlık devirden, Hazret-i Mehdî’nin gönderilişine kadar zuhur edecek olan hâdiseler hakkındaki son sözlerine kulak verelim.

O’nun ifâdesine göre, Osmanlı Devleti yıkılıp da insanlar bu duruma düştükten sonra; “Rum, doğuyu ve batıyı birleştirerek mülkü ele geçirir. Böyle olunca da, Zemzem’le Safâ arasından büyük ‘Mim’ zuhûr eder ve lâtif olan ‘Ğayın’da kâim olup, kendisine biat edilir. Sonra kullara vaadedilen gelir ve zulüm ve kötülükle dolduktan sonra yeryüzüne tekrar adâlet yerleşir. ‘Son’un zuhûruyla ilk ‘Mim’in hükmü yeniden doğar ve onunla yeryüzü yeniden canlanır.”(39)

MUHYİDDİNİ, ARABİ, 800 (SEKİZ YÜZ) SENE ÖNCESİNDEN ŞUNLARI HABER VERİYORDU:

Büyük İslam alimi ve Tasavvuf Piri Şeyhül Ekber Muhyiddini Arabi Hazretleri (1164-1240), yazdığı "Dürri Meknun" kitabında, tam 250 (iki yüz elli) sene öncesinden Kostantin şehrinin Müslümanların eline geçip İstanbul'a dönüşeceğini, hem de 800 sene sonra zuhur edecek Hz. Mehdi'nin doğum tarihini vererek büyük bir keramet ve beşaret göstermiştir.

"(Hz. Mehdi Batıdan zuhur eder.. "Rahim"in "mim"i tarihinde doğmuş olur. Lakin, Kamer Tulu' ettiği (doğduğu) zamanda talii (Yıldızı) Saadet burcunda iken...... "Beni Asferi" helak edip İstanbul'a girecek....."

Cümel-i Ekbere göre: Ra:502, Ha:606, Ye:575, Mim:333 değerine sahiptir. Bu değerleri toplarsanız 2016 değerini verir.

"Beni Asfar",Yahudiler değildir. Rum suresinin tefsirine bakarsanız "Ben-i asfar"ın rumlar yani romalılar olduğunu görürsünüz. Yine Bizans üzerine yapılan Tebük seferini incelerseniz bir kısım münafıkların neden sefere katılmadıklarını izah için "Kadınlara zaafiyetim var. Ben-i Asfarın kadınlarını görüp fitneye düşerim" şeklinde bahaneler ileriye sürdüğünü görürsünüz.

"Tulu etmek" fiili "birden bire zuhur etmek, doğmak" anlamındadır. "Doğmak" fiilinin bildiğimiz "doğum" fiili ile ilgisi yoktur. Zuhur etme anlamındadır.

Şeyhül Ekber Muhyiddin-i İbn-i Arabi -kuddise sırruh-’nin Fütuhat’ül Mekkiye’sinin 66. babında Mehdi şöyle anlatılmaktadır:

“Allah’ın bir halifesi daha vardır ki, yeryüzü zulüm ve haksızlıklarla dolu olduğu zaman zuhur edecektir. Yeryüzünü adalet ve sükûnetle dolduracaktır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yolundan gidecektir. O hiç yanılmayacaktır. Çünkü onun, görmediği yerde doğrultan meleği vardır. Hakkı ayakta tutanlara yardım edecek, dediğini yapacak, bildiğini söyleyecek,

Allah ona o kadar güç verecek ki, bir gece içinde zulmü ve ehlini ortadan kaldıracak, dini ikâme edecek, İslâm’ı ihya edecek, önemsenmez bir hale geldikten sonra ona tekrar kıymet kazandıracak, onu ihya edecek.

Asrında cahil, bahil ve korkak olan bir adam, hemen âlim, cömert ve cesûr olacak. Kendisine karşı geleni ve kafa tutanı perişan edecek. Dini, Resulullah’ın -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.

Mehdi İstanbul şehrini Süfyan’ın elinden alacak. Düşmanları, ehli içtihad alimlerinin mukallidleri olacak. Çünkü onlar, Mehdi’nin kendi imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler. Onun kılıncı kardaşlarıdır. Kılıncından korktukları için ister istemez hâkimiyetine boyun eğecekler.

Onun açık düşmanları fukaha olacak. Elinde kılıncı yani kardaşları olmasa idi katliyle fetva verirlerdi. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek, onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler.”

Muhyiddin İbnül Arabi ks hz. mehdi zuhur ettiğinde ilk işinin yanaklarında sakal olmayan Arabistana hakim olan bir taifenin kökünü kazımakla işe başlayacağını haber vermiştir. Bu taife şu anda Vehhabilerdir. Yanaklarında sakal yoktur. Kılıçtan geçirme işlemine Mekkeden başlayacak.

ABDULLAH GÜRBÜZ BABA HAZRETLERİ

ABDULLAH GÜRBÜZ BABA HAZRETLERİ



Abdullah Baba hazretleri sohbetlerinde, ki kendisi 2004'te vefat etmiştir, ortadoğunun (Mısırın, Libyanın, Suriyenin vs.) karışacağını, bu karışıklıktan sonra Mehdi Resul'ün çıkacağını defaatle anlatmışlardır. Günümüze bakınca bu "karışıklığın" bugün gerçekleştiği görülmektedir.


O size ansızın gelecektir (Kıyametin aniden meydana geleceği gibi Mehdi As. da aniden zuhur edecektir.)



* "Şu anda Mehdi Ali Resul, henüz kendisinin Mehdi As. olduğunu ve maneviyattaki derecesini bilmiyor." (Demek ki Abdullah babaya göre Mehdi As. dünyada... Abdullah Baba Hz.lerinin ahirete irtihal -vefat- tarihleri 2004'tür...)

Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şeriflerinde, “Beni Asfar zuhur etmeyince Mehdi çıkmaz” buyurmuştur. Şu anda Mehdi Âli Resul henüz kendisinin Mehdi Ali Resul olduğunu ve maneviyattaki derecesini bilmiyor.

Mehdi Ali Resul hâlâ tahsiline devam etmektedir. Üstadımız bir defasında: Evladım insanlara Mehdi şu desem, kimse inanmaz. Hatta “Âlim” diye bilinen pek çok insan ona karşı gelecek muhalefet edecek, buyurmuşlardır.


* "İnsanlara Mehdi As şu şahıs desem, kimse inanmaz. Hatta 'Alim' diye bilinen pek çok insan ona karşı gelecek muhalefet edecek.. 'Allah’ın Kitabını kendilerine göre yorumlayarak, O’na delil olarak gösterecekler. O’na karşı Kur'an üzerinde savaşacaklar'..."
Rasulullah (sav) Mehdi Âli Resul için “Halifetullahtır” (Allah’ın Halifesidir) buyurmuştur (Ramuz el-Ehadis s.48/1). Ancak Mehdi Ali Resul zuhur ettiğinde âlimlerin oybirliği ile halifeliğe seçilecektir. Bundan sonra da biatleri kabul edecektir.

* "Biatler Mehdi Ali Resul kendisi istemediği halde yapılacaktır. Bu da bize gösteriyor ki Mehdi Ali Resul kendisini hiçbir zaman mehdi olarak ilan etmeyecektir. İnsanların gelip 'alametler sende bulunuyor' demelerine rağmen o yine de bu görevi kabul etmeyecektir. Çünkü bu görev pek ağır sorumluluk istemektedir..."

İmam-ı Cafer-i Sadık Hz.leri de bu konu ile ilgili şöyle buyurmuştur; “Doğrusu Kaim’imiz kıyam ettiğinde, Rasulullah’ın cahiliyet dönemindeki halktan gördüğü muamelelerden daha şiddetlisi ile karşılaşacaktır.

— Bu nasıl olacak diye sorulduğunda, şöyle buyurmuştur. 

— Rasulullah geldiğinde halk taşlara, kaya parçalarına ve tahta parçalarına tapıyordu. Ama Kaim’imiz kıyam ettiğinde halk Allah’ın Kitabını kendilerine göre yorumlayarak, O’na delil olarak gösterecekler. O’na karşı Kuran üzerinde savaşacaklar.

* "Hz. Mehdi uzun bir dönemden sonra Mekke’de Kabe’nin kenarında zuhur edecektir. Peygamber Efendimizin (sav) bayrağı, kılıcı, sancağı ve gömleği ondadır. Melekler vasıtasıyla O’na yardım edilecek, İslam düşmanlarını öldürecek ve zalimlerden intikam alacaktır. Mehdi Ali Resul ilk biatleri Hacer-ül Esved ile Kabe arasında kabul edecektir. O’na ilk biat edenler O’nun ashabı olacaktır. Sayıları 313'tür. Bedir Ehli’nin sayısı kadar... 50'si kadındır. Ashabının isimleri ve sayıları belirlenerek kendisine emanet edilmiştir. Allah onları bir Cuma gecesi Mekke’ye toplayacak. O cumanın sabahı hepsi Mescid-ül Haram’da bir araya gelecekler. ...  Onlar necip kişilerden, hakimlerden, yönetici ve din bilginlerinden oluşur."

* "İlk biatleşmenin ardından Mehdi Ali Resul Şam’a (Dımaşk'a) gelecektir. İsa As.ın zuhuru da Şam’da olacak.  "İsa As.'ın İslam’ın dünyaya hakimiyetinde çok büyük katkıları olacak. Pek çok mucize gösterecek.

* "Önce Mehdi Ali Resul’ün en büyük mücadelesi Deccal ile olacak. Deccal de şu anda hayattadır ve İsrail vatandaşıdır. O da kendine göre çeşitli istihraçlar (sihir) gösterecek, pek çok insan ona tabi olacak. (Yahudiler ve en çok da kadınlar ona inanacak) Ona yardım edecekler. 

Ülkemizde deprem olacak, birçok il hasar görecek, İzmir yerle bir olacak.

İsrail Suriye’yi almadıkça Mehdi çıkmayacak. Daha sonra İsrail Hatay’dan vuracak. Orada bulunan Amik Ovası kan gölüne dönecek. Medine İsrail tarafından vurulacak. Filistin ve Lübnan da çok zayiat verilecek,

"Türkler önce Yahudi’den tarafa olacaklar sonra Yahudiler tarafından Müslümanlar tarafına geçecekler. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden insanlar; 'Biz de Yahudi’yi ülkemizden çıkaralım' deyip orada toplanacaklar. Tam bu esnada Yunan Türkiye’yi vuracak. Hatta Boğaz köprülerini ve Marmara'daki büyük sanayi tesislerini hep vuracaklar. Amik Ovasında savaşmaya gelen Türklerden bazıları; Aman İstanbul’u vurmuşlar. İstanbul elden gidiyor. Eyvah! Malımız mülkümüz elden gidiyor deyip savaşı terk edecek. Bir kısım ise kalıp Yahudileri yok etmek için savaşacaklar. Afganistan’dan siyah bayraklılar gelip Mehdi As'a yardım edecekler."

Savaşta Türkler, yenilecekler onları Asyalılar kurtaracak. Türkiye ve Rusya üç gün işgal edilecek.

* "Türki devletlerden de Mehdi’ye asker gelecek. İstanbul Mehdi Ali Resul tarafından yeniden fethedilecek. Mehdi Ali Resul döneminde İslam’ın başkenti Konya olacak. Bütün mezhep ve tarikatları bir çatı altında toplayacak..."


* "Mehdi As.'ın komutanları başka yerlerden olacak. Yalnız Konya’dan değil, ancak Mehdi Ali Resule yardım etmek için tüm komutanları Konya’da toplanacaklar..."

Konya İslam’ın başkenti olacakmış, deyince. Abdullah Baba Hz.leri cevaben şöyle buyururlar: 

— Evladım komutanlar başka yerlerden olacak. Yalnız Konya’dan değil, ancak Mehdi Âli Resule yardım etmek için tüm komutanlar Konya’da toplanacaklar.

Mehdi Ali Resul’ün en büyük mücadelesi küfrün başı olan fitnenin en büyüğü, Deccal ile olacak. Deccal de şu anda hayattadır ve İsrail vatandaşıdır. O da, kendine göre çeşitli istidraçlar (sihir) gösterecek, pek çok insan ona tabi olacak. 

Mehdi Resule de Merih yıldızındaki cinliler yardım edecek. Merih yıldızında suret halinde gözüken cinler var, insan suretinde inip yardım edecekler. Hatta Mehdi Resul gelmeden önce Amerika Merih yıldızına uzay aracı ile gidecek. Orada bulunan cin taifesinin UFO olarak bilinen kendilerine göre araçları var. Merih yıldızındakiler cin taifesidir. Amerika onların binitlerini vuracak, ama içindekiler latif oldukları için kaybolacaklar. Orada işleri çok zor olacak.

Mescidi aksanın altı boşaltılıyor orayı da patlatacaklar. Ancak orayı cin ve ifrit taifesi yaptı. Onlar orayı koruyacaklar patlayan bombalar, ancak kendilerine zarar verecek.

Savaş anında bir füze düşeceği zaman Allah’ın izni ile dur diyecekler, tekrar geri yerine gönderecekler. “Barut su olacak”tan kasıt o dönemdeki en ileri teknik savaş aletleri hiçbir varlık göstermeyecek anlamında kullanılmıştır. 

* "Deccal’ın kellesini Topkapı sarayında bulunan Davud As.'ın kılıcı ile Mehdi Ali Resul kesecek. Zira o kılıcı Davud (as) kendisi elleri ile yapmıştır. Ve kılıcın üzerinde İbranice “bu kılıç ile Davud, Callut’tun kellesini kesmiş Mehdi de Deccal’ın kellesini kesecek” yazılıdır. Deccal yeryüzünden kalktıktan sonra, İslam bütün dünyaya hâkim olacak. Asr-ı Saadet dönemi gibi bir yaşantı başlayacak .


Mehdi Ali Resul zamanında ilim çok ilerleyecek, yıldızlar arası seyahat olacak, araba ve taşıtlar havada uçacak aynı Süleyman (as)’ın koltuğu ile havada gittiği gibi.Yecüc ve Mecüc denilen kavim Çinlilerdir, çok büyük bela olacaklar.

Yecüc ve Mecüc denilen kavim Çinlilerdir, çok büyük bela olacaklar.

Dünyada az bir kafir kalacak ve tüm dünyaya Müslümanlar hakim olacak. ABD, Müslüman olacak birçok Avrupa ülkesi Müslüman olacak. Avrupa  İslam’a hamile, Türkiye ise Avrupa’ya. İslam’ın gür sedası Avrupa’dan gelecek. Özellikle Almanya ve Hollanda Allah’tan bir mani olmaz ise kesin Müslüman olacak. Avrupa da ki kiliseler zamanı geldiğinde hep cami olacak.  

Bir rivayette yedi yıl sürecek olan bu devirin son zamanlarında yine bozulmalar ve yanlışlar başlayacak... 

KANLI AY TUTULMASI KEHANETLERİ

KANLI AY TUTULMASI KEHANETLERİ

14 Nisan 2014 Tarihiyle Başlayan Olağanüstü Hareketler Müslümanlar İçin Ölüm Kalım Savaşının Başlangıcıdır...

Eğer Müslümanlar Uykuya Devam Ederse Uzun Bir Fetret Dönemi ve Büyük Kırımlara Ve katliamlara Hazır Olmalılar! Lüzumsuz Kadercilik Allah'ın Emirlerinin Önüne Geçmesin! İnançlı ve Tedbirli Olunmalı, Düşmanın Silahlarıyla Kuşanmalı... Emir Böyle Değilmi?

Siz Allah'ın İpine Sarılmalısınız!
..

Eğer Müslümanlar Uykuya Devam Ederse Uzun Bir Fetret Dönemi ve Büyük Kırımlara Ve katliamlara Hazır Olmalılar! Lüzumsuz Kadercilik Allah'ın Emirlerinin Önüne Geçmesin! İnançlı ve Tedbirli Olunmalı, Düşmanın Silahlarıyla Kuşanmalı... Emir Böyle Değilmi?

4 KANLI AY TUTULMASI'NIN ARDINDAN ARMAGEDDON SAVAŞI MI BAŞLIYOR, TÜRKIYE SURIYE'YE SAVAŞ MI ILAN EDIYOR! 

4 Ay Tutulması’nda neler olabileceğini anlatmadan önce,
4’lü Ay Tutulması’nın ne olduğunu açıklayalım.

Yahudiler daha önce yapmış oldukları planlarını art arda gelen 4’lü Ay Tutulmaları’nın olduğu dönemlerde gerçekleştiriyor.
Tarih tekerrürden ibarettir başka mevzuu lakin yaşanan olaylar silsilesine baktığımızda olanların basit birer komplo teorisinden de öte ve dahi tesadüflere sığınılamayacak kadar hakiki gerçeklerle bezelidir ki bizim inancımızda "Tesadüf" yoktur. Çünkü her şey bir hesap üzerindir.

Biz bu Ay Tutulmaları’na "KANLI AY TUTULMASI" diyoruz ve sebeplerini biliyoruz. Ayrıca Ay’ın tutulma anında "KIRMIZI" renkte olması neticesinde kendilerinden olmayan birçok insanı öldürerek uydurdukları kehanetleri şeytani ritüel niteliğinde gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye de devam edecek olmalarıdır. 

9 Nisan'ı 10 Nisan'a bağlayan gece itibariyle Mars, Güneş ve Dünya aynı hizaya gelecek ve bu hizalanma 14 Nisan'a kadar devam etti.

Biz daha önceki yazılarımızda ayın ondördünden itibaren dünyanın bazı şeylere gebe olduğunu ve insanları ve özellikle devleti yönetenleri bilgilendirmiştik. Ve demiştik ki:
"Bu dönemde sinirler gerilebilir, kavgalar, çatışmalar ve savaşlar çıkabilir. O tarihten bu güne dek dünyada insanlar cinnet geçiriyor, ölümler ve suikastlar hem karada, hem yeraltında, hem havada, hem de denizlerde devam ediyor. Dünyada görevlilerin görev yerlerine geçtiklerini ve emir beklediklerini de söylemiştik. Bunları yeniden tekrarlıyoruz. Insanları iman dairesinde toplanmaya, Abdestli gezmeye ve imani ve İbadi görevlerine sıkıca sarılmalarını, samimi olmalarını, Allah'ın men ettiklerinden uzak durmalarını, emirlerine harfiyen uymalarını vazifemiz icabı hatırlatıyoruz." 

Şimdi, 778 günde bir yaşanan Astrolojik olayda Mars ile Dünya'nın Güneş'e olan hizaları arasında yaklaşık 87 milyon kilometre olacak.

Gökyüzündeki şölende Ay 'kan kırmızısı'na dönüşücek, Güneş ise kararacak. Mars, gece gökyüzünde sıradan bir gecede görebileceğiniz en parlak yıldızdan tam 10 kat parlak gözükecek. 

NASA'nın, Tetrad denilen 4 Ay Tutulması'nın da yaşanacağı 28 Eylül 2015'e kadar olan süreçte Ay'ın kan kırmızı görüleceğini açıklaması, Hristiyan dünyasında paniğe neden oldu.

Çünkü 4 Kan Kırmızı Ay, Hristiyanlar'a göre kıyametin habercisi. Muharref Kral James İncil'inde Hz İsa'nın kıyamet kopmadan önce dünyaya ikinci kez geldiği zamanın 'Gökyüzünde 4 Kan Kırmızısı Ay' görülecek' şeklinde ifade edilmesi, kıyamet senaristlerini harekete geçirdi.  

NASA'nın, bu yılki gibi Tetrad'ın 500 yılda 3 kez yaşandığına dikkat çekmesi bile paniği yatıştırmaya yetmedi. Biz ise an doğrusunu Allah c.c. bilir diyoruz. Ve inandığımız amel üzere temkinli ve tedbirli olmamız gerektiği hususunu bildirmek istiyoruz...

HER BİRİNDE DİN SAVAŞLARI ÇIKTI ve
DÜNYADA ÇOK INSAN ÖLDÜ, HARİTALAR DEĞİŞTİ....
 


Son iki bin yılda yaşanan 4 Kırmızı Dolunaylı tutulmaları değerlendiren ABD'nin Teksas eyaletinin San Antonio Kilisesi Papazı, yazar John Hagee, "her birinde Dünya'da felaketler meydana geldi" diyor.

Tutulmaların olduğu dönemlerde İsrail ile ilgili meydana gelen tarihi olaylar.

***** İspanya Engizisyonu - Yahudi Göçü *****
İspanya'da yok edilmek istenen binlerce Yahudi, II. Bayezid'in gönderdiği gemilerle Osmanlı topraklarına sığındı... ( The Spanish Inquisition - 1492)
 


4 Tutulmanın Tarihi ise:

* Passover, April 2, 1493
* Sukkoth, Sept. 25, 1493
* Passover, March 22, 1494
* Sukkoth, Sept. 15, 1494

***** Arap - İsrail Savaşı *****
1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla bütün Arap Ligi ülkelerine sıçrayan Arap başkaldırısıyla ortaya çıktı. (The War of Independence - 1948)
 


4 Tutulma Tarihi
* Passover, April 13, 1949
* Sukkoth, Oct. 7, 1949
* Passover, April 2, 1950
* Sukkoth, Sept. 26, 1950

***** 6 Gün Savaşı *****
5 Haziran 1967'de İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan ve 6 gün süren savaş. (The Six Day War - 1967)
 


4 Tutulma Tarihi
* First Day of Passover, April 24, 1967
* First Day of Sukkoth, Oct. 18, 1967
* First Day of Passover. April 13, 1968
* First Day of Sukkoth, Oct. 6, 1968

***** Şimdiki 4’lü Tutulma Tarihleri ***** 

* First Day of Passover, April 15, 2014
* First Day of Sukkoth, Oct. 8, 2014
* First Day of Passover, April 4, 2015
* First Day of Sukkoth, Sept. 28, 2015

1. Tutulma, 15 Nisan 2014
2. Tutulma, 8 Ekim 2014
3. Tutulma, 4 Nisan 2015
4. Tutulma, 28 Eylül 2015


********** ARMAGEDDON SAVAŞI ********** 

Özellikle 2014 ve 2015 Yılları İsrail'in Hesabına Göre Çok Önemli... 
...
İsrail 14 Mayıs 1948'de kuruldu ve 2014, İsrail’in 66. kuruluş yıldönümüdür.
...
İkiz Kuleler’in olduğu yere Hz Davud’un mührü olarak bilinen Sion yıldızını simgeleyen Özgürlük Kulesi inşa ettiler, inşaat 2014’te bitti. 
..
Yahudiler’in İzryehosa ismindeki büyük planına göre kral Yehova, 2014’te gelecek ve Büyük İsrail İmparatorluğu kurulacak.
..
4 Kanlı Ay'da Süleyman Mabedi'ni inşa edip Büyük İsrail İmparatorluğu'nu kurmak istiyorlar.  
..
Bunun için de Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra'yı yıkmayı planlıyorlar.
..
1 Dolar'ın üzerindeki Piramit'i hatırlayın. Piramit'teki boşluk, yarım kalmış bir Dünya Düzeni'ni simgeliyor. Piramit'in tamamlanması için gerekli gördükleri: 
* Süleyman Mabedi.
* Kral Yehova. 
* Vaad Edilen Topraklar. Vaad Edilen Topraklar'ı, iki nehir arasında sanmayın, Yahudiler, tüm Dünya'nın kendilerine vaad edildiğine inanıyor.

**********

15 NİSAN - 8 EKİM 2014'TEKİ KIRMIZI AY TUTULMALARI 

* Din savaşı (ARMAGEDDON SAVAŞI)
* Dünya'nın büyük şehirlerinde ayaklanmalar. (İç Savaş)
* Ateş ve yangın. (Maden, Deprem ve Ateşli Chemtrail)
 


4 NİSAN - 28 EYLÜL 2015'TEKİ KIRMIZI AY TUTULMALARI 

* Devletlerin bölünmesi. (Griffin Tarpley: Yeni Osmanlı Yalanı)
* Göçler (Deprem-Tornado-Kuraklık-Kıtlık-Susuzluk-Yeraltı Çökmeleri) 
* Salgın hastalıklar. (Kanser-Veba-Gripler-Zombi Projesi)

**********

Dünyada Devletlerin Eli Tetikte: "İlk Kurşunu Kim Atacak Acaba! 

- Türkiye'yi Suriye Ile Olası Bir Savaşa Tutuşturup Dünyanın Fitilini Ateşlemek mi İstiyorlar,
- Yoksa Ukrayna-Rusya mı,  
- Acaba Direkt Olarak İran-İsrail Savaşımı Planlanıyor!
- Yoksa Kuzey-Güney Kore Savaşı,  
- Çin-Japonya...

Anlaşılacağı gibi herkesin eli tetikte bekliyor! 

İlk aklımıza gelen, Gelecek Ay Tutulmalarının birinde Türkiye ile Suriye’yi savaştırıp Armageddon Savaşı’nı başlatabilirler mi?

Armageddon, Hadis-i Şerifler’e göre Hatay’dır, bir başka rivayete göre Kudüs ve Yafa bölgeleridir.  

Türkiye, Suriye ile savaşıp Suriye’yi işgal edince, “Türkiye, emperyalist emelleri için Suriye’yi işgal etti” diyerek bir kamuoyu oluşturacak, içerden ve dışardan Türkiye’ye saldıracaklardır mı?


Türkiye’de bilindiği gibi 126 NATO Üssü ve Patriot’lar vardır.  

Patriot’lar Hatay’ın çevresindedir ve menzili 80 kilometredir, 3 bin kilometre uzaklıktaki İran ile ilgileri yoktur. Olası savaşta Türkiye’nin içindeki ve dışındaki 500 bin El Kaide ve 50 bin PKK militanını da kullanıcaklardır. Geçtiğimiz Ocak ayında, Irak Tv’ye 500 Bin militanı olduğunu açıklayan El Kaide, Türkiye’yi ve İstanbul’u alacağız dedi.

Türkiye, Suriye ile savaşırken, Mescid-i Aksa’yı ve Kubbet-üs Sahra’yı yıkacaklardır ve Süleyman Mabedi’ni inşa etmeye başlayacakladır.  

Türkiye'de liderlere suikastlar, gezi vari olaylar, depremler, yeraltı madencilik operasyonları, yıllardır beslenen PKK ve bazı örgütlercede iç savaş bu zamana kadar ucu gösterilip tam uygulamaya konulmayan büyük oyunlardır. Başka oyunlarda var. Sürekli A, B, C planları masada tutuluyor. Nasıl ki Ukraynayı AB'ye almalardan Rusyayı köşeye kıstırdılarsa, Türkiyeninde yıllardır oyalanmasının büyük sebepleri olduğunu biliyoruz.

Hiç üretmeyen Yunanistan, Bulgaristan v.s AB çatısı altında, korunup kollanmıyor mu? 

Türkiye'nin o çatı altında olmamasının sebeplerini de biliyoruz ki İsrail'in Süleyman Mabedi’ni en geç 2015’te bitirme gibi bir planları olduğu anlaşılıyor. İsrail bunun Fragmanını bile yayınladı.. Demek ki Süleyman Mabedi yapılmadan Türkeyi AB çatısı altına alıp eritilmeyecek!

HAARP ve Chemtrail Sprey teknolojileriyle kuraklık, kıtlık, susuzluk, depremler, yeraltı maden operasyonları, tornado, tsunami ve depremler oluşturmak, bu sayede insanları göçe zorlayıp savaşmadan topraklara sahip olma düşünceleri var.  

Hep aynı yerlerde deprem yapmalarının sebebi, diğer fay hatları üzerinde baskı kurmaktır. On beş yıl önce bunların bir kısmını "YAŞAM ENERJISI KITABI"nda yazdık.. Oysa!!!! Okuyanlar bilirler, okumayanlar sadece "Kuru Tepki"ler vermeye ve her olaya hakaret etmeye devam edeceklerdir!!!! Çünkü, aklı olmayanın elinde sadece küfür vardır... O kadar!

Hiç bir şey sürpriz, hiç bir şey hesapsız, hiç bir şey tesadüf değildir! Her şey bir hesap üzerindedir. Şimdi 4 Ay Tutulması’nın ortasında bir de Güneş Tutulması var. Ateşli ve siyah dumanlı Chemtrail Sprey çıkarttılar ve söylenenlere göre bu yeni sprey, DNA değiştiriyor. Güneş Tutulması’ndan sonra bu spreyleri kullanıp insanları zombilere dönüştürebilirler, bu bahaneyle de milyonlarca insanı ortadan kaldırabilirler.  

CNN’in sahibi Ted Turner tarafından yaptırılan Georgia’daki Rehber Taşları üzerindeki ilk emir, “insan nüfusunu, doğayla orantılı olarak 500 milyonun altında tut.”  

Çin Ulusal Savunması resmi gazetesinin haberine göre ABD ve İsrail, Yahudi olmayan herkesi yok edebilecek genetik biosilah üretiyor.

Afrika’da 35 milyon kişi, AIDS hastalığından öldü.  

Benzer bir durum diğer ülkeler için de geçerli olabilir, çünkü kuraklık, susuzluk ve kıtlığa neden olan yeni iklim şartları yakında buraları da Afrika gibi yaşanılmaz bir yer haline getirebilir, bize getirecekleri tohumlar ve ürünlerle, buralarda öldürücü bir hastalık yayabilirler.

Bir zamanların en çok izlenen dizilerinden biri olan Heroes dizisine göre Heroes'taki DNA'sı değiştirilmiş özel güçlere sahip insanlar, Güneş Tutulması esnasında güçlerini kaybediyor, tutulma bittikten sonra güçlerini yeniden kazanıyor. Bir de bu dizide yaptıkları resimler gerçek olan kişilerden birinin Dünya'nın sonu ile ilgili bir resmi var. Resme göre dünyanın iç kısmından çıkan lavlar, büyük bir S harfi oluşturuyor. Gölcük Depremi'nden çok daha büyük olan, 2 dakika süren ve 1100 atom bombası gücüne ulaşmış Şili'deki son büyük deprem, Dünya'nın çekirdeğini bile sarsmış. Dünya'nın sonunun bir an önce gelmesi için uğraşıyorlar, çünkü Dünya'nın sonunun gelmesine yakın, Deccal'in geleceğini biliyorlar, süreci hızlandırıp Deccal'i bir an önce görmek istiyorlar. Dizideki DNA'sı değiştirilmiş insanlar, Yahudiler'in yani Yecüc'lerin oluşturduğu Mecüc'leri simgeliyor. 

http://www.youtube.com/watch?v=bstv5Mko47Y

http://www.youtube.com/watch?v=XNTXYxvzSB4

http://www.youtube.com/watch?v=mZFmsCFTcLs

20 Mart 2015’te gerçekleşecek Güneş Tutulması’nın olduğu tarihe 1 Nisan diye not düşmüşler. 1 Nisan, Hristiyanlar’ın Müslümanları kandırıp şehit ettikleri gündür. Bu tarihte, Müslümanlar’a karşı savaşa Hristiyanlar’ı da katabilirler. Bunu gerçekleştirmek için gökyüzünde oluşturacakları İsa hologramlarını bile kullanabilirler, çünkü bu 4 Ay Tutulması’nın olduğu tarihlerden birinde Hristiyanlar, Hz İsa’nın gelmesini bekliyor.


FEMA Projesi için 19-20 Nisan tarihi üzerinde duruluyor, bu tarih üzerinde durulmasının nedeni, 4’lü Ay Tutulması’ndan ilkinin görüleceği 15 Nisan’ın 4 gün sonrasına denk gelmesidir. Yahudiler, 4 sayısına çok önem gösteriyor. Halley Kuyruklu Yıldızı, 1910’da görüldükten 4 sene sonra 1. Dünya Savaşı çıktı, 1986’da görüldükten 4 sene sonra ise ABD Meclisi’nde ilk kez Yeni Dünya Düzeni’nden bahsedildi. 

İstanbul ve Hatay’ın karışacak olması, akıllara Hz Mehdi’yi getiriyor, çünkü Hz Mehdi’nin İstanbul ve Hatay’a geleceğine dair sahih Hadis-i Şerifler var. Bunu bildiklerinden Patriot’ları Hatay’ın çevresine getirdiler. Bu 4 Kanlı Ay Tutulması’ndan birinde yada Güneş Tutulması’ndan sonra Kabe’yi de yıkmak isteyebilirler. Hz Mehdi, Kabe’de büyük olaylar çıktığında ilan edilecek.

İsrail, en geç 2019’da dünyaya tamamen hakim olmayı planlıyor. 

Tarihlerde yanılıyor olabiliriz, ancak bunların çoğunun gerçekleşmesi olası, ciddiye alsanız iyi olur, çünkü bu konuda konferanslar bile düzenleniyor.

Biz Müslümanlar olarak bu kadar fitne ve karışıklığın olduğu ve olacağı zamanlarda bol bol ibadet etmeli ve Hak’ı savunmalıyız. Dinimizde Hakikat’i savunmayanın, hiçbir ibadeti, hayır ve hasenatı, Allah katında kabul olmaz. Provakasyonlara gelmeyin. Hak’ı savunmak için bazen taraf olmak zorunda değilsiniz ve bugün dostunuz yarın düşmanınız, yine bugün düşmanınız yarın dostunuz olabilir, bunu da düşünün ve ortak düşmanlarınıza karşı birlik oluşturun. Allah, hepinizin yardımcısı olsun. 

Müslümanları sevmek, kâfirleri sevmemek, İmanın en önemli şartıdır.

İmanın şartlarından ilki, Allah’a imandır. İman etmek için, sadece Allah var demek yetmez, Allah’ı sevmek de şarttır. Bu sevginin şartı da, Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek yani düşmanlık beslemektir. Bu yüzden İmanın altı şartında Allah’ı sevmek, onun sevdiklerini sevip, düşmanlarını sevmemek de var. Bir âyet-i kerime meali:

’’Allah’a ve kıyamet gününe iman edenler; babaları, kardeşleri ve akrabası olsa dahi, Allah’ın ve Resulünün düşmanlarını sevmez." Mücadele 22 

Allah, Hz Musa ve Hz İsa’yı da bu konuda uyarmıştır:

’’Namaz, oruç, hac, zekat ve zikir aynı zamanda senin iyiliğin için. Peki sadece benim için ne yaptın? Yer ve göklerdeki bütün mahlûkatın ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevip, düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, faydası olmaz.’’ 

"Ey İman Edenler ! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. İçinizden kim onları dost edinirse şüphesiz onlardan olur. Şüphe yok ki Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez." Maide 51 

"Şeytan, sizi ancak dostlarıyla korkutur. Onlardan korkmayın. Mü'min iseniz benden korkun."
Al-i İmran 175
 


Hak(su) ile batıl(köpük) bir araya gelirse, batıl(köpük) erir. İmanınıza sahip çıkın. Ehl-i Sünnet’e tabi olun. 

Cihad, Allah düşmanları olan kafirlere karşı çeşitli yollar aracılığıyla yapılan mücadele topluluğudur. Kafirlere karşı yapılan beden ve dili içeren maddi cihad ve şeytana, nefse yapılan manevi cihad olmak üzere iki grupta incelenebilir. Fitne ise Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektir (Abdülgani Nablusi hazretleri). 

Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. (Bakara,190) 

Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. (Maide,32) 

Cihad, Müslüman bir devlete ya da bir bölgeye yapılan saldırılara karşı savaşmaktır. Bu yolda öldürülenlerin şehit mertebesine yükseldikleri ayet ve hadislerle sabittir. Yukarıdaki ayette belirtildiği gibi herhangi bir batı ülkesine haksız saldırılar yapmak ya da metrodaki masum insanları bomba patlatarak öldürmek cihad değildir. Bu büyük bir vebaldir.

Adil ve zalim, her emirin emri altında cihad ediniz. (Siyer-i Kebir) 

Peygamber efendimiz: "Bir zaman gelecek, benim gösterdiğim yola uymayan, sünnetime riayet etmeyen emirler bulunacaktır. Bunlar görünüşte insan ise de, kalbleri şeytan kalbi gibidir) buyurunca, "Ya Resulallah bu zamana yetişirsem ne yapayım?" diye sual ettim. Buyurdu ki: "Emirin sözlerini dinle ve itaat et! Sırtına vurup malını alsalar bile, emirin sözünü dinle ve ona itaat et!" (Buhari) 

Müslüman, hoşuna gitse de, gitmese de, emirin sözünü dinler ve ona itaat eder. Emir, günah olan bir şeyi emrederse, o emri dinlemek gerekmez. (Buhari) 

Diğer önemli husus şudur ki cihad, bir devlet ya da bir emir altında yapılır. Bunun dışında yapılanlar fitnedir buyruluyor.

Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda cihada çıkın." denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az bir şeydir. (Tevbe,38) 


La İlahe İllallah Muhammedür Resulullah.
İnneddine İndallahil İslam.
Allah katında tek hak din İslam’dır. Al-i İmran 19
Kaynak: http://gidateroru.com/tr-TR/haberler/386/14-nisan-2014-tarihiyle-baslayan-olaganustu-hareketler-muslumanlar-icin-olum-kalim-savasinin-baslangicidir

ÜSTAD KABBALİSTLER


ÜSTAD KABBALİSTLER

Türkiye esas BÜYÜK SARSINTIYI geçirmeye 10 Nisan 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu tarihi çok önceden belirlemiş olanlar ÜSTAD KABBALİSTLER’dir
Kabbalistlere göre 10 Nisan 2014’den itibaren öncellikle Türkiye sonra da Türkiye’den yayılarak bölge çok SIRADIŞI, ŞEYTANİ OLAYLARA tanık olacaktır









TÜRKİYE BÜYÜK BİR SARSINTI DÖNEMİNE GİRECEK

Türkiye, Aytunç Altındal’a göre 10 nisan 2014 tarihinden itibaren büyük bir sarsıntı dönemine girecek.

18 Kasım 2013'te vefat eden gazeteci, yazar ve araştırmacı Aytunç Altındal dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır. Blogumuzda yazarın “Türk İmparatorluğunun yıkılışına dair kehanetler” isimli kitabında geçen kehanetlere dair söyleşiyi yayınlamıştık.

Facebook’ta Aytunç Altındal resmi sayfasında yayınlanan mesajında kehanette belirtilen Türkiye’nin geçireceği sarsıntının Gezi olmadığı, asıl sarsıntının 10 Nisan 2014 tarihinden itibaren başlayacağını bildirmiştir.

Yazımızda söz konusu mesajı alıntılıyoruz:

“Değerli Okurlar,

Gezi Olayları’nın başlangıcından itibaren Sn Altındal’a en çok sorulan sorulardan birisi “Adında 11 harf olan 11, Cumhurbaşkanı döneminde yaşanacak olan Büyük Sarsıntı, bu Gezi Olayları mı?” idi. 

Sayın Altındal bu konuda aşağıdaki metni iletti. Bilgilerinize.

Sayın Altındal’ın Yanıtı:

Bu olaya 3 başlık altında cevap vereceğim.

a) Kehanetler Kitabı 2005’de yayınlandı. Benim söz konusu kehaneti radyo, TV ve basında dile getirişim ise 2004 sonundan itibarendir. Yani, “Adında 11 harf olan kişi Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olacak ve onun döneminde Türkiye çok BÜYÜK BİR SARSINTI geçirecek” şeklindeki kehaneti açıklayışım adında 11 harf olan Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasından çok öncedir. O sırada adı bile yoktu.

b) Kehanette sözü edilen BÜYÜK SARSINTI, Gezi Olayları DEĞİLDİR.

c) Türkiye esas BÜYÜK SARSINTIYI geçirmeye 10 Nisan 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu tarihi çok önceden belirlemiş olanlar ÜSTAD KABBALİSTLER’dir, BEN DEĞİLİM!

Ben sadece önceden uyarabilmek amacıyla bu bilgiyi aktarıyorum. Kabbalistlere göre 10 Nisan 2014’den itibaren öncellikle Türkiye sonra da Türkiye’den yayılarak bölge çok SIRADIŞI, ŞEYTANİ OLAYLARA tanık olacaktır. Bu Kehanetin sorumlusu BEN değilim, Ona göre!

Aytunç Altındal”



1 DOLAR VE SIRLARI

1 DOLAR VE SIRLARI









/* -----Bitiş-----*/